Büyük ustaya veda

Türk karikatürünün büyük ustası Bedri Koraman’ı dün Bodrum Torba’da toprağa verdik. Bodrum halkı yıllardır bağrına bastığı Bedri Koraman’ı son yolculuğunda da yalnız bırakmadı. Milliyet’in sembollerinden biri olan Bedri Koraman, Türk karikatürünün zirvesi olarak tanımlanır.

Türk siyasetine ve Türk toplumuna siyasi karikatürü benimseten ve sevdiren bir öncü olarak tarihte hak ettiği yeri alacaktır.

Benim gibi birkaç kuşak, Bedri Koraman’ın Milliyet’te tam sayfa çizdiği karikatürlerle büyüdü. Yaşamı hicveden karikatürleri kadar liderleri hicveden karikatürleri de eşsiz çizgiler olarak hatırlanacaktır.

Türk siyasetinin liderlerini en sert şekilde eleştirdiği karikatürlerinde bile onları kendi hallerine gülen bir tebessüm içinde çizerdi. Süleyman Demirel’in evinde, rahmetli Turgut Özal’ın evinde, rahmetli Bülent Ecevit ve rahmetli Necmettin Erbakan’ın evinde hepsinin karikatürleri çerçeveli biçimde en iyi köşelerde hep asılı kaldı.

Süleyman Demirel’in İslamköy’de yaptırdığı müzenin bir bölümü de yine Bedri Koraman’ın karikatürlerine ayrılmıştır.

Kareye girmek

Bedri Koraman, rahmetli Örsan Öymen’le birlikte Ankara’ya gelir, siyasetin nabzını tutar, o çizer, Örsan Öymen de yazardı.

Siyasiler için Bedri Koraman’ın çizdiği bantta bir kareye girmek televizyona çıkmaktan daha iyiydi. Hele hükümetler kurulurken Bedri Koraman’ın, “politika durağı”nda ikbal beklemek bakan adayları için bir ayrıcalıktı.

Bedri’nin düşünme tarzı

Ankara’ya geldiğinde Bedri Koraman’ı Milliyet’in Ankara temsilcisi olarak ben ağırlardım. Odamın karşısındaki odayı Bedri ağabeye tahsis eder, karikatür için istediği malzemeleri bütün büro koşturarak getirirdik.

Liderlerden randevular alır, birlikte ziyaret ederdik. Ziyaret ettiğimiz liderlere ince ince sorular sorar, onları sıkıştırır, çizeceği malzemeyi alır, neşe içinde büroya dönerdi.

Bedri Koraman’ın karikatürü çizmeden önce nasıl düşündüğünü bilmezdim. Ta ki, bir gün odasını açıp da hayretler içinde kalıncaya kadar. Bedri Koraman masasında yoktu. Odanın kapısının arkasına doğru baktığımda belden yukarısı çıplak, yerde yatar vaziyette görünce bir şey oldu diye korktum.

- “Bedri ağabey, Bedri ağabey!” diye bağırmaya başlayınca cam gibi mavi gözlerini açtı,

- “Ne bağırıyorsun ne oldu?” deyince rahatladım.

- “Size bir şey oldu zannettim ağabey” dedim.

- “Bir şey yok, düşünüyorum sadece” yanıtını verdi.

Bedri Koraman’ın karikatür öncesinde bazen yere uzanıp düşündüğünü, öyle konsantre olduğunu o gün öğrenmiş oldum.

Hem çizer hem yazar

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ifadesiyle Bedri Koraman, “karikatürün dâhisi”ydi.

Koraman, sadece eşsiz bir çizer değil, aynı zamanda etkili bir yazardı da. Karikatürlerin altına eklediği birkaç cümle birçok köşe yazısından daha çarpıcı olurdu.

Hem çizgiyi hem yazıyı aynı ustalıkla kullanırdı.

Türk basınının ve Türk karikatürünün başı sağ olsun.

Güle güle büyük usta.

Mekânın cennet olsun.