Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Bülent Ecevit Üniversitesi’nin kısa zamanda gösterdiği gelişme, alternatif ekonomiler arayan kömür diyarı Zonguldak’ın bir üniversite kenti olabileceğini gösteriyor.
İstanbul ve Ankara’ya yakınlığı, yeşili ve deniziyle harika bir doğaya sahip olan Zonguldak, eğitim alanında yaptığı hamleyle kaderi sadece yer altına hapsedilmiş bir kent olmaktan çıkabilir.
Üniversite gençliği, Zonguldak’ın kömür tozuna bulanmış havasını değiştirmiş. Sahil boyunca yerleşmiş kafelerde, gençler kitap okuyor, müzik dinliyor, sinema, tiyatro konuşuyor, siyaseti tartışıyor. Çok değişik illerden ve yurtdışından gelen öğrencileriyle Zonguldak, gençleri yer altında, yaşlıları yer üstünde kaderine razı bir kent görünümünden yavaş yavaş çıkıyor.
Bu gelişmede 1992’de Zonguldak Karaelmas Üniversitesi adıyla kurulan ve sonradan Bülent Ecevit adını alan üniversitenin katkısı büyük.
Hafta içinde Rektör Prof. Dr. Mahmut Özer ve Vekili Prof. Dr. Haluk Güven’in konuğu olarak bir araya geldiğim Bülent Ecevit Üniversitesi’nin öğrencileriyle gazetecilik ve siyaset üzerine söyleştik. Yönelttikleri sorular, gençlerin Türkiye’nin gündemine ne kadar hakim olduklarını gösteriyordu. Kendine güvenli, bilgili, öğrenmeye, araştırmaya meraklı öğrencilerin konulara hakimiyetleri ve tartışma düzeyleri oturumu izleyen hocalarını da gururlandırdı.

Gelişen üniversite
Bülent Ecevit Üniversitesi, 21 bin 610 öğrencisiyle Türkiye’nin büyük üniversitelerinden birine dönüşmüş. 715 yüksek lisans ve 140 doktora öğrencisiyle bilimsel çalışmalarda da adını duyuruyor.
Kuruluşuna ve gelişmesine büyük katkıları olan Hacettepe, ODTÜ ve Gazi Üniversitesi kökenli öğretim kadrosu genç öğretim üyeleri de yetiştirmiş. 63 profesör, 98 doçent, 253 yardımcı doçent, 143 öğretim görevlisi, 93 okutman, 348 araştırma görevlisiyle Bülent Ecevit Üniversitesi, Türkiye’nin gözde üniversitelerinden biri olmaya aday.
Yurtdışına da açılan Bülent Ecevit Üniversitesi’nin, Texas Southern ve Southern New Hampshare üniversiteleriyle çift diploma olanağı tanıyan eğitim anlaşması var. Üniversitenin kütüphanesi ise 24 saat açık, 3 milyondan fazla dijital kaynağa sahip kütüphane gece-gündüz en faal olan birimlerin başında geliyor.

Sağlık merkezi
Bülent Ecevit Üniversitesi’nin mühendislik ve tıp alanında çok iddialı olduğu görülüyor.
Mühendislik Fakültesi, sadece maden mühendisi değil, her alanda kaliteli mühendislik eğitimi veriyor.
Tıp Fakültesi ise modern cihazlarla donatılmış hastanesiyle sadece Zonguldak’a değil, Batı Karadeniz bölgesine hizmet veriyor. İleri teknolojisiyle tıp alanında tercih edilen bir merkez haline gelmiş görünüyor. Tıp Fakültesi Hastanesi, gelişmiş ülkelerin standartlarında sağlık hizmeti veriyor ve yetkin kadrosuyla bilimsel çalışmalar yürütüyor.
Rektör Prof. Dr. Özer, 2 yıl içinde sağlık kompleksine 47 milyon liralık yatırım yapmayı planladıklarını söyledi. Bülent Ecevit Üniversitesi, bünyesinde Obezite Araştırma ve Uygulama Merkezi bulunduran ilk üniversite olarak bu alanda ayrıcalıklı bir yere sahip. Tıp Fakültesi’nin yanı sıra Diş Hekimliği Fakültesi, Eczacılık Fakültesi de hızla inşa ediliyor. En gelişkin görüntüleme ve tedavi teknolojisine sahip olan Tıp Fakültesi, bölgenin en gelişmiş kanser tedavi merkezi olmayı hedefliyor. Zonguldak’ın ilçeleri de dahil olmak üzere 11 ayrı kampüsü bulunan üniversite, kömür havzasının ufkunu açacak, geleceğine katkıda bulunacak donanıma ve etkinliğe sahip görünüyor.
Her Zonguldaklı gibi Bülent Ecevit Üniversitesi’nin kaydettiği hızlı gelişme beni de çok gururlandırdı.