Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Sağlık Bakanı Prof. Dr. Recep Akdağ, “Van’dan arıyorum” diyerek söze girdi: - Evet, doğru, “Başka Hacettepe yok!” Ama o güzelim Hacettepe’yi ticarethaneye çevirmek isteyenler var. Buna izin vermeyeceğiz.
Bakan Akdağ, dün yansıttığımız, “Başka Hacettepe Yok” sloganıyla Hacettepe Tıp Fakültesi’nden bir grup hocanın gazetecilere yaptığı sunumdaki bazı yaklaşımlara itiraz ediyor:
- Ben, bu tür girişimleri bizim halka sunduğumuz hizmeti, bu amaçla yürüttüğümüz Sağlıkta Dönüşüm Programı’nı püskürtmeye yönelik girişimler olarak görüyorum. Ama şunu söyleyeyim başarılı olamayacaklar.

“Ayıp oluyor”
Akdağ, Hacettepeli hocaların performans uygulamasının gerekli olmadığı halde ameliyatları artırdığı yönünde verdikleri bilgiye ve özellikle de apandisit ameliyatı örneğine çok içerlemişti.
“Beni tanırsınız, pek bu üslupta konuşmam ama” diyerek tepkisini şöyle ifade etti:
- Gazetelerin Ankara temsilcilerine sunum yapan hocalarımıza söyleyeceğim şu; ayıp oluyor ama... Neden ayıp oluyor? Çünkü hocalarımız öyle bir hava yansıtıyorlar ki, sanki muayenehanesi olan doktorlar dürüst, muayenehanesi olmayanlar dürüst değil. Söylediklerinden maalesef böyle bir sonuç çıkıyor. Ne demişler? Apandisit ameliyatları zorunlu olmadığı halde arttı. Şimdi bunu daha önce de söylemişlerdi ve büyük gazetelerde manşet de olmuştu. O halde ben size şu bilgiyi vereyim: Bu iddia ortaya atılınca ben bir inceleme yaptırdım. Arkadaşlarımız Türkiye’de yapılan tüm apandisit ameliyatlarını incelediler. Devlet hastanelerinde, üniversite hastanelerinde ve özel hastanelerde. Hepsini incelediler.
Ne sonuca vardılar?
- Şimdi söylüyorum: Apandisit ameliyatlarında uluslararası kabul görmüş bir ölçü vardır; bu ameliyatlar sonrasında yapılan incelemede yüzde 15-20 oranında dokunun normal çıkması beklenir. Yani alınmış olmasına rağmen yüzde 15-20’sinin normal çıkması olağan karşılanır.
Yani gereksiz alınmış olan apandisit oranı anlamında mıdır bu?
- Öyle de diyemeyiz. Bu tür şikâyette doktor bekleyemez, bazı belirtiler varsa operasyon kararını erteleyemez. Riski daha yüksek olur. Bu nedenle yüzde 15-20 normal karşılanıyor. Şimdi şunu söylemek istiyorum; yaptığımız incelemede devlet hastanelerinde alınan apandisitlerde bu oran yüzde 12, üniversite hastanelerinde ise yüzde 18 çıktı. Şimdi bu tam olarak bilimsel bir veri değil ama ben buna dayanarak şöyle desem olur mu: Üniversite hastanelerinde hocalar hastanın başında durmadığı için asistanların aldığı apandisitlerden yüzde 18’inin dokusu normal çıktı! İşte hocalar da bu mantıkla zorunlu olmadığı halde ameliyatlar arttı diyorlar ve muayenehanesi olmayan doktorları, devlet hastanelerini ve performans sistemini suçluyor ki, bu gerçekten ayıp oluyor.

“Kedi-köpek karşılaştırması”
Akdağ, sunum yapan hocaların kedi-köpek muayenesinin 30-40 lira, ancak hastanede hasta muayenesinin 15,5 lira olduğu örneğini vermelerini de şöyle eleştirdi:
- Kedi-köpek muayenesini ben bilmem ama hocalarımız kaça muayene etmeli? Kedi-köpek muayenesi bu ise mesela 300 liraya mı? Eğer öyleyse bir doktor günde 20 hasta baksa ne olur? Günde 6 bin lira yapar. Bunu ayda 20 gün yapsa 120 bin lira yapar? Böyle bir ücreti hangi ülke karşılayabilir? Türkiye’de yılda 500 milyon muayene yapılıyor, muayene başına 100 lira bile ödense varın hesabı siz yapın; buna hiçbir bütçe dayanmaz. Dolayısıyla bu hesapla yola çıkamayız.

“Davet edeceğim”
Sağlık Bakanı Akdağ, “Başka Hacettepe Yok” girişimini yürüten hocaları bayramdan sonra davet ederek görüşeceğini de ekledi:
- Hocalarımızla ben de görüşeceğim. Onları dinleyeceğim. Ayrı olarak hocaların davet ettiği gazetecileri ben de davet edeceğim ve sizleri de bu konularda etraflıca tekrar bilgilendireceğim.
Özcan: “Ara çözüm bulundu”
YÖK Başkanı Prof. Dr. Yusuf Ziya Özcan da, üniversiteden ayrılan hocalar için geçici de olsa bir çözüm olması umuduyla sözleşmeli sistemin yürürlüğe girdiğini ifade ederek şu bilgiyi verdi:
- Şimdi hocamız üniversiteden ayrılmışsa, yeni düzenlemede sözleşmeli olarak üniversitede çalışması, ameliyat yapması, eğitimi hasta üzerinde yürütmesi imkânı olacak. Eğer hoca sözleşme yaparsa saat ücreti alacak ve üniversite hastanesinde yine ameliyatlarını yapabilecek. Ancak bu soruna daha kalıcı bir çözüm bulmalıyız. Hocalarımızdan daha fazla yararlanmalıyız. Bu hem hastalarımız hem de öğrencilerimiz için bir ihtiyaç.