Fikret Bila

Fikret Bila

fbila@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi’nde nefes nefese bir oylama izledik. Basket maçı izler gibi. Her dakika skor değişiyordu. Canlı yayında, “Bir evet oyu daha geldi, şimdi bir hayır oyu izledik” gibi haberlerle hop oturup hop kalktı Ankara...
Sonuçta Komite, Ermeni soykırım iddiasıyla ilgili tasarıyı, 22’ye karşı 23 oyla kabul etti. Komite Başkanı Howard Berman, tasarıyı geçirebilmek için oylamayı sürekli uzattı ve nihayet evet oyları hayır oylarını geçince, sonucu ilan etti.

Canlı saçmalık
Oylamanın canlı olarak televizyonlardan verilmesi aslında olayın saçmalığını da gözler önüne serdi. Görüldü ki, birçok Kongre üyesi, olaydan, sorundan bile haberdar değil. Danışmanlarıyla salona girip onların işaretine göre oy veren Kongre üyeleri gördük.
ABD Temsilciler Meclisi Dış İlişkiler Komitesi üyeleri bir oy farkla Türklerin Ermenistan’a “soykırım” uyguladığına hükmetmiş oldular. Ermeni ve Türk lobilerinin karşılıklı mücadeleleri Ermeniler lehine sonuçlandı.
Bu oylama da gösterdi ki, bu tür iddialar parlamentoların işi değil. Siyasetçilerin vereceği kararlarla soykırım yapıldığına hükmedilemez. Yasayla soykırım tespiti olmaz.

Tarihçiler çalışmalı
Türkiye her yıl bu filmi yeniden görüyor. Genellikle 24 Nisan yaklaşırken, bu sorun baş gösteriyor. Tam bu tarihte zirve yapıyor, bir yıl sonra yeniden canlandırılmak üzere külleniyor.
Eğer ortaya tarihi bir iddia atıyorsanız, bu iddiayı araştıracak olanlar bilim insanlarıdır. Ermenistan ise başından beri buna yanaşmıyor. Tarihçilerin ortak çalışması yerine diaspora gayretleriyle, parlamentolardan yasa çıkarmaya uğraşıyor. Ama gerçeğin araştırılmasına katkı vermiyor, arşiv çalışmalarına direniyor.
Tarihçi ve diğer sosyal bilim adamlarının yapacağı çalışma yerine siyasetçilerin parmak kaldır, parmak indir hesabıyla Türkiye’yi mahkûm etmeye çalışmalarının bir geçerliliği yok.

ABD’nin çelişkisi
Doğal olarak Ankara, tasarının Komite’den geçmesine çok sert tepki verdi. Washington Büyükelçimiz Namık Tan’ı istişarede bulunmak üzere Ankara’ya çağırdı. Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Tan’ın Ankara’da kalış süresinin uzayabileceğini söyledi. İncirlik’in kapatılması bağlamında sorulan soruya “hayır” yanıtı vermedi. Neler yapılacağı konusunda istişarenin devam edeceğini, gerekirse muhalefet partileriyle bu konunun ele alınacağını söyledi.
Ayrıca ABD’nin Ankara Büyükelçisi James Jeffrey, Dışişleri Bakanlığı’na çağrıldı. Ankara’nın tepkisi iletildi.
Her ne kadar ABD Büyükelçisi Jeffrey, Komite’nin kararıyla ABD yönetiminin mutabık olmadığı mesajları verdiyse de, Ankara’yı ikna edemedi.
Bu süreçte ABD’nin düştüğü çelişkiyi de anımsatmak gerekir. Türkiye, Ermenistan’la bir anlaşma sağlanması yolunda adım atarken ABD Başkanı Barack Obama’nın Ankara’da yaptığı temaslar ve TBMM’deki konuşmasından destek almıştı. Türkiye ile Ermenistan’ın uzlaşmalarının önemli adımı olarak görülen protokollerin imza töreninde başta ABD Dışişleri Bakanı Hillary Clinton olmak üzere önemli Rusya ve Avrupa ülkelerinin dışişleri bakanları da büyük bir memnuniyet ve heyecan içinde törene katılmışlardı. Obama, “Ermenistan’la sorunlarınızı çözün” tavsiyesine uygun davranan Türkiye’den memnundu.
Ancak Obama yönetimi, Ermeni soykırım tasarısının Dış İlişkiler Komitesi’nden geçmesini engelleyemedi. Şimdi bundan sonrasına bakılacak. Tasarı, Temsilciler Meclisi’ne inmesin diye gayret gösterilecek.
Hiçbir bilimsel değeri olmayan, yıllarca tekrarlanan, anlamsız bir süreç yeniden yaşanacak.