'Dil: Bağımsızlık gülü'

ZONGULDAK
76. Dil Bayramı, Dil Derneği ile Zonguldak Karaelmas Üniversitesi'nin, "Dil: Bağımsızlık gülü" başlığı altında düzenledikleri etkinliklerle Zonguldak'ta kutlandı.
İki gün süren etkinliklerde "Türk devriminin bilimsel kazanımları", "Günümüz Türkçesinden örnekler", "Türkçenin müziği ve şiir", "Öykülerde Türkçe", "Basın yayın ve Türkçe", "Gençlik ve Türkçe" konularında açık oturumlar düzenlendi. Semih Poroy Karikatür Sergisi, Türkçeye Emek Verenler Sergisi de etkinlikler arasındaydı.
Bu güzel etkinlikler için Zonguldak Karaelmas Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Bektaş Açıkgöz ve Dil Derneği Başkanı Sevgi Özel'i kutlamak gerekiyor.

Basın yayında Türkçe
En önemli tartışma konularından biri, kuşkusuz, basın yayın ve Türkçe konusundaydı. İletişimin temel aracı olarak Türk dilinin basın yayın organlarında nasıl kullanıldığı önemli bir soruydu.
İletişim çağında Türkçenin doğru kullanılması basının temel sorumluluklarından biri. Ancak özellikle son dönemlerde basın yayın organlarında kullanılan Türkçenin kirletildiği de bir gerçek.
Açık oturumlarda bu konu üzerinde de özenle duruldu. Gazetelerin, televizyonların, gazetecilerin sorumluluğu anımsatıldı.

Basındaki temel hatalar
Açık oturumun dikkat çeken yönlerinden biri yazılı, sözlü ve görsel basında yapılan Türkçe hatalarıydı. Benim de vurguladığım bu hatalar, kelimelerin yanlış yazılması, noktalama işaretlerinin yanlış kullanımı, alfabede olmayan harflerin kullanılması, söyleyiş bozuklukları, deyimler ve birleşik fiil yanlışları, çeviri yanlışları, vurgu ve durak yanlışları, aynı anlamdaki kelimelerin birlikte kullanılması hatalarıydı.

Örnekler
Özellikle sözlü ve görsel basında Türkçe hataları ve yabancı kelime kullanımlarına gösterilen örnekler dikkat çekiciydi:
"Maddi olanağımız imkân verirse", "Kapalı spor salonu ful dolu", "Türkiye'nin şartları ve koşulları", "Biraz bayağı uzun bir ara oldu", "Ciddi çaba ve gayret göstermek lazım", "Faydalı ve yararlı işler yapacağız"
"Kongrenin saat 10.00'da start alması gerekiyordu", "Ultra cesur hırsız, fuarda demo yapan şirketin standından cep telefonu çaldı", "Yabancı starlarla ilgili flaş dedikodular"
"Galiba momentumu yakaladık", "Enflasyon dataları açıklanacak."
Bunlar, RTÜK'ün saptadığı çarpıcı örneklerdi. 

Özeleştiri
Tabii bu konuda basının özeleştiri yapması da gerekiyor. Gazetecilerin hem mesleki hem de dil eğitimleri bu hataları en aza indirmenin en etkili yolu.
Ancak, özellikle görsel basında görev almanın koşulları arasında gazetecilik ve dil eğitimi bulunmuyor. Daha çok fiziki özellikler öne çıkıyor. Televizyonların dilimize karşı özensizliği, görevlendirdiği sunucularda kendini gösteriyor. Böyle bir görev alabilmek için gazetecilik ve dil eğitiminden çok güzellik etken oluyor. Manken olmak veya güzellik yarışmasına katılmak televizyonda görev almak için yeterli olabiliyor. Türk basınının bu konu üzerinde durması, temel eğitimleri bu alanda olmayan görevlilerin de ciddi bir mesleki ve dil eğitiminden geçirilmesi gerekiyor.