Yılmaz'la söyleşi

Yılmaz'la söyleşi


NTV'nin "Yeni Hükümet Yeni Umutlar" programının son konuğu ANAP lideri Mesut Yılmaz'dı.
Program sonrasında Sedat Ergin, Tayfun Devecioğlu ve Murat Yetkin'le birlikte ANAP lideriyle sohbet olanağı bulduk.
İlk konu tele - kulak skandalı...
Yılmaz, polisin yasal çerçeve içinde teknolojiyi kullanması gerektiğini savunuyor.
"ABD, Apo'yu böyle belirledi" diyor:
"ABD'nin elindeki sistem suçluyu ses tonundan izleyebiliyor. Öcalan'ın Rusya'daki yerini böyle tespit etti. İtalya'ya geçtikten sonra cep telefonu kullanmayı bu yüzden bıraktı."
Türk polisinin de bu yöntemle terörle mücadelede önemli sonuçlar aldığını vurguluyor.
"Ancak" diyor:
"Bu tür çalışmanın yasal çerçevesi belirlenmeli. Polis teşkilatı, siyasetin tümüyle dışında bırakılmalı. Askerler de olduğu gibi şur'a sistemiyle tayin terfii yapılmalı. Bunu zorunlu görüyorum."
İstanbul polisinin yetki aşımıyla izleme - dinleme yapanlardan temizlendiğini söylüyor.
55. hükümetin düşürülmesinde etkili olduğunu düşündüğü "kasetler"in (Korkmaz Yiğit kasetleri) İstanbul İstihbarat eski Şube Müdürü Adem Demir tarafından kaydedildiğini düşünüyor. Bu kasetlerin Fikri Sağlar'a ulaştırıldığını ve 55. hükümeti düşürmek için kullanıldığını belirtiyor. Valiliğin müdahalesiyle Demir'in görevden alındığına ve DYP'den aday olduğuna dikkat çekiyor.
* * *
"Memurlar taleplerinde haklı" diyor Mesut Yılmaz:
"Enflasyon hedefi tutmayabilir. Hedef, memurun enflasyonun altında kalmaması olmalıdır. Ama bütçe olanakları yüzde 10 zamma müsait. Hükümetin eğilimi ise 15 - 20 arası. Bu da aşılırsa dengeler alt - üst olur. Şu anda TEFE yüzde 50, tüketici yüzde 63. Yılın ikinci yarısında yükselme eğilimi olur. İlk yarı memura yüzde 25 verildi. İkinci yarı düşük kalırsa enflasyonun altında kalmaları söz konusu olabilir."
Yılmaz, memuru haklı bulmakla birlikte olanakların da çok sınırlı olduğunu vurguluyor.
* * *
Yılmaz, Avrupa Birliği (AB) politikasının tümüyle değişmesi gerektiğini düşünüyor.
Türkiye'nin, Karadenizli fıkrasında olduğu gibi "Sen beni tanımıyorsan, ben seni hiç tanımıyorum" çizgisine gelmesini istiyor:
"Biz tam üye olacağız, diyoruz. AB olmaz, üye yapmam, diyor. Artık ısrar etmenin anlamı yok. Türkiye de AB'yi dışlayarak bir strateji izlemeli. Alternatifi var. ABD var, Türk cumhuriyetleri var. Dünyanın gözü burada. ABD yatırımları Türkiye'ye getirilmeli. AB'ye tam üyelik konusunda ısrarlı olmamalı."
* * *
Yılmaz, Yüce Divan'a gidecek mi?
"Bu konuda Meclis Başkanlık Divanı'nda koalisyon ortaklarımız yardımcı olacaklar. Gitmek istiyorum" diyor.
Peki, Yüce Divan'da aklanırsa hükümete girecek mi?
"Pek eğilimim yok" diyor Mesut Yılmaz:
"Partiyle ilgilenmeyi düşünüyorum. Partide bilgisayar bile çalışmıyor. Bir Web sayfası bile yok. Genel Merkezi de, 80 teşkilatı da masaya yatıracağız. Seçimde oy kaybetmemizin yüzde 10 - 20 nedeni bunlardır. Yüzde 80 - 90 nedeni ise konjonktüreldir. Çete, Korkmaz Yiğit olayı, hükümet düşmemiz, Öcalan'ın yakalanması gibi konjonktürel olaylar. Bunları halka izah edemedik."
Yılmaz, bir de espiri yapıyor:
"Eyüp Aşık da zaten, `halk çeteleri seçti' diyor."
Yılmaz, "önce kendi evimizi düzelteceğiz" diyerek, önümüzdeki dönemde partisine kapanacağının mesajını veriyor.




Yazara E-Posta: fbila@milliyet.com.tr