Komutanların ziyareti

Genelkurmay Başkanı Orgeneral Işık Koşaner ve kuvvet komutanları önceki gün Hasdal Cezaevi’ne giderek tutuklu subayları ziyaret ettiler. Hasdal Cezaevi’nde 31’i general ve amiral olmak üzere 100’ü aşkın tutuklu subay var.
Genelkurmay Başkanı Koşaner’in kuvvet komutanları ve 1. Ordu Komutanı’yla birlikte yaptığı bu ziyaret, daha önce Başbakan Tayyip Erdoğan’la yaptığı görüşme gibi dikkat çekti ve yorumlara neden oldu.

İnsani boyut
Bu ziyarete “hukuki” veya “siyasi” bir anlam yüklemek doğru olmaz. Türk Silahlı Kuvvetleri’nin (TSK) 300 civarındaki general ve amiralinin yüzde 10’u tutuklu. Sadece TSK’da değil, sivil kurumların yöneticileri de böyle bir durumda olayın insani boyutuna kayıtsız kalamazlardı. Bu tür ziyaretler sivil yaşamda da mesleki aidiyetin bir gereği sayılır.
Bu itibarla ziyarete yargıyı etkilemek veya siyaset yapmak gibi bir anlam vermek, insani, mesleki ve sosyal boyutu yok saymak zorlama olur.
Komutanların birlikte gitmeleri ise ziyaretin kurumsal yönüyle ilgilidir. Tutuklular arasında her kuvvetten subay bulunduğu düşünülürse, TSK’nın bir bütün olarak bir moral ziyareti yaptığı açıktır.

TSK adına ziyaret
Bir önceki Genelkurmay Başkanı İlker Başbuğ da 2008 yılında Kocaeli Garnizon Komutanı Korgeneral Galip Mendi’yi Kandıra Cezaevi’ndeki tutuklu generalleri ziyarete göndermişti. Ziyarete özel anlamlar yüklenmesi üzerine de Genelkurmay ziyaretin “TSK adına yapıldığı”nı açıklamıştı.
Kandıra ziyareti gibi Hasdal ziyaretinin de mesleki ve kurumsal aidiyetin, silah arkadaşlığının bir gereği olduğunu görmek gerekir. Tutuklandılar diye sosyal ilişkilerin bıçakla kesilir gibi kesilmesini beklemek, toplumunun geleneklerine, sosyal gerçeğine de uymaz.

Genelkurmay’ın tutumu
Genelkurmay’ın sosyal tutumuyla hukuki tutumunu birbirinden ayırmak gerekir. Tüm mesleklerde olduğu gibi TSK da bu tür olaylar karşısında olayın sosyal boyutunun gereklerini yerine getiriyor. Bu sadece askerler arasında değil, benzer durumdaki diğer meslek mensupları için de sergilendi.
Hukuki boyuta bakıldığında ise TSK’nın özenli davrandığı da görülüyor. Genelkurmay Başkanı Koşaner, geniş kapsamlı tutuklamalardan sonra, Başbakan Tayyip Erdoğan’la görüştü, Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’le de haftalık olağan görüşmesini yaptı. Kamuoyuna yönelik bir değerlendirmesi olmadı. Anayasa’nın belirlediği zemin üzerinde hareket etti. Hasdal’a yaptığı ziyaret basının bilgisi dışındaydı ve sonrasında da kamuya açık bir değerlendirmesi olmadı.
Koşaner, hukukun ve sosyal gereklerin çizdiği çerçevenin dışında hareket etmedi.

Hukukun gerekleri
Genelkurmay’ın Balyoz davasıyla ilgili olarak savcıların ve mahkemelerin verdiği kararlara uyulması konusunda özenli davrandığını söyleyebiliriz.
Tutuklama kararının gereğinin yerine getirilmesi için kolaylaştırıcı bir tutum aldı. Haklarında tutuklama kararı verilenlerden yurtdışı görevinde olanların dönmeleri yönünde harekete geçti. Her rütbedeki muvazzaf subayların tamamı mümkün olan en kısa zamanda adliyeye geldiler. Yurtdışında bulunan emekli subaylar da aynı yönde hareket ettiler.
TSK’nın gösterdiği bu özen karşısında, tutuklu ailelerin çocuklarının ihtiyaçlarıyla ilgilenmenin, aynı bağlamda cezaevine yapılan ziyaretin başka mecralara çekilmesi haksızlık olur.