Ülkemizde milli duyarlı-lığı olan her vatanseverin Sayın Devlet Bahçeli’yi takdir etmesi gerekir. Zira Sayın Bahçeli’deki devlet adamlığı kumaşı pek az siyasetçide vardır.

Başında bulunduğu MHP ülkemizin en köklü ve olmazsa olmaz partilerinden biridir. Zira çakalların ve hatta sırtlanların sürü halinde gezindiği yerlerde bozkurtların olmaması düşünülemez!
Bahçeli, demokrasimiz ne zaman tıkansa, kilit durumundaki partisine işlerlik kazandırarak ülkenin önünü açmıştır. Nitekim CHP’nin ve o günkü ‘güdümlü’ Anayasa Mahkemesi’nin, Meclis’in açılması için şart gördüğü 367 garabeti ancak Sayın Bahçeli ve MHP sayesinde aşılabilmiştir.
Vatanseverlik ve sorumluluk bunu gerektirir ama gelin görün ki bu hali, diğer muhalefet partilerine bir türlü anlatamadık! O kafa körü körüne, yalan dolan ve envaiçeşit iftiralarla iktidara karşı olmayı ve hatta iktidarı çalışamaz kılmayı muhalefet etmek zannediyor!
Sittin senedir bu yöndeki muhalefetin para etmediğini görmelerine rağmen hâlâ aynı yönde ısrar ediyorlar. Yalan ve iftiralarla siyaset yapılabileceğini sanıyorlar.
Muhalefet olmak demek, dürbünün hep ters tarafından bakmak değildir. 
Düz tarafından bakıp, yapıcı eleştiri yapmayı bir türlü akıl edemiyorlar! Bir edebilseler; halkın teveccühü onlara yönelecek ama...
Üst üste yapılan onca darbeyi görmezden gelmek ve bunları kontrollü darbe diye nitelemek, muhalefetin hırsının aklını örttüğüne işarettir! Diğer bir ifadeyle, eğer bu söylemler, sağlıklı bir düşüncenin ürünü ise, bilmek lazımdır ki bu ağız FETÖ ağzıdır.
FETÖ ile paralel yürüyüşün ağzıdır.
Sayın Bahçeli ülkenin beka sorununu gördü ve söz konusu devletin olduğu yerde gerisi teferruattır demesini bildi ve gereğini en iyi şekilde yaptı ve yapıyor.
Ülkenin içeriden ve dışarıdan kuşatılmışlığını görmemek için kör olmak lazımdır. Gördüğü halde görmezden gelen yahut bunu önemsemeyen, ‘dalalet’ ve hatta ‘hıyanet’ içinde değil de nedir?
Böyle bir ortamda şahsi hesaplar, parti hesapları yapılır mı?
Bilakis, yapıcı muhalefet yapmak ve doğru gördüklerinde iktidarın yanında yer almak prim kazandırır. Yalanla, dolanla, iftirayla yalnızca yıkmaya endeksli muhalefet, sağduyu sahibi halkın desteğini kazanabilir mi?  
Malum, başkanlık sisteminin önünü Sayın Bahçeli açtı. Şimdi de bu durumu kuvveden fiile çıkarabilmek için AK Parti ile ortak hareket edeceğini söylüyor.
Başlattığı işi bitirmek istiyor; kuşatılıp kıskaca alınmak istenen ve savaş halinde bulunan bir ülke için, birlik, beraberlik ve istikrardan daha elzem ne olabilir?
Kinim dinimdir diyerek şahsi hesapları uğruna devletlerini düşmana peşkeş çekmek isteyen zihniyete karşı önce devletim, sonra da devletim diyen Sayın Bahçeli’nin tavrı her türlü takdirin üzerindedir.