Fuat Bol

Fuat Bol

fuat.bol@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Dünya üzerinde adalet dağıtan devlet olmadığı gibi, gerçeği söyleyen siyaset ve devlet adamı da kalmadı gibi.
Bu denli adaletsizliklerin, acı ve zulümlerin olduğu, gözyaşı ve masum kanının aktığı bir dünyada doğru söyleyeni ve hatta adalet dağıtmak isteyeni de dokuz köyden kovuyorlar!
Demek ki bu kavanoz dipli dünyanın çivisi çıktı ve artık altta kalanın canı çıksın; öyle mi?
Dün de adalet yoktu ama dünyamız iki kutuplu olduğundan, zulmün yaygınlaşması bu denli pervasız yapılamıyordu. Tek kutuplu kaldıktan sonra ise, köpeksiz görülen dünyada önüne gelen değneksiz dolaşmaya başladı!
Ve artık süper güçlerin birbirlerine bakışı: Tencere dibin kara, seninki benden kara!
ABD, Irak’ı işgal ediyor, Rusya ses çıkarmıyor; Rusya Kırım’ı işgal edip ülkesine katıyor, ABD ses çıkarmıyor!
Eskiden yalanlar kılıflıydı, şimdi ise alenen söyleniyor; daha açık ifadesiyle, devletler güçleri oranında yalan söylüyorlar ve pervasızca, yerseniz (!) diyorlar.
ABD, Beşar Esed üç ay sonra yok dedi ve ÖSO’yu desteklediğini açıkladı; Esed altı senedir zulümlerine devam ediyor, ABD ise, ÖSO’yu unuttuğu gibi, YPG’ye (PKK) silah yığınağı yapıyor!
Türkiye dün (Osmanlı) olduğu gibi, bugün de hedeftedir. Bunun başlıca sebebi, Türkiye’nin doğruyu söylemesi, zalimlerin yüzlerine karşı zulümlerini haykırmasıdır.
Sayın Erdoğan’ın, “Dünya beşten büyüktür” sözü bu cinsten olup, gerçekte beş benzemez olan fakat zulümde benzeşen zalimleri rahatsız etti.
Dünyanın beşten küçük olduğu sergilendiğine göre, uluslararası hiçbir hukukun geçerliliği yoktur. Nitekim en yalın hakikat, sözü edilen bu beşten biri veya birkaçı tarafından ret ve inkâr edilip (veto), geçersiz kılınabiliyor.
Belli ki doğru söze tahammülleri yoktur ve bundan dolayı da Türkiye’yİ çökertmek istiyorlar.
Irak’ta ve Suriye’de yapılmak istenen ne varsa, bunların hepsi Türkiye’nin sesini soluğunu kesmek, Türkiye’yi kuşatmak ve onu oyunun dışına itmek içindir.
Oynanmak istenen oyunu geçen asrın başlarında denediler; devletimiz yıkılıp, kolumuz kanadımız kırıldıktan sonra, en güçsüz zamanımızda bile bunu başaramadılar.
Bugün de içeride ve dışarıda, dört koldan üzerimize geliyorlar.
Dün olduğu gibi bugün de tek muhtaç olduğumuz şey, inancımız, birlik ve beraberliğimizdir.
Bizler tek kalp, tek vücut ve tek yön olabilelim; üzerimize hangi ateşleri salarlarsa salsınlar, onlar söndürmeye muktediriz.
Şu hususu bütün dünya bilmelidir ki sürekli ateşle oynayan, insanların ve devletlerin başına ateşler yağdıran ABD, sözü edilen ateşe muhatap kılınmadıkça dünyada huzur olmayacaktır.
Aksi halde, bunca mazlumun ahı yerde kalacaktır!