Mısır’daki vahşet

Mısır’da askeri darbeyle iktidarı ele geçiren General Sisi, dün bir vahşete imza attı.
Sisi, iktidardan uzaklaştırdığı Cumhurbaşkanı Mursi’yi destekleyenlerin günlerdir darbeye karşı direndikleri Adeviyye Meydanı’na güvenlik güçleriyle müdahale etti. Bu satırlar yazıldığında bu sert müdahalede yaşamlarını yitiren Mısırlıların sayısı 200’ü aşmıştı.
General Sisi, Müslüman Kardeşler’e yeni oluşturulacak yapıya katılmaları için 48 saat süre vermişti. Müslüman Kardeşler, bu teklifi kabul etmedi. Sürenin bitiminde ise Sisi, katliam yaptı.
Sisi’nin katliam yapmaktan kaçınmayan akıl dışı tutumunda, yaptığı darbenin batı dünyası tarafından desteklenmiş olmasının da payı büyük. Avrupa Birliği’nin günler sonra verdiği cılız tepki, ABD’nin örtülü desteği, askeri yönetimi vahşet yapacak kadar cesaretlendirdi.

Zincirleme hatalar
Arap Baharı’nın devamı mahiyetinde Tahrir Meydanı’nda toplanan Mısır halkının, 40 yıllık diktatör Mübarek’i iktidardan götürüşüne seyirci kalarak katkı yapan Mısır ordusu, demokrasiye geçiş konusunda umut vermişti.
Ordu, yapılan ilk seçimde Müslüman Kardeşler’in adayı Mursi’nin Cumhurbaşkanı seçilmesine de müdahale etmeyerek bu umudu artırmıştı. Mursi’nin kendisine yakın ve demokrasiye bağlı sandığı General Sisi’yi Genelkurmay Başkanı yaparak, orduyu kışlada tutacağını düşündü.
Sisi, görevi devralırken takındığı tutumla, demokrasiye bağlı kalacağı mesajları verdi. Ancak öyle olmadı.
Mısır ordusu, Cumhurbaşkanlığı görevinde henüz bir yılını dolduran Mursi’ye karşı bir askeri darbe yaptı. Sisi, devirdiği Mursi’yi hapsetti.

Asker peş peşe hata yaptı
Mısır ordusunun ilk hatası ilk kez seçimle işbaşına gelmiş iktidarı bir yıl içinde askeri darbeyle devirmesiydi. Mursi yönetiminden bir yıl içinde Avrupa Birliği standartlarında bir demokrasiye geçmesini ve Mısır’ın 40 yıllık sorunlarını bir yılda çözmesini kimse beklemiyordu.
Mursi’nin iktidara gelir gelmez yetkileri tek elde toplamaya yönelmesi, İslamcı bir yönetim oluşturmak için kolları sıvaması da sürpriz değildi. Mursi’nin demokrasiden uzaklaşma eğilimine girmesi, yanlış politikalar yürütmesi, Mısır ekonomisini daha da zora sokması karşılığı askeri darbe değildi. Bu gidişe yine Mısır halkı, demokratik yollardan “dur” diyebilir ve seçimi zorlayarak iktidarı değiştirebilirdi. Batı’nın desteklemesi gereken yol da buydu.
Mısır ordusu bu hatayla da yetinmedi. General Sisi, yaptığı darbeyi ikiye bölünmüş halka zorla kabul ettirmeye yöneldi. Mısır halkı, Tahrir ve Adeviyye meydanında ikiye bölündü. Sisi, darbeyi destekleyen Tahrir’i destekleyip, Adeviyye’nin karşısına geçerek bir büyük hata daha yaptı.
Bununla da yetinmedi kendisini destekleyenleri sokağa çıkmaya çağırarak kendi halkını birbirine düşürmeye ve hatta bir iç savaşa doğru tahrik etmeye yöneldi. Yaptığı hatalara bir yenisini daha ekleyerek, darbeye direnen Adeviyye Meydanı’na sürdüğü güvenlik güçleriyle katliama girişti.

Demokrasiye böyle geçilmez
Mısır ordusu, askeri darbeyi ve yaptığı katliamları, “demokrasiye geçiş” diye izah edemez. Etmeye çalışsa bile kimseye inandıramaz. Demokrasiye böyle geçilmez. Mısır halkı deneyimleriyle, kendi dinamikleriyle, sandıkta düşe kalka demokrasiye ulaşabilir. Bunun zor ve uzun yıllar alacak bir yol olduğu da kabul edilmelidir.
Demokrasinin kurum ve kurallarıyla yerleşmesi için halkın vereceği demokratik mücadeleyi beklemek yerine, askeri darbeyle kendine iktidar kuran Mısır ordusu, yaptığı zincirleme hatalarla en çok Mısır halkına zarar verdi.