Tantan'dan Alkatraz modeli

Tantan'dan Alkatraz modeli


       Devlet bir yandan banka soyan beyaz yakalı çetelerle uğraşırken, bir yandan cezaevlerinde mafya çeteleriyle mücadele halinde.
       En son Uşak Cezaevi'ndeki görüntüler, ortaya koydu ki, cezaevlerine devlet değil, çeteler hakim. Uşak Valisi Ayhan Çevik aylardır yaptığı gibi dün de bu gerçeği kamuoyuna bir kez daha açıkladı.
       Devlet cezaevlerini çetelerden nasıl geri alacak?
       Bu soruyu dün İçişleri Bakanı Sadettin Tantan'a yönelttik.
       Tantan, çeteleri devletteki uzantılarıyla birlikte temizlemeye kararlı olduklarını vurguladıktan sonra, üzerinde çalıştığı bir modeli açtı:
       - Bir çalışma yapıyoruz. İnfaz yasası düzenlenerek cezaevleriyle ilgili bu sorun çözülebilir. Düşüncemiz şu: Vatandaşın `çete' diye isimlendirdiği organize suçlardan hüküm giymiş mahkumları bir adadaki cezaevinde toplamak. Bu hem onların kontrolünü kolaylaştırır, hem de diğer mahkumları rahatsız etmelerini önler. Hem cezaevinin giriş çıkışı, hem de mahkumların hal ve hareketlerinin denetimi çok daha kolay olur. Arkadaşlarım bunun üzerinde çalışıyorlar. Bir ada cezaevini, bu tür mahkumlar için ayırmak en iyi çözüm gibi görünüyor.
       Tantan, bunun Batı ülkelerinde örnekleri olduğunu vurguluyor.
       Tantan'ın modeli ABD'nin ünlü Alkatraz Cezaevi'ni anımsatıyor. Alkatraz Kuşçusu filmiyle ünlenen ada cezaevi, bir esin kaynağı olabilir.
       İçişleri Bakanı'na İmralı, Yassıada'yı anımsatarak bir ada saptanıp saptanmadığını soruyoruz:
       - Henüz belli değil. Arkadaşlar çalışmalarını sürdürüyorlar. Düşündüğümüz model bu.
       Tantan, ayrıca Türkiye'de cezaevlerinin mahkumların para kazandıkları yerler haline geldiğine de dikkat çekerek şu değerlendirmeyi yapıyor:
       - Adamlar cezaevinden salma salıyorlar. Mahkumları, yakınlarını haraca bağlıyorlar. Her şeyi alıp - satıyorlar. Para kazanıyorlar. Sanki dışarıdalarmış gibi bütün yeraltı faaliyetlerini sürdürüyorlar. Buna mutlaka son vermemiz gerekiyor. ABD'de mahkumlar ya çalıştırılıyor ya da cezaevi giderlerine katkıda bulunmaları sağlanıyor. Bizim gibi adamları besleyen başka ülke kalmadı. Olaya bu gözle de bakmamız lazım. Cezaevlerinde yan gelip yatarak devletten beslenmek yerine, üretime sokulmaları gerekir. Ellerinden bir iş geliyorsa o alanda çalışmaları, cezaevine katkıda bulunmaları, ayrıca topluma kazandırılmalarını kolaylaştıracak uğraşlarla eğitilmeleri çok yararlı olur. Cezaevi olayına bu gözle de bakmaya çalışıyoruz.
       Çetelerin cezaevi hakimiyetleri, "pazarlık" yöntemiyle kökünden çözülemez.
       Adalet Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı'nın sorunu temelden çözecek yasal ve idari önlemlere ilişkin taleplerinin bir an önce karşılanması hükümetin ve Meclis'in öncelikli görevi olmalı.



Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr