Suikastta resmi bağlantı işareti

CHP Genel Başkanı Baykal, Yasin Hayal'in ifade değiştirerek Erhan Tuncel'i suçlamasının, Dink suikastında resmi bağlantı kuşkusunu artırdığını söyledi

CHP lideri Deniz Baykal, Hrant Dink suikastı sonrasında yaşanan gelişmelerin olayda, "resmi bağlantı" olduğuna dönük işaretler bulunduğunu düşünüyor. Baykal, Münih yolunda gazetecilerin sorularını yanıtlarken, Hrant Dink suikastının azmettiricisi olarak tutuklu bulunan Yasin Hayal'in, "muhbir" olduğu iddia edilen Erhan Tuncel'le ilgili sözlerinin resmi bağlantı kaygısını ve kuşkusunu artırdığını söyledi. CHP lideri, Erhan Tuncel'in arkasındaki halkanın da ortaya çıkmaya başladığını ifade ederken, emniyet teşkilatını ima etti. Baykal, olayda, "üç halka" olduğunu belirterek şöyle devam etti:"Birinci halka icra eden, Ogün Samast, ikinci halka icra edenin arkasındaki Yasin Hayal, üçüncü halka Yasin Hayal'in arkasındaki Erhan Tuncel ve onun arkasındakiler." Üçüncü halka Baykal, Yasin Hayal'in Erhan Tuncel'i işaret ederken, gerçeği söylemiş olabileceği üzerinde durdu ve şöyle devam etti:"Yasin Hayal, gerçeği söylemek durumunda kalmış olabilir. İddiası dikkatle tahkik edilmelidir. Erhan Tuncel'in Hayal'in arkasında düşünülenden de daha etkin rol oynamış bir kişi olduğu, bu olayda yönlendirici aktif bir rol oynadığı netlik kazanırsa çok daha vahim bir manzarayla karşı karşıya olduğumuz ortaya çıkar. O zaman emniyetin resmen istihbarat elemanı olarak kullandığı bir kişinin bu işin planlanmasında da aktif rol oynadığı anlaşılır. Bunu sadece bir kişinin oyunu olarak anlamak da güçleşir. Senaryoyu yazanın sadece bir kişi olduğunu düşünmek zorlaşır. Resmi bağlantıya ilişkin kaygılar yükselir.Erhan Tuncel'in bu olayı kişi olarak tek başına planlayıp uyguladığını, koskoca emniyet müdürlerini, daire başkanlarını piyon olarak kullandığını tasavvur etmek imkânsız hale gelir. Çok daha ciddi sorumluluklar ortaya çıkar. Olayın bir lümpen gencin inisiyatifinden ibaret olduğunu düşünmek çok güçleşir." Resmi bağlantı Baykal, Erhan Tuncel'in resmi kişilerce yönlendirilmiş olabileceği kuşkusu üzerinde de şöyle durdu:"Resmi çerçeve içinde birilerinin onları yönlendirmiş olabileceği ortaya çıkar. Ve olay, emniyet teşkilatı ve arkasındaki siyasi kadroyu çok ciddi sorumluluk altına sokar. Hayal'in iddiaları doğru olmasa da yaşanan olaylar göstermiştir ki, İçişleri Bakanlığı ve emniyet teşkilatının kadrolarının izlediği güvenlik politikası yanlıştır. Bunun sonucunda Türkiye, çok ağır bir bedel ödemiştir. Bunun ötesinde, olayın resmi himaye ve yönlendirmeyle gerçekleştirilmiş olduğu ortaya çıkar. O zaman da, hiç tereddütsüz, hükümetin İçişleri Bakanı'nın ve Başbakan'ın çok ciddi sorumluluğu gündeme gelebilir." 'Resmi yönlendirme' Baykal, muhbir olduğu öne sürülen Erhan Tuncel'in suskunluğunu da anlamlı buldu ve şu yorumu yaptı:"Erhan Tuncel'in sükûtu da arkasında bir güvenin olduğunu yansıtmaktadır. Olayın üçüncü halkası ortaya çıkıyor. Ne denmişti, ne denilmişti, bu olay faili meçhul kalacaktı denilmişti. Bunun ne anlama geldiği anlaşılıyor. Failin, cinayeti işledikten sonra büyük bir özgüven ve rahatlık içinde elini kolunu sallayarak giysilerini bile değiştirmeye gerek duymadan memleketine gitmeye yönelmiş olması, kuşkulu rahatlığı, bu gelişmelerin ışığında anlam kazanmaktadır. Bu, arkasında belirli bir güven duygusunun yansıması olarak da değerlendirilebilir. Zaten bu kişinin (Ogün Samast) yakalanması da özel güvenlik kamerası sayesinde olmuştur. Basın bu fotoğrafları yayımlayınca ailesi emniyete gitmiştir. Yoksa o da olmayacaktı."CHP lideri, Ogün Samast-Yasin Hayal-Erhan Tuncel ilişkisinde Tuncel'in arkasındaki bağlantıların resmi makamları ve emniyet içinde resmi kişileri işaret ettiği kanısını taşıyor. 'Güvendikleri kim?' CHP lideri Deniz Baykal, Münih'e uçarken uçakta gazetecilerle sohbet etti. Gazetecilere çikolata ikram eden Baykal, "Tatlı yiyip acı konuşacağız. Maalesef ülke gerçekleri böyle" dedi. Baykal için Almanya'da sıkı güvenlik önlemleri alındı. Zırhlı araç tahsis edilen Baykal'a ayrıca yakın koruma da verildi. fbila@milliyet.com.tr 'Tatlı yiyip acı konuşacağız'