İşine âşık bi köfteci

Çook uzun zaman önceydi.

İzmir’de zamanın sanatçılarının en popüler mekanlarından Topçu’nun civarında bi köfteci vardı. Namı diğer Kalearkası’nda.

Piyaz, cacık, pilav ve şahane İnegöl köftesi yapardı. Kiminleydi hatırlayamıyorum o günleri yad ederken muhabbet “Hadi köfte yiyelim”e geliverdi bi gün.

Epey önce Çiğli’de bi köfteci duymuştum. Bornova’dan atladık arabaya ver elini Çiğli...

Kemal Amca ile tanışmamız o zamanlardan. Vallahi yalan yok, dükkândan içeri girer girmez sevdim mekânı.

Ta o eski zamanlara götürdü beni. Beyaz önlüklü usta ve garsonlar, şatafattan uzak masalar, mis gibi köfte kokusu, tabiri caizse beni benden aldı.

O gün bu gün ille giderim Kemal Usta’ya.

Önceki gün yine eski bir arkadaşımla yağmur çamur demedik gittik. Aynı düzen, aynı koku karşıladı bizi.

Masamıza oturur oturmaz garson geldi. Köfteden önce piyaz söyledik. “İki piyaz mı?” diyecek oldu garson “Yok biz fazla yemeyelim” deyip köfteyi iki porsiyon, piyazı da tek söyledik.

Hem piyazı götürüyoruz hem de muhabbet ediyoruz dostumla, “Yahu arkadaş bi piyaz bu kadar mı güzel olur. E biz evde yapıyoruz olmuyor!” derken Kemal Usta çöktü masaya.

Kendine özgü aceleci konuşmasıyla “Gelmedi mi be köfteler, du ben bi bakiim.”

“Yahu usta gelir sen otur” dedik zor tuttuk masada.

***

Başladı anlatmaya tatlı tatlı. “1969 senesinden beri yaparım ben bu işi. O zaman İnegöl satardık, te şimdi sizin yediğiniz bu köfte İnegöl diil, benim icadım. Ben çok araştırırım, aşığım işime, çok severek yaparım işimi” diye anlattı da anlattı.

İnegöl Köftenin de çok güzel olduğunu ama kendi köftesinin onun da üzerinde olduğundan, bu köfteyi bulmak için çok araştırma yaptığını, birçok malzemeyle deneye deneye bunu bulduğunu söyledi. Hatta öyle şükreden biri ki “Bu köfte bana Allah’ın bir lütfu” diyor. Çok hoşumuza gitti tavrı.

“E valla sen de bi lütufsun ustam taa Kalearkası’ndaki köfteciye, gençliğimize götürüyorsun bizi...” derken, usta “E ordaki köfteci de bendim be ya, ortak çalışırdık o zaman” diyor.

Sonra eskiler, eskiler, eskiler konuşuluyor.

Sohbet sürerken biz her zamanki gibi birer tek köfteyi götürüyoruz.

E piyaz da bitti. Fazla yemiyoruz ya ortaya bi tek kaşarlı, e bi de piyaz daha söyledik tabii.

İşine âşık bi köfteci

Sevgili dostlarım kaşarlı köfteyi size anlatacak kelimem yok!

Hakkaten yok böyle bi tat!

Bu lezzetin üstüne Kemal Usta’ya “Yahu ustam şu mekanı daha büyük bir yere taşısak, personeli artırsak, köfteyi çoğaltsak da daha fazla insan yiyebilse bunu. Hem daha çok para kazanırsın” diyecek oluyorum.

Usta her zamanki gülen yüzüyle “Evlat, yetiyo bu bana be, ben anca bu kadar yapabilyorum köftemi, hem gelen insanlara şimdi burada olduğu gibi merhaba diyemem o zaman. Yoldan gelen geçene takılamam, sohbet edemem” diyor.

Aslında biliyorum tavrını da kendimce yokluyorum Kemal Usta’yı. Ama nafile başladığı gün neyse bu işe, hala o tavrını, nezaketini, alçakgönüllülüğünü sürdürüyor.

“Lezzet sadece el melekesiyle olmaz, niyet de çok önemlidir” diyor.

Dükkanının adı ‘İnegöl Köftecisi Kemal Usta’. “O zaman öyle koyduk adını, sonra da değiştirmedim hiç. Köftem, İnegöl Köfteye benzer ama ondan çok çok daha lezzetlidir, farklıdır” diye anlatırken usta, tahinli Kemalpaşa tatlılarımız da geliyor.

Tatlı yiyip tatlı konuşmak bu olmalı diye düşünüyorum.

Damağımızda şahane köftelerin, piyazın, tatlının lezzeti gönlümüzde Kemal Usta’nın içten gülüşüyle kalkıyoruz masamızdan.

“Gene gelin çucuklar, beklerim bak...” diye uğurluyor bizi.

Sağ ol, var ol usta! Ellerin dert görmesin... İnegöl Köftecisi Kemal Usta: 0232 376 28 98

Lahana salatası

Sizlere elimden geldiğince farklı ve kendi yaptığım şeyleri tarif etmeye çalışıyorum. Bu hafta, geçen haftalarda Bulgaristan’da bir arkadaşımdan öğrendiğim lahana salatasını anlatmak istiyorum. Özellikle bu mevsimde tüketmenizi tavsiye ediyorum.

Malzemeler:

- Beyaz lahana. (Boyut vermiyorum, büyük alırsınız, sarma kapuska her yere kullanabilirsiniz)

- Taze nane

- Tuz, zeytinyağı ve sirke

Yapımı:

Lahananızı ince ince yiyebileceğiniz miktarda salata tabağına doğrayın. Üzerine çok fazla olmamak üzere yeter miktarda tuzunuzu ilave edin.

Taze nane demetinin üçte birini ince ince doğrayıp salataya ekleyin. İki kişilik malzemeye bir bir buçuk kaşığı sirke ve aynı miktarda zeytinyağı yeterli olacaktır. Elinizle şöyle bir harmanlayın. Ve işte salatanız hazır.

İnanın tadına baktığınızda taze nanenin bir lahanaya bu kadar yakışabildiğine çok şaşıracaksınız.

Afiyet olsun