Önder Sav: Ben abdestimden eminim

Önder Sav, sakin kişiliğiyle tanınır. Deneyimli politikacı, olaylar karşısında kolay kolay heyecanlanmayan, paniğe kapılmayan bir yapıya sahiptir. Komplo teorilerine, senaryolara pek inanmaz. Odasının dinlenmesi olayını da dünkü görüşmemizde yine aynı serinkanlılık içinde anlattı ve değerlendirdi.
“Dinlenme kuşkusu”yla ilgili düşüncesini anlatarak şöyle başladı:
“Ben vehim içinde hareket etmem. Hatta, ‘dinleniyoruz’ diyen arkadaşlara, biraz ‘ne kadar da vesveseliler’ diye bakardım. Pek aldırış etmezdim. Dinleniyorum kuşkusuyla da hiç hareket etmedim. Yapım müsait değil. İnsan sürekli ölecekmiş gibi yaşamaz ki! Yaşayacakmış gibi yaşar. Başıma gelinceye kadar bu dinlenme işini pek önemsemedim.

Üç olasılık
Sav’a, odasının nasıl dinlendiğine ilişkin görüşünü sordum. Şu yanıtı verdi:
“Ben Sayın Vali’yle cuma günü görüştüm. Pazar günü kendisini aramışlar. Benimle görüşmesini ele geçirdiklerini, inkâr etmemesini, ellerinde kayıt olduğunu söylemişler. Tehdit etmişler yani. Pazartesi günü de haber çıktı. Baktım konuştuklarımız A’sından Z’sine kadar aynen yayımlanmış. Birisi tutanak tutsaydı bu kadar bire bir aktaramazdı. Tabii beni hangi teknikle dinlediler onu bilemem. Ancak üç olasılıktan söz ediyorlar:
1- Dışarıda bir araç içinden dinleme,
2- Cep telefonum üzerinden dinleme,
3- İçeriye konulmuş bir cihazla dinleme.”

‘Bina temiz’
CHP Genel Merkezi’nde “böcek” araması yaptırıp yaptırmadıklarını sorduğumda da şu bilgiyi verdi:
“Tarama yaptırdık. Bina temiz. Özel güvenlik şirketi binayı aradı-taradı. Böcek yok. Genel Başkan’ın odası da benim odam da toplantı odalarımız da her yer temiz görünüyor. Tabii o ‘görevimiz tehlike’ filminde olduğu gibi bir süre çalıştıktan sonra kendini imha eden bir cihaz olabilir mi, onu bilemiyoruz.”
‘Telefona çıkmadım ki açık kalsın’
Basında, “Telefonu açık kaldığı için dinlenmiş” iddiasını da sordum Önder Sav’a. “Bu mümkün değil” diyerek şu yanıtı verdi:
“Ben Vakit’ten kimseyle konuşmadım. Beni aradıkları doğru. Ama sekretere geri aramayın, gerek yok, dedim. Telefona çıkmadım ki açık kalsın. Cep telefonunu ise tanımadığım bir numara ise zaten açmam. Gerekçe uyduruyorlar.”

Baykal: Devletin işi
CHP lideri Deniz Baykal da “Telefon açık kalmış” iddiasını “uydurma” olarak niteledi ve şöyle dedi:
“Bu bir ortam dinlemesidir, telefon dinlemesi değildir. Son derece gelişmiş cihazlarla yapıldığı anlaşılıyor. Bunların güvenlik birimlerine yeni geldiği de söyleniyor. Ayrıca dışarıda elde bulundurulması da suç. Bu nedenle bu iş devletin güvenlik birimlerinin işi. Diğer gerekçeler komik.”

‘Emniyet’te özel bir birim’
Sav’ın, “Peki, sizi kimin dinlediğini düşünüyorsunuz?” soruma yanıtı ise şöyle oldu:
“Tabii ana muhalefet partisi genel sekreterinin odasının dinlenmesi vahim bir olaydır. Bu, konuşmamızın içeriğinden çok daha önemlidir. Kaldı ki, çok düzeyli bir konuşma olduğu da ortadadır. Biz Emniyet’in içinde özel bir birimin bu işi yaptığını düşünüyoruz. Cemaatle bağı olabilir veya olmayabilir de ama Emniyet içinde bir birimin olduğu kanısındayız.”
‘Ne amaçla söylediğimi biliyorum’
Sav’ın bir CHP’liyle hac konusunda yaptığı ve basına yansıyan konuşması iktidar tarafından kullanıldı. Sonrasında, siyasi malzeme bulmak için dinleme yapılmış olabilir mi?
Sav, bu soruma da şu karşılığı verdi:
“Bu da akla gelebilir. Böyle bir izlenim alınabilir. Çünkü beni din ve Peygamberimiz konusunda polemiğe çekmek istediler. Ama ben ne söylediğimi, ne amaçla söylediğimi biliyorum. Ben şaka yaptım, o arkadaşımızı 20 yıldır tanırım ve hep şakalaşırız. Ben ne söylediğimi biliyorum. Peygamberimize saygısızlık olsun diye bir şey söylemiş olabilir miyim? Bu mümkün değil. Bu nedenle beni polemiğe çekmeye çalışıyorlar, özür dilesin diyorlar. Bunlar siyasi istismar gayretleri. Ben abdestimden eminim.” 

Rüşvet teklifi
Sav, ayrıca o şakayı yaptığı CHP’liye de rüşvet teklif edildiğini şöyle açıkladı:
“Bu konuyu CHP aleyhine, benim aleyhime kullanmak için çok çaba sarf ettiler. O arkadaşımızı Kocatepe Camii’nden emekli bir imam, dernek başkanı sıfatıyla aramış, seni ve eşini hacca gönderelim, sen de aleyhte konuş demiş. Keza bir haber ajansıyla Mamak Belediyesi’nden de arayıp aynı rüşveti önermişler, para önermişler. Ama arkadaşım sağlam bir CHP’lidir. Hepsini reddetmiş. Gelip bana anlattı.”
Sav ne yapar?
Önder Sav deneyimli bir siyasetçi olduğu kadar iyi bir hukukçudur da. Tanıdığım kadarıyla Sav, bu işi burada bırakmaz. Yasal haklarını kullanacak, savcılığa başvuracaktır.