Mızrak çuvala sığmıyor; Almanya seçimlere giderken Türk ve Türkiye düşmanlığına sahne olmayı sürdürüyor. Alman liderler, önceleri bu durumu gizliyor ve hatta inkâr ediyorlardı ama öncelikle 15 Temmuz darbe girişiminden sonra, bu tavırlarını aleni olarak sergiliyorlar.

Seçimler öncesi düzenlenen Merkel-Schulz düellosuna Türkiye düşmanlığı damgasını vurdu. Her iki lider de seçimleri kazanıp başbakan oldukları takdirde, Türkiye ile AB arasındaki müzakereleri sonlandırmayı talep edeceklerini söylediler ve hatta daha da ileri giderek, Türkiye düşmanlığı açıklamalarına seyahat yasağını bile eklediler.

Türkiye insanlık yapıp, mültecileri kendi topraklarında barındırıp Avrupa’ya göndermezken, onlar, Türklere karşı seyahat yasağını konuşuyorlar!

Başta Almanya olmak üzere AB ülkelerine en güzel cevap, sınır kapılarını ardına kadar açıp mültecileri oralara boca etmekti ama Türkiye bunu neden yapmıyor, hâlâ anlayabilmiş değiliz!

Taahhüt ettikleri mültecilere yardım paralarını vermedikleri gibi, işin tüm mali külfetini çeken ve milyarlarca lira ödeyen Türkiye’yi hedef tahtasına koyuyorlar.

Türkiye düşmanlığı üzerinden yarışarak seçimlerde prim yapmaya çalışıyorlar.

Almanya, ABD’nin Avrupa’da ileri karakollarından biridir ve dün olduğu gibi bugün de Türkiye hayırlı rüya görmedi ve görmez.

Türkiye ile savaş halinde olan envaiçeşit terör örgütlerini ülkesinde barındıran ve onlara her türlü desteği sağlayan Almanya, en son FETÖ’cüleri de sığınmacı kabul edip Türkiye’ye vermeyerek gerçek yüzünü gösterdi.

NATO’da dost ve müttefik bildiğimiz bu ülkeler, ülkelerine ihanet eden NATO’daki subaylarımızın kendilerine ilticalarını derhal kabul ettiler. Ne mene(m) dostluksa, NATO’daki Türk subaylarının menşe  (!) U.S.A. ve Germany yazıyormuş da haberimiz yokmuş!

Bu dost ve müttefiklerimizin yaptıklarını hiçbir düşman yapmaz, yapamaz.

Nasıl yapabilir ki? Hangi düşman, dost gözüküp içimize kadar girebilir ve bizim adımıza savaşacak subaylarımızı devşirip, bize karşı kullanabilir?

Savaş düzeni halindeki karşılıklı iki orduyu düşünün; birinin komutanı ve kısım komutanları, erlerine silahları şakaklarına dayamalarını ve tetiği çekmelerini emrediyor! Bu orduya hangi düşman böylesi bir zayiatı verdirebilir?

İşte içimize sızdırılan FETÖ’nün satılmış askerleri, bu alçaklığı ve bu kahpeliği yapmak istediler ama Allah bunlara fırsat vermedi. Milletimizin uyanışı ve karşı koyuşu bu kahpece oyunu engelledi.

Hiçbir düşmanın yapamadığını ve yapamayacağını, görüldüğü üzere dost ve müttefiklerimiz yaptı ve yapmaya devam ediyor!

Ne diyelim; böyle dost düşman başına!