Cafe L’de serin bir limonata...

Geçen hafta, geçmişte Hürriyet Gazetesi’nde birlikte çalıştığım arkadaşım Öznur (Vardar) ile karşılaştım

Geçen hafta, geçmişte Hürriyet Gazetesi’nde birlikte çalıştığım arkadaşım Öznur (Vardar) ile karşılaştım. Yıllar önce, benim yeme içme merakımı fark edip “Fedai Bey bunları biriktirin, yarın öbür gün tecrübelerinizi başka alanlarda kullanırsınız. Facebook, instagram hesabı açın, gezdiğiniz yerleri yazın” diyen kişidir Öznur. Açıkçası bir müddet pek oralı olmadım, ancak kendisinin ısrarıyla bir süre sonra facebook sayfası açtım ve “Fedo’nun Dükkanı” doğmuş oldu. Neyse, ayaküstü eski günlerden sözederken “Fedo gel bak seni bi yere götüreceğim, hem biraz atıştırırız hem de biraz dedikodu yaparız” dedi. E malum bizim sektör sever dedikoduyu

Cafe L’de serin bir limonata...

Alsancak’tan Lozan’a dedikodu dolu bir yürüyüşten sonra Lozan Taksi Durağının bitişiği köşede “Cafe L Sandwich” diye şirin bi mekana oturduk. Çok eskiden İzmir Atatürk Lisesi’ne doğru bakan daha küçük bi dükkanmış burası. Yıllar sonra yeniden ve hemen hemen aynı yerde tekrar başlamışlar işlerine.

Neyse Öznur’la yaptığımız kısa yolculuk yordu tabi ikimizi de. Şaka şaka şahane bi yürüyüştü ama yemek yemek için bahane bulmak gerektiğinden ikimiz de aynı duaya amin deyip yorulmayı bahane ettik.

Oturur oturmaz önümüze gelen mönüde gözüme ilk çarpan şey Tavuk Rus oldu. Fakat “Cafe L Sandwich”te mönü o kadar zengin ki onu mu yesek, bunu mu yesek derken Tavuk Rus söylemeyi unuttuk. Ama siz gittiğinizde mutlaka deneyin.

Öznur ve benim denediğimiz mönülere gelince.

Hibisküs Limonatası

Önce bir hamburgerle başladık. Amaa öyle böyle değil, içinde devası köftesi ve üzerinde kaburga füme ile taçlandırılmış şahane bi şey.

Aslında başlı başına bunu yemek insanın nefsini de, midesini de doyuruyor. Fakat gel gelelim biz biraz meraklı olduğumuzdan bununla yetinmeyip, bi tane dilli kaşarlı, bi tane de kavurmalı tost da denemek istedik.

Sevgili dostlar daha önce de yazmıştım öyle pek tostla falan aram yoktur. Fakat bu düşüncemi Ayvalık’taki Olay Tost, yaptığı kavurmalı tostu ile değiştirmişti. Anlayacağınız özellikle kavurmalı tostta beklenti çıtam biraz yüksekti.

Ancak gelen tost ziyadesiyle bunu karşıladı. Hele yanında getirdikleri limonata ve Hibüsküs çiçeği içeceği (bir çeşit limonata) gelinle damat kadar uymuştu birbirine. Dilli kaşarlı da bol malzemeli ve başarılıydı ama kavurmalı bana göre daha bi güzeldi. Hibisküslü limonatayı ilk kez denedim. Ferahlatıcı ve değişik bir lezzet olduğunu söyleyebilirim. Sıcak yaz günlerinde şöyle bir geçerken oturup nefes alabileceğiniz bu mekanda sizi serinletecek bir içecek.

Yemeğimiz ve dedikodunun sonuna geldiğimizde garson gülümseyerek “bi şey içer misiniz?” diye sordu.

Tatlı falan mı yesek diye Öznur’la birbirimize bakarken garson arkadaşımız “ben size dondurmalı espresso getireyim dilerseniz” dedi.

Az sonra da servisini yaptı masaya. Uzun uzun anlatmayacağım. Tek kelime. Çok beğendim. Hem kahve hem de tatlı keyfi yaptırdı desem yeridir yani.

Acı tatlı, kah gülerek kah kavga ederek yıllarca birlikte çalıştığımız bir dostla karşılaşmanın, keyifli bir sohbetin sonuna geldik.

“Güzel günlerdi be Fedo, güzel günlerdi be Öznur” diyerek ayrıldık.

Teşekkürler Öznur, biliyosun dükkan senin.

Kupes ızgara

Et fiyatları malum. Ama pazarda hala makul fiyatlı ve lezzetli balık bulmak mümkün.

Bugün çok basit bir kupes ızgara tarifi veriyorum. Deneyin, lezzetine bayılacaksınız.

Afiyet olsun.

MALZEMELER

- 1 kg kupes bal

- 1 su bardağı zeytinyağı

- 3-4 adet tane karabiber

- 2 adet defne yapra

- 1 çay kekik

- Yeterince tuz

Yapımı: Kupes balığı iyice temizleyip sadece bir tarafına üç adet çizik atın. Tuzlayın ve çizgilerin üzerine kekik serpin Üzeri kapalı bir elektrikli ızgarada, çizilmiş kısmı üst tarafa gelecek şekilde, 10 dakika pişirin. Afiyet olsun.