Adalet mülkün temelidir!

Cehaleti tahsil etmiş yığınla insan, ‘Adalet mülkün temelidir’ sözündeki ‘mülk’ kelimesini mal, mülk, zenginlik zannediyor. Zenginin adaleti de kendisi gibi olur deyip; akılları sıra, dünyadaki adaletsizliğe sebep uyduruyorlar.

Adalet mülkün (devletin) temelidir. Adaletsiz devlet zalimdir ve er ya da geç yıkılmaya mahkûmdur. Zira zülüm payidar olmaz (sonsuza değin devam etmez).

Adalet, hak ve hukukun galebe çalmasıyla vücut bulur. Bundan dolayıdır ki, hukukun üstünlüğü adildir, üstünlerin hukuku zulmün ta kendisidir.

Adaletsizliğin bizim toplumumuza yansımasında; üstünler hukuku hanesine ayrıca darbeler hukuku da eklenerek zulme tüy dikmiştir.

Bütün bu olumsuzlukların temelinde, halka rağmen iş görmek yatar. Demokrasiyle taban tabana zıt olan bu zihniyete göre halk hastadır ve hastaya ilaç sorulmaz, verilir!

Zorla da olsa, tatbik edilir!

İşte; ta ‘Taçlı demokrasi -Meşrutiyet’ döneminden bugüne gelinceye kadar, demokrasimizi taçlı olmaktan kurtardık ama istenilen kıvama bir türlü kavuşturamadık.

Demokrasimizin adına ‘ Çok partili parlamenter sistem’ deyip, Meclis’in duvarına da ‘Egemenlik kayıtsız şartsız milletindir’ yazdık; lakin bunların hepsi lafta kaldı. Göstermelik icraatlar, ölü yüzüne pudra sürmekten farksızdı.

Zira; Demokrasi halkın idaresi olmasına rağmen, biz hiçbir zaman halka güvenmedik ve halka rağmen iş görmeyi maharet bildik.

Bu yüzden hukuk sistemimiz ve adaletimiz hep ‘güdük’ kaldı. Demokrasi güdümlü olunca, hukukun güdük kalması kaçınılmazdı.

Bundan dolayıdır ki, bizim hukuk tarihimiz bir nevi hukuksuzluklar ve cinayetler tarihidir.

Yüz karası şu ifadeler, tuzu kokuttuğumuzun resmidir: ‘Sanıkların idamına, şahitlerin bilahare dinlenmesine!’, ‘Sizi buraya tıkan kuvvet böyle istiyor!’, ‘Bir sağdan bir soldan asalım, denge sağlansın!’…

Bakınız yarım asır önce İsmet İnönü şunu söylüyordu: ‘Şartlar tamam olduğunda, milletler için ihtilal meşru bir haktır!’

Bugün de Abdullah Gül; ‘İçişlerinizi düzenlemezseniz, darbe ve dış müdahale kaçınılmaz olur!’ diyor.

Görüldüğü üzere; bunca bedel ödememizi rağmen, demokrasi ve hukuk ve zihniyet bakımından bir arpa boyu yol alamamışız.

Cumhurbaşkanı Sayın Erdoğan ‘Adalet ve Yargı Reform Paketi’ni bayram öncesinde açıkladı. 9 amaç başlığı altında sunulan paketin her bir maddesine susamış bir toplumuz.

Bir an önce kuvveden fiile çıkartılması herkesin beklentisi.

FETÖ istilasından kurtulmaya çalışan yargıda yapılmak istenen bu reformlar, adil bir toplumun ayak sesleri mesabesindedir.

İstisnasız herkese lazım olan hukukun üzerine hep birlikte titremeliyiz.