Ağar, Baykal gibi düşünmüyor

Baykal, eski Yargıtay Başsavcısı Sabih Kanadoğlu'nun yorumladığı gibi ilk iki turda 367 katılımın aranması gerekeceği görüşünü incelemeye değer bulmuştu. Hukukçulardan oluşan bir komisyonla inceleme yapacaklarını duyurmuştu. CHP lideri, ayrıca ilk turda 184 milletvekilinin seçime geçilmesi için yeterli görülmesi halinde Anayasa Mahkemesi'ne de gideceklerini açıklamıştı.DYP lideri Ağar ise, Kanadoğlu'nun ve Baykal'ın yorumunu "zorlama" olarak görüyor. Bu görüşe katılmıyor. Toplantı yeter sayısının 367 olarak aranması halinde daha önce seçilen cumhurbaşkanlarının da tartışmalı hale geleceğini belirterek Anayasa'nın 367 aramadığını savunuyor. DYP lideri Mehmet Ağar, cumhurbaşkanlığı seçiminde aranacak olan toplantı yeter sayısı konusunda CHP lideri Deniz Baykal gibi düşünmüyor. DYP lideri Ağar, ana muhalefet lideri Baykal'ı da eleştiriyor. Ağar'a göre Baykal, meydanlara çıkmıyor, halka gitmiyor, erken seçim konusunda TÜSİAD'dan "medet umuyor", TÜSİAD ise Baykal'ın beklentisinin aksine AKP iktidarını destekliyor, seçimin zamanında yapılmasını savunarak Başbakan'a destek oluyor. Başbakan Erdoğan da TÜSİAD'la aynı çizgide hareket ediyor.Ağar, bu saptamaları yaptıktan sonra cumhurbaşkanlığı seçiminden önce erken seçime gitmek konusunda hâlâ zayıf da olsa bir "umut" olduğunu belirtiyor. Baykal ve TÜSİAD Ağar'ın beklentisi, cumhurbaşkanlığı seçiminin Anayasa Mahkemesi'nde sonuçlanması değil, Erdoğan ve AKP yönetiminin "sağduyulu" davranıp cumhurbaşkanlığı seçiminden önce erken seçime gitmeleri.Hâlâ bu umudu taşıdığını söyleyen Ağar, cumhurbaşkanlığıyla ilgili tartışmaların, ancak seçim yapılması ve yeni cumhurbaşkanını yeni Meclis'in seçmesiyle sona ereceğini savunuyor. Ağar'ın beklentisi DYP lideri Ağar, tartışmalara ve eleştirilere yol açan, "Dağda silahla gezeceklerine düz ovada siyaset yapsınlar" yaklaşımının arkasında duruyor. Güneydoğu'da halkın "huzur" istediğini, "çatışma" istemediğini, bir "çözüm"den yana olduğunu vurguladıktan sonra, DYP iktidarında sorunun çözüleceğini öne sürüyor.Bu yaklaşımlarının hem Diyarbakır'da hem Denizli'de destek bulduğunu belirten Ağar'a göre, DTP Genel Başkanı Ahmet Türk'ün Diyarbakır'dan şikâyetçi olması da bunu gösteriyor. Ağar, bölge halkının çatışma istemediğini, çatışma siyasetine destek vermediğini, bunun DTP'nin son yürüyüşünde ortaya çıktığını, halkın belediye başkanlarının "yüksek siyaset" yapmalarını değil, belediye hizmetlerini görmelerini beklediklerini vurguluyor.Ağar, "genel af" taleplerine kapalı. Affın, TBMM'nin bile değil, ancak milletin karar verebileceği bir konu olduğunu belirtiyor ve af çıkaranların 2002 seçiminde millet tarafından tasfiye edildiğini düşünüyor. fbila@milliyet.com.tr 'Düz ova siyaseti'