Destek...

Destek...


Ekonomiden sorumlu Devlet Bakanı Kemal Derviş, TBMM'de yemin ederek Bakanlar Kurul'u sıralarında yerini aldı.
Derviş, yeni program üzerinde yoğun çalışmasını sürdürüyor.
Yeni bakan, basınla temas ettiği her noktada ısrarla program için siyasal ve toplumsal desteğin şart olduğunu vurguluyor.
Koalisyon liderleri de aynı ısrarla, Derviş ve yeni programın arkasında olduklarını, siyasi destek konusunda bir sorun bulunmadığını vurguluyorlar.
Başbakan Yardımcıları MHP lideri Bahçeli ve ANAP lideri Yılmaz'dan sonra, diğer Başbakan Yardımcısı Hüsamettin Özkan da, dünkü görüşmemizde, "Sayın Derviş'i destekliyorum. Her konuda yardımcı olmaya çalışıyorum" diyerek konuya girdi ve şöyle devam etti:
- Bunun böyle olduğu bilindiği halde basında bazı yorumlar yapılıyor. Sayın Derviş'in önceki gün benimle yaptığı görüşme, Sayın Ecevit'le yapacağı görüşme öncesinde fiilen yaratılmış bir görüşme gibi yansıtıldı. Benimle Sayın Derviş arasında bir sorun varmış veya olacakmış gibi bir hava veriliyor. Bunlar yanlış ve kasıtlıdır. Sayın Derviş'le görüşmem kendilerinin arzusu üzerine randevulu olarak gerçekleşmiştir.
Öyle anlaşılıyor ki, Derviş'in, koalisyondan siyasal destek sağlama konusunda bir zorluğu olmayacak. Ancak aynı şeyi toplumsal destek için söylemek zor.
Derviş bugün yapacağı temaslarla Türk - İş, Hak - İş, DİSK ve TESK gibi büyük demokratik kitle örgütlerinde destek arayacak.
Türk - İş Genel Başkanı Başkanı Bayram Meral ve TESK Genel Başkanı Derviş Günday dünkü görüşmelerimizde "Önce Sayın Derviş'i dinlemek, bizden ne talep ettiğini görmek istiyoruz" dediler.
Hak - İş Genel Başkanı Salim Uslu ise kendilerinden beklenen toplumsal desteği vermelerinin bazı koşullara bağlı olduğunu kaydederek şu değerlendirmeyi yaptı:
"Ortada ağır bir sorun, bir ekonomik kriz var. Elbette sorumluluk duyan herkesin ve her kesimin bu sorunun aşılmasına yardımcı olması gerekir. Ancak bizim yeni programa destek vermemiz için ikna edilmemiz gerekir. Çünkü, yarım kalan programa destek olduk. Ancak kaybettik. Programa köstek olanlar ise kazandı."
Uslu, destek koşullarını da şöyle açıkladı:
"Sayın Derviş'le yapacağımız görüşmede önce şu konulara açıklık getirilmesini isteyeceğiz:
1- Uygulanan ve yarım kalan program nedeniyle bir hasar tespiti yapıldı mı? Başarısız olan bu programdan kim ne kadar zarar gördü?
2- Ekonomik programla birlikte bir demokratikleşme programı da gündeme alınacak mı?
3- Programın yükü nasıl dağıtılacak? Bu programdan zarar görenler olduğu gibi yarar sağlayanlar da oldu. Fakirleşenler gibi zenginleşenler de oldu. Zenginleşen kesim ne kadar fedakarlıkta bulunacak?
4 - Vatandaşa sürekli kemer sıktırıldı. Devlet de kemer sıkacak mı? Temsil, ağırlama, tören giderleri kısılacak mı? Şatafatlı, gösterişli devlet törenlerinde tasarrufa gidilecek mi? Nasıl gidilecek?
5- 11 Temmuz vadeli devlet tahviline yüzde 155 faiz, müteahhitlere yüzde 60 kar payı ödendiği bu ortamda, programın finansmanına bu kesim ne kadar katkıda bulunacak işçiler ne kadar katkıda bulunacak?"
Görünen o ki, Devlet Bakanı Derviş, siyasal destek almakta, ABD'nin, IMF'nin, Dünya Bankası'nın desteğini almakta zorlanmayacak ama toplumsal destek aslanın ağzında.