Lozan'a aykırı yaklaşımlar

Lozan'ın mimarı İsmet Paşa'nın kendini "amatör diplomat" olarak nitelediği Lozan görüşmelerinde, Atatürk'ten aldığı güç ve moralle, O'nunla birlikte ne denli başarılı olduğunun kanıtı, çağdaşları yıkılıp giderken ayakta kalmış Türkiye Cumhuriyeti'dir.Lozan'ın temel hükümleri, Atatürk ve arkadaşlarının nasıl bir cumhuriyet kuracaklarını gösterir.Bu çağdaş cumhuriyet, üniter, laik, demokratik yeni Türkiye devletidir.Uluslaşma ve laikleşme süreçlerine dayalı olarak yapılandırılan Türkiye Cumhuriyeti'nin bu iki temel niteliği bugün en fazla saldırıya uğrayan yönleridir. Hedefte bu iki temel ilke vardır.Türkiye, bugün, ters akımlara karşı temel niteliklerini koruma refleksi içinde... İkinci Cumhurbaşkanı İsmet İnönü, ölümünün 33. yıldönümünde Lozan'la birlikte anıldı. Lozan'ın azınlık tanımı, Atatürk ve arkadaşlarının "ulus" tanımı ve "ulus devlet" anlayışını da yansıtır. Lozan'a göre sadece Müslüman olmayan azınlıktan söz etmek mümkündür. Bunlar Museviler, Ermeniler ve Rumlardır. Lozan başkaca azınlık kabul etmez.Oysa Avrupa Birliği sürecinde, Türkiye için yeni "azınlık kavramları" geliştirilmiştir. AB'nin 2004 İlerleme Raporu'nda, "Kürtler dahil başka gruplar" ifadesiyle yeni etnik azınlık yaklaşımı yer almıştır.Lozan'a aykırı bu yaklaşım, itirazlar üzerine farklı ifadelere bürünse de 2005 ve 2006 ilerleme raporlarında da korunmuştur.Türkiye'nin, ulus anlayışına ve kuruluş felsefesine aykırı olan bu yaklaşımın, AB tarafından korunup desteklenmesi, Lozan'ın dışında "yeni bir Türkiye" yapısı ve tanımı gerektirir ki, bu bildiğimiz Türkiye olmaz.Bugün Türk üst kimliğine en şiddetli itiraz siyasal Kürtçü akımlar tarafından yöneltilmektedir. Yeni azınlıklar AB'nin ilerleme raporlarında yer alan bir diğer "yeni" azınlık kavramı da "Sünni olmayan Müslüman azınlık" kavramıdır. Bu yaklaşım da Lozan'a aykırı niteliktedir. Lozan'a göre Müslüman azınlık yoktur. Oysa, AB'nin 2004 ve izleyen ilerleme raporlarında, Lozan'daki "Müslüman olmayan azınlık" kavramına "Sünni olmayan Müslüman azınlık" kavramı eklenmiştir. Bununla kastedilen Alevi yurttaşlarımızdır.Kürtleri ve Alevileri "azınlık" olarak tanımlamak Lozan'a açık aykırılıktır.Atatürk ve arkadaşlarının kurucu önderler olarak Lozan'a dayanarak yapılandırdıkları Türkiye Cumhuriyeti, demokratik, laik, üniter bir ulus devlet niteliğindedir. Lozan'ın önemi de bu yapıya zemin oluşturmasındadır.Bu zemin kaydırılırsa ortaya nasıl bir Türkiye çıkar?Türk ulusu yerine, etnik ve dini grupların ittifak veya çatışmalarına göre şekillenecek bir toplum ve devlet düzeni Türkiye'yi nereye götürür?Ulus kimliği, üniter yapı, laiklik gibi temel niteliklerle oynamaya yönelenlerin bu soruların yanıtlarını çok iyi düşünmeleri gerekir. fbila@milliyet.com.tr Nasıl bir Türkiye?