ABD’nin niyeti bozuk!

Eklenme Tarihi13.12.2017 - 1:02-Güncellenme Tarihi13.12.2017 - 1:02

ABD’nin dünya üzerinde dostu ve müttefiki olan tek bir ülke vardır; o da İsrail’dir!

Bunun manası da şudur: ABD herkesin anladığı şekilde bir devlet normuna oturmamaktadır.

Devletlerde gizliliğin olması ve hatta gizli devletin bulunması doğaldır. ABD’ninki bundan farklı olarak, gizliden de gizlidir!

Ama öyle bir zamanda yaşıyoruz ki gizlinin ömrünün kısalığı, gizlenmesine değmiyor. Hem o nasıl bir gizliliktir ki bilinmiş olsun? Bilinen şeyin saklısı, gizlisi mi olurmuş?

Gizli olarak bilinen mason örgütlerinin ipliği pazara çıkmadı mı?

İnsanın doğasında güce tapınma vardır. İnsanoğlu kafasında öldürdüğü Tanrı’nın yerine yeni bir güç keşfedip ona tapındı: O güç, her şeyi ama her şeyi satın alabilen paradan başkası değildi.

İşte paranın hüküm sürdüğü imparatorluğun tipik örneğini ABD’de görmekteyiz: Dünyanın en zengin 8 Yahudi ailesinin yönetiminde ve yönlendirmesinde olan bu devletin yönetim ve yönlendirmesinde de hemen hemen bütün dünya devletleri...

Bu da demektir ki İsrail’in arkasında ABD’nin olmasından ziyade, ABD’nin arkasında İsrail vardır.

Ne demek istediğimizin daha iyi anlaşılması için, dünya üzerinde ABD’den başka herhangi bir devletin merkez bankasının özel sektörün elinde olduğu başka bir devlet yoktur.

Yani FED (ABD Merkez Bankası) zengin Yahudi ailesinin elindedir; doları bunlar basıp ABD’ye satarlar. J. F. Kennedy dolar basımını bunların elinden almak isteyince, bunu canıyla ödemiştir!

İsrail tüm dünyanın gözleri önünde bebekler dahil, sivilleri misket bombalarıyla katlederken işlediği terörist devlet suçunu görmezden gelip BM Güvenlik Konseyi’nde VETO eden ABD’den başkası olmadı.

Bugün de aynı İsrail devleti terör suçu işlemeye devam ediyor. Trump’a Kudüs’ü İsrail’in başkenti ilan ettiren ve ABD Büyükelçiliği’nin Tel Aviv’den Kudüs’e nakil kararını verdiren de mahut Yahudi gücüdür.

Diğer bir ifadeyle, Trump buna memur ve mecburdur.

İpleri İsrail’in elinde olan bir ABD’nin niyeti asla düzgün olamaz; dün ak dediğine bugün kara demeye, dünya kamuoyu nezdinde rezil ve rüsva olma pahasına mecbur, hatta mahkûmdur.

Bakınız, İsrail kurulduğu günden (1948) beri Filistin’in topraklarını işgal ederek genişlemektedir.

Hedefi, para yerine koydukları Tanrı’nın kendilerine vaat etmiş olduğu kutsal topraklara sahip olmaktır. Arz-ı mevut denilen bu coğrafya Nil ile Fırat’ın arasıdır ki bu toprakların bir kısmı Türkiye’nin sınırları içindedir.

ABD’nin conileri boşuna Türkiye sınırında konuşlanmadı; PYD/YPG’ye ikinci İsrail’i kurdurmak için oradalar!

ABD’nin yanılgısı, Kudüs ateşini, Afganistan, Irak ve Suriye ateşleriyle karıştırmasıdır.

Bilmiyorlar ki tutuşturmak istedikleri bu ateş önce İsrail’i ve beraberindeki ABD’yi yakıp bitirmeden kıyamet kopmaz!