Bahçeli ve milli duruş

Eklenme Tarihi15.04.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi15.04.2019 - 8:15

‘Milli bekamız her şeyin önündedir’ diyen ve bu fikir doğrultusunda milli siyaset üretip, milli duruş sergileyen Sayın Devlet Bahçeli, Türkiye’nin son yirmi senesindeki istikrarın en büyük destekçisi olan, örneği ender görülebilecek siyaset ve devlet adamıdır.

En yakın (!) müttefiklerimiz tarafından dahi kuşatılmışlığımızı görmeyen ve tüm dertleri koltuk olan siyasetçileri gördükçe millet ve ülke adına üzülmemek mümkün değildir.

Zira istiklali elinden alınan bir ülkenin tüm belediye başkanlıklarını alsanız ne yazar, almasanız ne? 

Muhalefette olmasına rağmen, Sayın Bahçeli sergilediği milli duruşuyla ülke siyasetine yön vermiş ve ülkenin onuruyla birlikte, ülkeyi kaosa sürüklenmekten kurtarmıştır.

Milletimiz de, onun bu denli duruşunu takdir etmiş ve MHP’ye bir büyükşehir, on il ve toplamda 235 belediye başkanlığı kazandırmıştır.

Seçim sonuçlarını değerlendirirken, partilerin oy dağılımının en sağlıklı göstergesi il genel meclisi oylarıdır. Buna göre MHP’nin aldığı oy oranı yüzde 18.1’dir.

 Malum; Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin ilk mahalli idareler seçimini yaptık. Sistemin aksaklıklarını yaşayarak görüp giderecek ve en mükemmeli bulup uygulamaya çalışacağız. Bunun için de önümüzde 4,5 yıllık uzunca bir süre var.

Sayın Bahçeli’nin; ‘ Yalnızca Büyükşehir başkanlarını seçelim, o da ilçe belediye başkanlarını belirlesin’ önerisi, başkanlık sistemine uygun bir modeldir. Tartışılıp değerlen- dirilmelidir.

Ankara’daki seçimleri demokratik zafiyet olarak niteleyen MHP lideri; ‘ Bize göre ilçe belediyelerindeki iradenin büyükşehire yansımaması kafa karıştırıcıdır. Mahalli idarelerde onarım elzemdir. Yerel yönetim yasası değişikliğini, TBMM’ye gelmesi halinde destekleyeceğiz’ dedi.

Bir kısım aklı evveller, Sayın Bahçeli’nin bu çıkışını; ‘ Eyalet sistemine yeşil ışık yakılıyor’ diye algıladı. Sayın Bahçeli’nin işaret ettiği gibi; ‘Sözü bu şekilde çarpıtmak ahmaklıktır, cahilliktir, hatta utanmazlıktır.

Zira Türkiye’yi eyaletlere bölmeyi amaçlayan alçaklara hizmet edenler bellidir. Kürdistan çağrısı yapan siyasi teröristlerle hedef ve emel birliği içinde olan köksüzler bilinmektedir…’

Sayın Bahçeli bu teklifiyle yöneticileri ‘topal ördek’ halinden kurtarmak istemektedir. Verdiği Ankara örneği de çok yerindedir. Nitekim Ankara’da Büyükşehirle yalnızca üç ilçeyi bir parti, 22 ilçeyi ise karşı parti kazanmıştır. Büyükşehirdeki belediye meclis üyelerinin dağılımı da, 105’e 43 olarak başkanın aleyhinedir.

Böylesine uyumsuz bir yönetim önemli kararların altına nasıl imza atabilecektir?

Merkezi yönetimle yerel yönetimin ve yerel yönetimin de kendi içinde uyumlu çalışmasının kime ne zararı var? Zaten başkanlık sistemine de bunun için geçmedik mi?

Belli ki, onlarca yıl bize patinaj yaptıran parlamenter sisteme özlem duyanlar, ne Sayın Bahçeli’yi ve ne de başkanlık sisteminin esprisini anlıyorlar.

Etiketler