Kömür havzası nasıl kalkınır?

ZONGULDAK
Zonguldak, on yıllarca Türk sanayisini ayakta tutmuş ve gelişmesine katkıda bulunmuş maden şehrimizdir. Bu özelliği nedeniyle Türkiye’nin dört bir tarafından yıllarca göç alan Zonguldak, artık göç veren illerimizden biri...
Kömür havzasının gençleri geleceklerini Zonguldak’ın dışında arıyor ve göçüyorlar. Bunun nedeni giderek üretim kapasitesi düşen, ancak maliyeti artan yer altındaki kömürün yer üstündekileri çağdaş yaşam koşullarında, iş ve sosyal güvenlik içinde, gelecek kaygısı olmadan yaşamalarına yetmemesi. 1970’lerde 55 bin-60 bin arasında maden işçisinin çalıştığı TTK’da çalışan işçi sayısı son yıllarda 10 bini ancak buluyor.
Kuşku yok ki Zonguldak ekonomisi, kömür madeni olmadan düşünülemez. Ancak giderek kapasitesi düşen kömüre bağımlılığı karşısında da bu havzanın yeni arayışlara girmesi şart. Zonguldak havzasının kömürün dışındaki sektörlerle de cazibe merkezi haline gelebilmesi için neler yapılabilir?
İşte bu soruya yanıt aramak üzere Zonguldak-Bartın-Karabük İlleri Sosyal Yardımlaşma ve Kalkındırma Derneği Başkanı Şenol Çakar, düzenlediği toplantıda siyaset, bürokrat ve işadamları bir araya geldiler. Zonguldak’a alternatif ekonomi arayışlarını tartıştılar. TBMM eski Başkanı Köksal Toptan ile Zonguldak ve Bartın’ın Ak Parti ve CHP milletvekillerinin yanı sıra Türkiye Taşkömürü Kurumu(TTK) Genel Müdürü Burhan İnan, Vali Erol Ayyıldız, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir ile Erdemir ve Kardemir’in üst düzey yöneticileri de bu arayışlara katıldılar.

Taşeronluk sorunu
Zonguldak’ın kömür dışındaki sektörlerle Türkiye ve dünya pazarına nasıl açılabileceği konusuna girmeden önce Zonguldak halkının özellikle de maden işçisinin bir sorununa öncelikle değinmek gerekiyor. Kömür ocaklarının özelleştirilmesi ve özellikle de taşeron sisteminin yaygınlaştırılması Zonguldak halkının ve madencinin en önemli sorunlarının başında geliyor.
Sık sık tüm ülkeyi yasa boğan maden kazaları, taşeron sisteminin masaya yatırılmasını artık bir zorunluluk haline getirdi.
Üretim maliyetini düşürmek amacıyla uygulanan bu sistemde iyi eğitim ve deneyime sahip olmayan Çin’den veya başka ülkelerden getirilmiş düşük ücretli işçi ve elemanların ve yeterli olmayan denetimin açtığı sorunların mutlaka çözülmesi gerekiyor. Bu sistem, üretimi artırıp üretim maliyetlerini düşürmediği gibi kaza riskini de büyütüyor.

Filyos Projesi
Zonguldak-Bartın-Karabük havzasının yeniden cazibe merkezi haline gelmesini sağlayacak en önemli proje, hiç kuşku yok ki Filyos Projesi’dir. Zonguldak yöneticileri ve halkı 5 milyon ton kapasiteli Filyos Limanı’nın tamamlanması halinde kömür havzasının diğer sanayi yatırımları içinde cazibe merkezi olacağından emin. Filyos Limanı’yla konteyner taşımacılığına uygun hale gelecek olan bu bölge, Haydarpaşa Limanı’nın da yükünü büyük ölçüde devralacak bir kapasiteye ulaşacak. Filyos Projesi, ayrıca Erdemir ve Kardemir’den sonra üçüncü bir demirçelik fabrikası projesini de barındırıyor.
Filyos Projesi’nin tamamlanması halinde Sakarya-İzmit bölgesinde yoğunlaşan ve İstanbul’un yükünü artıran sanayi tesislerinin Zonguldak havzasına kaydırılmasının da mümkün hale geleceği görülüyor.
Filyos Projesi’yle birlikte bölgenin serbest endüstri bölgesi ilan edilecek olması ve bu yolla gelecek teşvikler, bölgeyi en cazip yatırım alanlarından biri haline getirebilir.Ankara ve İstanbul’a çift yollarla bağlanan Zonguldak, havaalanı ve Filyos Limanı’yla hem Türkiye hem de dünya pazarlarına açılan en büyük kapılardan biri olmaya aday. Bu itibarla Zonguldak havzasının yeni ekonomilere açılması için Filyos Projesi, anahtar işlevi görecek bir öneme sahip.

Turizm potansiyeli
Zonguldak’ın altı kömür madeniyle ne kadar zenginse üstü de doğal güzellikler bakımından bir o kadar zengin. Denizle buluşan ormanlarıyla, Filyos ve Eskipazar gibi antik kentleriyle ve Türkiye’nin en uzun ve en ilginç mağaralarıyla yüksek bir turizm potansiyeli taşıyor.
Bu özellikleriyle Türkiye’nin can damarı olan kömür havzamız Filyos Projesi alanıyla yeni sanayilere yönelirken, turizm yatırımlarıyla da yer üstü zenginliklerini ekonomiye katabilir.
Zonguldaklı, bu potansiyelin farkında olarak bir kalkınma ve pazara açılma arayışı içinde.
Zonguldak halkının bu süreçte bir beklentisi de büyükşehir belediyesi olmak. Bu arayışta öncülük, kuşkusuz Zonguldaklı siyaset adamlarına düşüyor.