Özel ve Kavun’un yanıtlarından çıkan sonuçlar


Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Baki Kavun’un düşürülen uçağımız ve şehit pilotlarımızla ilgili sorularıma verdiği yanıtları dün yansıtmıştık. Kavun’un verdiği yanıtlar, düşürülen RF-4 uçağımız ve pilotlarımızla ilgili bazı soru işaretlerini aydınlattı.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel, Akşam’ın Genel Yayın Yönetmeni İsmail Küçükkaya’nın sorularını yanıtlarken Suriye ile yaşanan gerginliğe ilişkin önemli mesajlar verdi. Küçükkaya, başarılı bir gazetecilik örneği vererek Özel’e yönelttiği sorularla Genelkurmay’ın olaya bakışını ortaya çıkarmış oldu.

Çelişki yok
Özel’in ve Kavun’un yanıtlarında Türkiye’nin elindeki görüntülerle ilgili olarak ilk bakışta bir çelişki var gibi görünüyordu.
Genelkurmay Başkanı Orgeneral Özel’in Akşam’da yer alan, “Uçağımız, uluslararası sularda düşürüldü. Elimizde radar görüntüleri var. Fotoğraflar net olarak doğruluyor” sözleri ile Tuğgeneral Kavun’un Milliyet’teki, “Bir füze görüntüsü yok. Radar izleri, diğer bulgular ve parçalar üzerindeki incelemeler devam ediyor. Uçağımızın ana gövdesi çıkarıldıktan sonra yapılacak inceleme sonucunda uçağımızın nasıl düşürüldüğüne ilişkin kesin bilgilere ulaşılacak” ifadesi arasında çelişki bulunduğunu öne sürenler oldu. Aynı izlenimi edinen bazı okurlarımız da gönderdikleri e-maillerde, “Özel elimizde radar görüntüsü var derken, Kavun bir füze görüntüsü yok, diyor. Bu nasıl oluyor?” diye soruyorlardı.
Konuyu aydınlatmak üzere aynı soruyu Genelkurmay Başkanlığı İletişim Daire Başkanı Tuğgeneral Baki Kavun’a ilettim. Kavun, bir çelişki olmadığını belirterek, şu yanıtı verdi:
- Sayın komutanımız, radar görüntüsünden söz ediyor. Ben, bir füze görüntüsü olmadığını söyledim. Bunlar ayrı konulardır. Radar izleri ayrı, bir füzeyi gösteren görüntü ayrıdır. Bu nedenle Sayın komutanımızın sözleri ile benim yanıtım arasında bir çelişki söz konusu değildir.

Uluslararası hava sahası
Özel’in ve Kavun’un yanıtlarından çıkan sonuçları şöyle özetleyebiliriz:
1- Özel’in tekrar ifade ettiği gibi Genelkurmay, uçağımızın uluslararası hava sahasında düşürüldüğünden emin. Genelkurmay Başkanı’nın açıklamasından radar görüntüleri (izleri) ve fotoğraflarla uçağımızın düşürüldüğü yerin tespit edildiğini anlıyoruz. Uçağımızın uluslararası hava sahasında düşürüldüğü konusunda Genelkurmay’ın bir tereddüdü yok.
2- Genelkurmay Başkanı, Suriye’nin hiçbir uyarı yapmadan uçağımızı uluslararası alanda düşürmesine uluslararası hak ve hukuk çerçevesinde bir karşılık verileceğini, nasıl bir karşılık verileceğinin verildiği zaman öğrenileceğini kamuoyuna ilk kez duyuruyor.
3- Özel, Türkiye’nin büyük devletlere yaraşır şekilde davranacağını, bu olay nedeniyle Suriye’ye savaş açılmayacağını vurgulayarak da Ankara’nın bir macera peşinde ve sürüklenme içinde olmadığını, hak ve hukuk zemininde sağduyulu biçimde, ancak yakın takipte olduğunu belirtiyor.
4- Kavun’un açıklamalarından düşen uçağımızın füze algılama sistemine sahip olduğunu, dolayısıyla bu cihaza ulaşıldığında pilotların nasıl bir tehdit algıladıklarının ortaya çıkacağını öğrenmiş olduk. Bu bilgiye ulaşıldığında pilotlarımızın tehditten kurtulmak için bir manevra yapıp yapmadıkları da belli olacak.
5- Özel ve Kavun’un açıklamalarından uçağımızın nasıl düşürüldüğü konusunda hâlâ kesin bir sonuca varılamadığı anlaşılıyor. Uçağın füzeyle mi, uçaksavarla mı veya başka bir etkiyle mi düşürüldüğünün, ancak uçağın ana gövdesi de çıkarıldıktan sonra yapılacak inceleme sonucunda ortaya çıkacağı anlaşılıyor.
6- Uçağın tüm paçaları çıkarıldıktan sonra yapılacak incelemeyle ortaya çıkacak sonuçların kamuoyuyla açık biçimde paylaşılacağı da duyuruluyor.
Genelkurmay’ın izlediği bu yol, uçağımızın düşürülmesi ve pilotlarımızın şehit olmasıyla ilgili spekülasyonların, senaryoların etkilerini en aza indirmek, bilgi kirliliğini önlemek açısından en isabetli bir yoldur.