Yedi benzemez

Yedi benzemez



Suriye'nin başkenti Şam'da toplanan "Irak zirvesi" sona erdi. Zirveye davet edilen Irak Geçici Yönetimi'nin Dışişleri Bakanı Hoşyar Zebari, Şam'a gitmedi.
Gidemezdi, çünkü ABD'li büyükleri izin vermediler.
Savaş öncesindeki girişimler de gösterdi ki, Washington, Türkiye ve İran'ın da içlerinde bulunduğu bir "Arap bloku" görüntüsünden hoşlanmıyor. Kaldı ki, bu eksendeki girişimler de Washington'u yönlendiremediği gibi sonucu da etkili olmuyor.
Kaldı ki, zirveyi gerçekleştiren ülkelere bakıldığında, ortak bir tutum almaları ve bunu ısrarlı sürdürmelerinin mümkün olmadığı da açıkça görülüyor.
"7 benzemez" ülkenin, ABD'ye karşı ortak bir güç oluşturmaları zaten olası değil.
Şam zirvesi, bazı gerçeklerin bir kez daha görülmesi açısından faydalı oldu. Şöyle ki:
1- Bağdat'ta iplerin Irak Geçici Yönetimi'nde değil, ABD'de olduğu bir kez daha anlaşıldı. Zebari'nin, ABD'nin izni olmadan hareket edemeyeceği görüldü.
2- 7 benzemez ülkenin Arap eksenli bir blok politikası güdemeyecekleri belli oldu.
Ülkelere bakalım...
Ürdün ve Kuveyt'in, Şam'daki tutumu, Irak'ta işlerin iyi olduğu ve bir daha böyle bir zirveye gerek olmadığı yönündeydi. Söyleyene değil söyletene bakacak olursak, Ürdün ve Kuveyt ABD'nin mesajını iletmiş oldular. Ürdün ve Kuveyt, ABD güdümünde olduklarını bir kez daha kanıtladılar.
İran'ın ABD'yle ilişkilerindeki gerginlik ortada.
Suriye'nin ise Irak'tan sonra ABD ve İsrail'in hedefi durumunda olduğu da biliniyor.
Mısır, Arap liginin lideri havasında ama ABD'nin dümen suyundan milim sapacak hali yok.
Türkiye'nin, Irak'a asker göndermek üzere tezkere çıkarmış Türkiye'nin, çıkaramadığı tezkere sonrasında da çıkardığı tezkere sonrasında da ne İsa'ya ne Musa'ya yaranamadığı bir diğer gerçek...
Bu koşullarda Ankara'nın Araplarla blok havasına girmesinin pratik ve politik bir yararı yok...
Belki bunun yerine bölgedeki ülkelerle ikili görüşmeler yapılması, ikili ilişkilere dayalı politikalar geliştirilmesi çok daha yararlı...