Pepe: Yargı elimizi kolumuzu bağlıyor

Çevre ve Orman Bakanı, bakanlık olarak gerekli tutanakları tuttuklarını, işi yargıya havale ettiklerini ama sonuç alamadıklarını anlatarak şöyle konuştu:"Savcıya gidiyoruz, takipsizlik kararı veriyor. İtiraz ediyoruz. Mahkeme itirazımızı reddediyor. Elimizi kolumuzu bağlıyor."Acarkent'le ilgili olarak konuşurken de şu bilgileri verdi:"Biz 2003'te izin vermedik. Gidip mahkemeden bilirkişi yoluyla karar aldılar. O karara dayanarak Beykoz Belediyesi'nden ruhsat aldılar. Benim bakan olarak ruhsat iptali yetkim yok. O da mahkemenin yetkisinde."Pepe, yüzde 6 olarak alınan inşaat izninin yüzde 94'e kadar çıkarıldığını da belirtti ve şu örnekleri verdi: Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe, Acarkent olayında yargıdan şikâyetçi oldu. Pepe, bugün CNN Türk'te saat 11.05'te yayımlanacak olan Ankara Kulisi programımızda sorularımızı yanıtlarken, "Yargı elimizi kolumuzu bağlıyor" diyerek adli mekanizmadan yakındı. "Acarkent'te 130 bin metrekare inşaat izni verilmiş, 2 milyon 291 bin metrekare inşaat yapılmış, yüzde 94'e çıkılmış. Beykoz Konakları'yla alakalı 57 bin metrekare izinli alan var, 965 bin metre kare yapılmış. Burası izinsizdir."Pepe, mahkemenin vereceği kararı uygulayacaklarını vurgulayarak şöyle devam etti:"Mahkeme karar verirse uygularız. Haklar olağanüstü istismar edilmiş, aşılmış. Bu aşamadan dolayı tapu iptali ve tapu iptalinden sonra yıkımsa yıkım. Mahkeme karar verirse gözünün yaşına bakmayız. Onların yıkımı tabii epey masraflı olur ama ne yapalım?"Pepe, bu sitelerden ev alan vatandaşların masum olduklarına inandığını da söyledi. Onların haklarının korunması gerektiğine vurgu yaptı ve şöyle konuştu:"Üçüncü şahısların burada herhangi bir kasıtları, kötü niyetleri yok. Onları korumanın esas olacağını düşünüyorum. Ama orada oturanlar da çarpıklığı kabul ediyorlardır. Ortada bir cenaze olduğu belli. Kamuoyu desteği bu cenazeyi kaldırmamızı kolaylaştırıyor." 'Beykoz Konakları da sorunlu' Pepe, bakanlık olarak işin tamamını alıp götürecek hukuki yetkileri olmadığını da anımsatarak şöyle dedi:"Ne hukuki yetkilerimiz var ne de öyle bir organizasyon, öyle bir güce sahibiz. Türkiye'de yargının kapısını çaldığınızda yargı ne derse bizim elimiz kolumuz bağlı. Yıkım makinelerimiz, dozerlerimiz hazır orada. Çünkü mahkemeye bir gittiniz mi uzun sürüyor o. Ben mahkeme süresine tahammül edemem, mahkeme sürecini bekleyemem. İşin başında müdahale edin. Çünkü müdahale hakkımız var. Tespit mespit falan uzun hikâye oluyor, ama adam o hakkı kazanmıyor, o yolu kullanmaya başlamış. Bu kararlılığı gördükten sonra iş kolay. Şu an o işi yapan kim olursa olsun ısrarla ve kararlılıkla üzerine gideceğiz, herkes bundan emin olsun."Pepe, işin sonuna kadar gitmekte kararlı olduğunu, hiç kimsenin Türkiye Cumhuriyeti'nin bir bakanını tehdit etmeye cüret edemeyeceğini ve gücünün yetmeyeceğini belirttikten sonra, "Bu işte geri vitesim yok" diyerek kararlılığını ifade etti. 'Dozerler hazır, bekliyoruz' Pepe, tehdit alıp almadığını sorduğumuzda ise şu karşılığı verdi:"Bu yeni değil ama daha önce telefonla 'Adnan Kahveci'yi unutma' falan diye aramışlardı. Cep telefonu değil, bakanlık telefonundan sekreterin bağladığı bir telefondu. Sonra araştırdık, Eskişehir civarlarından biri çıktı."Pepe, bu işin üzerine daha fazla gitmemesi için siyasilerden ve bazı yazarlardan da "telkin" geldiğini söyledi. "Bu işin yarını öbür günü var, çoluk çocuğun var, fazla üzerine gitme" türünden telkinler aldığını belirtti, ancak isim vermedi.Pepe, çöp tesisi kurulması konusunda bilgi verirken de Ordu ve Giresun belediye başkanları ile valilerini suçladı. Pepe, çöp tesisi ihalesi için gereken bedelleri bu illere gönderdiklerini, ancak belediye başkanları ile valilerin konuya gereken hassasiyeti göstermediklerini belirtti. fbila@milliyet.com.tr Siyasilerden ve yazarlardan telkin