Türkiye’ye dışarıdan bakanlar ne görüyorlar?

Eski Genelkurmay Başkanı “terör örgütü lideri” suçlamasıyla içeride...MİT Müsteşarı, “KCK’lı olmaktan” ifadeye çağrılmış...

Yakasından paçasından çekiştirilen bir devlet görüyorlar: Eski Genelkurmay Başkanı “terör örgütü lideri” suçlamasıyla içeride...
MİT Müsteşarı, “KCK’lı olmaktan” ifadeye çağrılmış...
PKK’yı MİT kurdurdu, Türk Silahlı Kuvvetleri, besleyip büyüttü iddiası gündemde!
KCK’yı da MİT kurdurdu ve yönetiyor iddiası ortaya atıldı!
KCK operasyonlarını yürüten iki şube müdürü, MİT Müsteşarı’nın ifadeye çağrıldığı gün görevden alındı!
Baskına uğrayan birliklerin komutanları, PKK ile işbirliği yapmakla suçlanıyor!
PKK’ya karşı başarılı operasyonlar yapılırken Uludere faciası yaşanıyor; bu emri kim verdi, istihbarat nereden geldi sorusu ortada duruyor!
Emniyet MİT’e, MİT Emniyet’e güvenmiyor.
PKK ile gizli müzakere yürütülüyor ama müzakere sızdırılıyor!
Sonra niye masaya oturdunuz diye, soruşturma açılıyor!
PKK’dan hesap soramayanlar, Genelkurmay Başkanı’ndan; KCK’dan hesap soramayanlar MİT
Müsteşarı’ndan hesap soruyor!
Bizim bildiğimiz PKK da KCK da Öcalan’ın kurduğu, kurdurduğu örgütler ama TSK’yla MİT’in yakasına yapışılmış durumda...
Meclis’te milletvekilleri yumruklaşıyor, tekmeler, tokatlar havada uçuşuyor!
İşte böyle bir Türkiye Cumhuriyeti Devleti görüntüsü var!
Hem de Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’ün daha birkaç gün önce “devlet organları arasında uyumlu çalışmayı gözetme görevi” gereği yasama, yürütme ve yargı organları başkanlarıyla toplantı yapmış olmasından sonra görünen bir manzara...
Manzaranın gösterdiği, devletin çok acil bir onarıma ihtiyacı olduğu ve hızla toparlanması gerektiğidir.
Bu aşamada gelişmeleri tatsız bulduğundan kuşku olmayan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül’e görev düşüyor.

‘Avukatıma sorayım’ dönemi
Bu gelişmelerin sivil ve askeri bürokraside olumsuz etkileri olacaktır.
Bürokratlar zaten tedirgin:
Artık devlette bir kâğıda imza atmak, bir emri yerine getirmek eskisi kadar kolay değil.
Terörle silahlı mücadeleyi yürüten askeri cephede olsun, siyasal alanda, çözüm arayan sivil cephede olsun talimat alan bürokratın, “bir avukatıma sorayım” dönemine doğru hızla ilerliyoruz.
Çiçek’in çözümü
Gelelim Meclis’te uçuşan tekme tokada...
Devlet hızla kilitlenmeye sürüklenirken, sorunların çözüm yeri olan Meclis’te, 200 kadar milletvekili birbirine girdi, kürsü işgal edildi...
Mesele, öneriler hakkında konuşma süresi....
Muhalefet sesinin kısılmak istendiği gerekçesiyle iktidarın getirdiği öneriye karşı çıkıyor, karşı çıkmakla kalmıyor, kürsüyü de saatlerce işgal ediyor...
Meseleye bakalım:
Grup önerileri hakkında konuşma süresi...
İktidar bu sürenin kısaltılmasını istiyor. Dört grup, Genel Kurul’da öneri veriyor, hepsinin gündeme alınıp alınmaması üzerinde konuşmalar yapılıyor ve bu Meclis’e ortalama 3 saate mal oluyor.
Muhalefet, iktidar grubunun öneri getirip Genel Kurul gündemini değiştirmesinden, “milletvekillerimiz hazırlık yapma imkânı bulamıyor” diye şikâyetçi.
İktidar bu duruma karşı, öneri getiren 10’ar dakika, muhalefet partileri de 5’er dakika konuşsun diyor, muhalefet kabul etmiyor.
Araya Meclis Başkanı Cemil Çiçek giriyor...
Salı günü sadece denetim günü olsun, bunları o gün konuşalım önerisinde bulunuyor.
Kabul görmüyor....
“Peki” diyor, “Her gün konuşulsun, önergeyi veren 10 dakika konuşsun, diğer üç parti 3’er dakika ki, saatler almasın.”
Veya diyor her parti 5’er dakika konuşsun...
Bu önerilerle Çiçek, tekmeli tokatlı süreci sakinleştirmeyi başarmış görünüyor.
İktidar da önerisini geri çekmiş durumda...
Haftaya kadar bir uzlaşma bekleniyor...
Ankara’nın kısa bir özeti böyle....

DİĞER YENİ YAZILAR