Barzani belli ki hisleriyle hareket ediyor veya ettiriliyor!

Babası Mustafa Barzani yarım asır müddetle ABD’ye bel bağladı ve sonunda sillesini yiyerek İran’a zor sığındı. O da, oğlu gibi bir ömür boyu bağımsız Kürdistan devleti için yanıp tutuştu.

Kader ağlarını ördü ve Kuzey Irak’ta otonom bir bölge ilan ettiler; bu durumu merkezi idare de tanıdı, dünya ülkeleri de kabullendi.

Eh birader! Kabına sığsana; aklınla hareket etsene!

Merkezi idareden kazanımlarını arttırmaya bakacağına, bağımsızlık peşine düştün!

Bir an için bağımsız bir devlet olduğunu düşünelim; dünyaya tek çıkış kapın Türkiye’den; Türkiye de senin bağımsızlığına karşı. Hatta mevcut kazanımlarını bile kaybettirmekte kararlı. Sen hangi akla hizmetle bağımsızlık hayali peşine düştün?

Şahdamarın düşmanlarının elinde iken, sana yaşama şansı verirler mi?

Durduğun yerde durup, palazlanmaya ve halkının mutluluğunu arttırmaya baksana!

Kimlerin ipiyle kuyuya indiğine dikkat et; onların ne denli umurundasın? Baban kimselerin umurunda oldu mu ki, sen olasın?!

Bak; ABD PYD’yi en ağır silahlarla donatıyor; onlara da aynı şekilde: tavşana kaç diyor! Tavşanı yakalayacak tazı hanginizsiniz?

Aportta bekleyen bunca yabani varken, sana yedirirler mi o tavşanı?

Bu denli zor, çetin ve netameli coğrafyada Türkiye gibi büyük bir ülkenin bile hangi zorluklarla karşılaştığını ve onlarla mücadele etmekte olduğunu görüp ibret alsana!

Haa! Semiz bir itin kuyruğunun altında kene olarak yaşamak isterseniz, o başka! Ona yaşamak veya yaşatmak denirse tabi!

Büyük İsrail’in ve Büyük Ermenistan’ın oltalarında yem yapılmak istendiğinizi bir türlü görmüyorsunuz!

Faraza devletçiğinizi kursalar bile, bunun ömrünün ne kadar olacağını düşünüyorsunuz? Daha dün kurduğunuz ve yalnızca bir yıl bile yaşatamadığınız Mahabad Devletinizi ne çabuk unuttunuz?

Hislerinle hareket ettiğin nasıl da belli: Gözlerini bir de petrol şehri Kerkük’e dikmişsin! Yahu! Kerkük bir Türk yurdu olmasına karşın ve Misak-i Milli dahilinde olmasına rağmen elimizden alındı. Türk’e reva görülmeyen petrol, Kürde peşkeş çekilir mi?

Bütün dünya bu petrolün kavgasını verirken, sana yedirirler mi?

Kürtlerin rahat ve huzurlu hayat sürdürebilmesi; tarih boyunca olduğu gibi yalnızca Türklerin, Türkiye’nin dostluğuna bağlıdır.

Düne kadar memurlarınızın maaşlarını ödeyemiyordunuz; imdadınıza Türkiye’den başkası yetişmedi. Dostluğun kadrini bilmek yerine; gerçek dostunuzun güvenliğini tehlikeye atacak kararlara imza atıyorsunuz.

Türkiye, iyilik yaptıklarından kötülük görmelere alışıktır.

Unutmayın: ‘Nush (nasihat) ile uslanmayanı etmeli tekdir;

Tekdir ile uslanmayanın hakkı KÖTEKTİR!’