Myanmar’da yaşamakta olan bir avuç Müslüman’a dünya dar ediliyor.

Dün Bosna’da sergilenen Müslüman kıyımı, yine bütün dünyanın gözleri önünde yeniden fütursuzca işleniyor ve başta sözde İslam âlemi olmak üzere, kendini medeni sanan Batı ve tüm dünya ülkeleri bu vahşeti seyretmekle yetiniyor.

Üstelik soykırımı yapan bu ülkenin lideri Nobel Barış Ödülü sahibi!

Yarın veya öbür gün bu ödülü (şayet o zamana kadar öldürülmezse) DAEŞ liderine de verirlerse hiç şaşırmayın!

Nasıl olur diye sormayın; DAEŞ’in kestikleri de Müslüman; bundan dolayı da o ödülü en ziyade o hak etmiyor mu?!

Dünyanın gidişatına bakın ki maddi imkânlar, teknoloji ne kadar gelişip ilerliyorsa, maneviyat aynı oranda geriliyor ve git gide büsbütün yok oluyor.

Dünyanın neresinde olursa olsun, envaiçeşit zulüm yapılan insanlar şayet Müslümanlar ise, vicdanlar derhal köreliyor ve dumura uğruyor.

Madde ve hırs tüm insanlığın (dinli-dinsiz) gözlerini kör, kulaklarını sağır edip, kalplerini mühürlemiştir.

Arakan’da çoluk çocuk, yaşlı, kadın demeden masum insanlar işkencelere tabi tutuluyor ve tek tek veya topluca kıyıma uğratılıp yakılıyor. Yanlış okumuyorsunuz; insanlar canlı canlı yakılıyor!

Zulme rıza zulümdür; ellerinden geldiği halde bu vahşeti dindirmeyenler aynı zulme ortaktırlar.

Arşı titreten bu mazlum ahlarının çıkmayacağını ve bedellerinin ödenmeyeceğini mi zannediyoruz?

Defnedilen o tabutlarda yalnızca işkence veya yakılarak şehit edilmiş Arakanlı kardeşlerimizin cesetleri taşınmıyor; o mazlum tabutlarıyla birlikte bütün bir insanlık, körelmiş vicdanıyla birlikte gömülüyor.

Petro-dolar milyarderleri olan şu İslam âleminin haline bir bakın hele; harim-i ismetlerinde ateş bacayı sarmış olduğu halde onlar, dolarlarını saymakla meşguller. Çil çil altınlarıyla beraber yerin dibine batırılan hemcinslerini ne çabuk unuttular?

Heyhat, Türkiye’nin dışında sesini çıkaran da yok!

Türkiye, sınır kapılarına dayanan Arakanlı Müslümanları içeri alması için Bangladeş hükümetine çağrıda bulunuyor ve bunlar için yapacakları masrafları karşılayacağını bildiriyor. Ama gelin görün ki bir İslam ülkesi olan Bangladeş, kan ağlayan Arakanlı Müslüman kardeşlerine kapılarını,              neden sonra ve ancak açabiliyor.

Kendilerine sığınmak isteyen din kardeşlerini Budistlerin insafsızlığına terk ettiler ve yapılan vahşeti yalnızca seyrettiler.

Müslüman geçinenlerin bu denli vurdumduymazlığından cüret alan Budistler, cinayetlerini her geçen gün sistemli bir şekilde artırıyorlar. 

Bilmiyorlar ki bu halleriyle mazlum kanlarında boğulacak olanlar, Budistlerden önce vicdansız Müslümanlardır!

Etiketler