Özrü kabahatinden büyük

- O kadın konsomatris
- Başka?
- Ayrıca kimliği de yoktu
- Başka?
- Üstüne üstlük polise hakaret etti
- Yani?
- ...!
Yani polis demeye getiriyor ki karakolda dövülen kadın konsomatristi, kimliği yoktu ve polise hakaret etti.
Özrü kabahatinden büyük bir durum.
Velev ki böyle olsa bile, bu, bir kadının karakolda dövülmesi için neden olabilir mi?

Konsomatris olsa ne olur?
Karakolda elleri kelepçeliyken iki polis tarafından dövülen kadının görüntüleri insanın kanını donduracak cinstendi.
Böyle bir olay sonrasında binlerce kez özür dilemesi gereken emniyet yetkililerinin “kadın zaten konsomatristi” türünden bir açıklama yapmaları çok daha vahim bir hadisedir.
Konsomatrislerin insan hakları yok mu? Böyle bir mesleği yapmak zorunda kalmaları onların polis tarafından istendiği gibi dövülmeleri hakkı mı veriyor?
Basına yansıyan bu açıklama emniyet bakımından büyük bir zuldür.
Bir kadının ne konsomatris olması ne kimliğinin bulunmaması ne de polise mukavemet etmesi karakoldan yansıyan bu insanlık dışı görüntülere gerekçe olur.
Başta İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin olmak üzere tüm emniyet teşkilatı bu ayıbı temizlemek başta dövdükleri kadın olmak üzere Türk kamuoyundan özür dilemek zorundadırlar.

40 bin polis
Türkiye son günlerde kadına karşı şiddetin önlenmesi konusunda kampanyalar yürütüyor.
Bunlardan biri de 40 bin polisin kadına şiddet konusunda eğitilmesiydi.
40 bin polisini bu amaçla eğiten emniyet teşkilatının İzmir’deki karakoldan yansıyan bu görüntüler karşısında bu suçu işleyen polisleri koruyan bir tutuma girmesi de kabul edilemez.
Fatma Şahin peşini bırakmamalı
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Şahin de kadına şiddetin önlenmesi konusunda toplumun her kesiminden destek gören yoğun bir çaba gösteriyor.
Erkeklerin kadına şiddet konusunda eğitilmesi amacıyla Genelkurmay Başkanlığı’na gidip eğitim projesi sundu. İlk imzayı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’dan alarak büyük bir kampanya başlattı.
Şimdi Fatma Şahin’e düşen görev, karakolda elleri kelepçeliyken dövülen kadının hakkını sonuna kadar aramak ve bu suçu işleyenlerin takibini yapmak olmalıdır.

Polisin görevi
Polis, gerektiğinde zor kullanma yetkisi olan bir güvenlik kurumu. Ancak hangi hallerde zor kullanabileceği yasalarda belirlenmiş durumdadır.
Demokratik hukuk devletlerinde polisin bu yetkisi de hukuk denetimi altındadır. Polis, silahlı tehditle karşılaşmadıkça doğrudan şiddete maruz kalmadıkça zor kullanamaz. Hele bir kadına karşı hiç kullanamaz.
Kadının polise mukavemet etmesi veya hakaretamiz sözler söylemesi dövülmesini haklı göstermez. Böyle bir durumla karşılaşan polisin zor kullanmadan hukuk yoluna başvurması gerekir.
Böyle olması gerekirken elleri kelepçeli bir kadını iki polisin karakolda feci şekilde dövmesi, bir üçüncü polisin perdeleri kapatarak olayı seyretmesi sadece Türk emniyeti bakımından değil, Türkiye bakımından da çok büyük bir ayıptır.
İşin üzücü bir diğer yönü de emniyetten yapılan açıklamada olayın 4-5 ay önce vuku bulduğunun, polisler hakkında idari soruşturma açıldığının belirtilmesi ve arkasından da açığa alındıklarının bildirilmesidir.
Açığa alma işleminin kamuoyundan gelen tepkiler üzerine yapılması izaha muhtaç bir durumdur.
Bütün bunlar yetmiyormuş gibi bir de kadın hakkında görevdeki memura mukavemetten 6,5 yıl hapis istemiyle dava açılmış olması da hukuk sistemimizin bir ayıbı olarak görülmelidir.