Gazete okuyun

Gazete okuyun

       SONUNDA mahkeme "dur" dedi. Artık "uyanık" radyo ve televizyonlar, gazete haber ve yazılarını satır satır okuyarak "yayıncılık" yapamayacaklar. Milliyet'in başvurusu üzerine mahkeme, gazetelerin radyo ve televizyonlardan en ince ayrıntısına kadar okunmasını durdurdu. İsteyen, gazetelerin başlıklarını okuyabilecek. Böylece, haksız rekabet önlenmiş oldu.
       Bu karar vesilesiyle, bazı özel radyo ve televizyonlara tavsiyemiz şu: Gazetelerin özel haberlerini kendi haberinizmiş gibi yayınlamak fazilet değildir, "beleşçilik" meziyet değildir. Çalışın, sizin de özel haberleriniz olsun.
       Aslında "çalıntı yayıncılık", bütün dünyada yazılı gazeteciliğin giderek artan ağırlığından da etkileniyor. Ciddi gazetelerin üstün haberciliğiyle başa çıkamayan, sabun köpüğü gibi programlarla reyting peşinde koşan bazı televizyonlar, haber çalarak ya da gazete haberlerini satır satır okuyarak, bu açıklarını kapatmak istiyorlar. İşte Kanada Gazeteciler Cemiyeti'nin Kanada gazetelerinde yayınlanan bir ilanı... Gazete okuyanla televizyon seyreden arasındaki farkı anlatıyor. Türkiye örneğinde bu fotoğrafı, televizyon seyircisi değil, bazı televizyon yayıncıları olarak düşünmek herhalde daha doğru olurdu.

       Türkiye'nin yetiştirdiği en büyük sanatçılardan biri o. Yıllardır milyonların kalbinde sesiyle, eserleriyle taht kurdu. "Minik serçe", sadece sanatıyla değil, insancıl felsefesiyle de devleşti. Milliyet'in "Haydi Güneydoğu'ya" çağrısına gönülden katıldı. Gazetemizin 10 milyar lira ile başlattığı "Güzel Sanatlar Lisesi Yapalım" kampanyasına 350 bin dolar değerindeki villasını bağışladı. Halktan aldığını halka, kalpten aldığını kalbe vermenin bundan daha güzel bir örneği olabilir mi? Diğer sanatçılarımızı da Sezen Aksu'yu izlemeye çağırıyoruz. Sadece sanatçılarımızı mı? İşadamlarımızı da, katkıda bulunabilecek bütün vatandaşlarımızı yardıma çağırıyoruz. Haydi, güzel Güneydoğu'muza güzel bir güzel sanatlar lisesi armağan edelim.

       Yılmaz ve Baykal'ın erken seçim kararından sonra gözler Çankaya'ya dikildi. İki lider arasındaki anlaşma Cumhurbaşkanı'ndan yeşil ışık görecek mi? İç ve dış politika, ekonomi, Güneydoğu... Bütün bu kritik konularda Çankaya ne düşünüyor? İşte bu soruların cevaplarını doğrudan doğruya Cumhurbaşkanı Demirel'den aldık. Derya Sazak, Fikret Bila, Yavuz Donat ve Serpil Çevikcan'la Köşk'te yemek yiyen Cumhurbaşkanı, cevap bekleyen tüm konuları Milliyet'e anlattı. Demirel'in sözleri, yakın siyasal geleceğimize ışık tutacak.

       Güneydoğu ile özdeşleştiğimizi artık biliyorsunuz. Bu kez bölgeye bir farklı açıdan yaklaştık. Dünyanın yedi modern harikasından biri olarak yükselen GAP'ı içten içe kemiren bir tehlikeye TEMA Vakfı dikkati çekince, başta Hayrettin Karaca olmak üzere TEMA yetkilileri ve uzmanlarıyla Milliyet Harran'da buluştu. Erozyonun, aşırı sulamanın, tuzlanmanın yolaçtığı tehlikeleri Özcan Ercan ve Özlem Öztürk'e anlatan TEMA, son ciddi uyarısını yaptı: "Dikkat, GAP'ı kaptırıyoruz." Fotoğrafları Garbis Özatay çekti.

     Güneri Cıvaoğlu Milliyet'in başyazarı. Kanal D'nin baş yorumcusu, "Durum" programının yapımcısı ve sunucusu. Ama o, kırk yıldır "muhabir"liğinden bir şey kaybetmeyen bir gazeteci. Geçtiğimiz hafta, soluğu Ermenistan'da aldı. Cumhurbaşkanı seçildiğinden beri bütün medyayı peşinden koşturan Koçaryan'la görüştü. Milliyet'in manşetten verdiği haberde Koçaryan, "Türkiye ile müttefik bile olabiliriz" diyordu. Aynı gün bu haberi ajanslar dünyaya duyurdu.
       Dünya çapındaki gazeteciliğimiz devam edecek.

       İyi haftalar dileğiyle...


Yazara E-Posta: H.Bila@milliyet.com.tr

DİĞER YENİ YAZILAR