Beyaz Enerji...

Beyaz Enerji...


Kamuoyunda "beyaz enerji" operasyonu olarak bilinen soruşturmanın boyutları genişliyor. TEAŞ Genel Müdürü ve yardımcısından sonra, Enerji Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Mustafa Mendilcioğlu da gözaltına alındı.
Soruşturmayı yürüten Ankara DGM Savcısı Talat Şalk, Mendilcioğlu'nun gözaltına alınmasından sonra yaptığımız görüşmede de gözaltıların daha da artabileceğini söyledi.
Genel Müdür'den sonra müsteşar yardımcısı...
Savcı gözaltıların artacağını söylediğine göre sırada kimler olabilir?
Müsteşar yardımcısından sonra soruşturma kapsamına daha üst düzeyde kim veya kimler alınabilir?
Gidiş gösteriyor ki, soruşturma her gün biraz daha yukarılara doğru genişleyecek. Örneğin siyasilere kadar varabilir mi?
DGM Savcısı Şalk, soruşturma sürerken bu ve benzeri sorulara yanıt vermiyor. Ancak, soruşturma siyasilere de dayansa gereğinin yapılacağını söylemekle yetiniyor.
Soruşturmayı özellikle jandarmanın yürüttüğü ve sivil otoritenin devre dışı olduğu yolundaki haberler ise askeri kaynaklarca doğrulanmıyor. Savcı Şalk soruşturmanın gelişimini özetlerken bu konuya da açıklık getirdi:
"Soruşturmanın başlangıç noktası bir ihbara dayanıyor. Jandarma bünyesindeki Organize Suçlar Daire Başkanlığı'na bir ihbar yapılmış. Jandarma bu ihbarı bize intikal ettirdi. Normal prosedür budur. Biz de ihbarı değerlendirdik. İnceledik. Sonra takip edilmesi gerektiğine karar verdik. Polisle temasa geçtik. Polisin saptadığı bazı telefon numaralarının mahkeme kararıyla teknik takibini yaptırdık. Araştırma olgunlaşınca da gözaltıları başlattık. Olayın gelişimi böyledir. Biz savcılık olarak bağımsız bir kurumuz. Bu nedenle herhangi bir bakanlığa veya bakana bilgi vermemiz söz konusu değildir."
"Beyaz Enerji"
operasyonunun ulaşacağı boyutlar ve siyasi bir nitelik taşıyıp taşımayacağı soruşturma sonunda belli olacak.
Ancak, tablo gösteriyor ki, bu tür olayların organizasyonunda mutlaka bürokrasi ayağı bulunuyor. Bu da ortaya çıkarılıyor. Türkiye'deki sorun bu noktadan sonra işin gerisinin getirilememesi. Bürokrasi aşamasından sonra özellikle bir siyasi aşama söz konusuysa o noktada tıkanma başgösteriyor ve sonuç alınamıyor.
Türkiye yolsuzluklarla, rüşvetle, çetelerle mücadelede önemli bir mesafe aldığı ve çok geniş bir zeminde soruşturmaları yürütmeyi başardığı bu dönemde sacayağının siyasi boyutunu da kapsama alabilmelidir. Bunun için gerekli Anayasa ve yasa değişikliklerini yapabilmelidir.
Ankara bu temizlik fırsatını kaçırmamalıdır.
Olayların da gösterdiği gibi İtalya'dan savcı, yargıç, müfettiş, bakan "ithal" etmeye ihtiyaç yoktur. Siyasi destek, dürüstlük ve iyi niyet oldukça Türkiye'de de "temiz eller" operasyonu yürütmek ve gerçekleri ortaya çıkarmak mümkündür.