Direniş...

Direniş...



Irak Geçici Yönetimi'nden Ahmet Çelebi de ABD'yi eleştirdi:
"Biz ABD'nin Saddam güçleriyle savaşmasını istedik, Irak'ı işgal etmesini değil."
Çelebi'den önce de KDP lideri Barzani ABD'yi eleştirmişti:
"Zamanında yönetimi devretmediler kurtarıcıyken işgalci duruma düştüler."
ABD'nin işbirlikçisi durumundaki bu liderlerin ABD'yi, "Irak'ı işgal etmekle suçlamaları" da neyin nesi?
Kuşku yok ki, Irak Geçici Yönetimi'nin bu liderleri, Irak halkının "sempatisini" kazanma uğraşı içindeler. İşgalci güçlerin yanındaki konumları iç iktidar mücadelesi söz konusu olunca aleyhlerine işleyecek. Bu nedenle ABD'ye karşı bir söylemle halk desteği bulmaya çalışıyorlar ki, eğer sandık kurulursa, destek bulabilsinler. Geçici Yönetim'in bu kaygısı, ABD'nin kaygılarının önüne geçmiş durumda...
Öte yandan Irak'ta direniş sürüyor. ABD'lilerden sonra İtalyan askerlerini hedef alan büyük çaplı eylemler gerçekleştirildi.
Bu aşamada söz konusu direnişin "profesyonel" eylemlerden oluştuğu söylenebilir. Eylemlerin biçimi, izlenen yöntem, özel eğitim görmüş profesyonel ekiplerce yapıldığını gösteriyor.
Bu eylemlerin halk direnişine dönüşmesi aşaması ise ABD'nin ve Geçici Yönetimi'nin korkulu rüyası elbette. Profesyonel eylemler sonrasında Irak halkının gösterdiği tepki halkın en azından psikolojik anlamda eylemlere destek verdiğini gösteriyor. Düşürülen helikopterin, havaya uçurulan bir binanın, vurulan bir askeri aracın enkazı etrafından Irak halkının yaptığı sevinç gösterileri bunun kanıtı.
Bu durum profesyonelce düzenlenen saldırıların halk desteği sağlama konusunda amacına ulaştığını da ortaya koyuyor ki, bu süreç direnişin profesyonel aşamayı geçip halka yaygınlaşmasına, halk direnişine dönüşmesine doğru yol alındığına da işaret ediyor.
ABD'in Irak halkı tarafından "kurtarıcı" olarak görülmediği ortada...
Washington'nun Irak'ın toplumsal ve siyasal yapısını da iyi okumadan işgale giriştiğini de gelişmeler kanıtlıyor.
ABD'nin Irak'ı işgali kolay oldu ama yerleşmesi de, çıkması da çok zor olacağa benziyor.