Fuat Bol

Fuat Bol

fuat.bol@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları
Haberin Devamı

Dün İngilizlerin sinsice oynadığı oyunu, bugün ABD fincancı dükkânına giren deve misali oynuyor.
Diğer bir ifadeyle, tek kutuplu kalan dünyanın lideri olarak, köpeksiz gördüğü köyde değneksiz dolaşıyor!
Ortadoğu’da İsrail ve bu petrol olduğu müddetçe, başta İsrail olmak üzere, tüm emperyalistlerin gözleri ve kanlı elleri bu topraklar üzerinde oldu ve olmaya devam edecektir.
Kutsalların bulunduğu bu netameli bölgede, petrolün keşfinden sonra başlayan kurt dansı, neden olacağı bir Üçüncü Dünya Savaşı’na, bu da dünyanın sonuna işaret etmektedir!
ABD Irak’ı işgal ederken, bölgenin sayılı askeri gücüne sahip Saddam orduları tek kurşun atmadan teslim oldu. Bunu da Irak ordusuna yerleştirdikleri, oranın FETÖ’sü, Kesnizani tarikatı (!) marifetiyle gerçekleştirdiler.
Kesnizani, FETÖ ve DAEŞ’in birbirlerinden farkı yoktu; hepsi sözde din adına idi ve adına savaştıkları dini (İslamiyet’i) karalamak için akla hayale gelmeyen vahşetleri sergilemekle görevliydiler.
ABD, işte, bulandırdığı bu suda avlanıyor; yayınladığı Milli Güvenlik Siyaset Belgesi’nde güç kullanacağını ilan etti. Yetmedi; BM Genel Kurulu’na gelen oylamadan önce yapılan açıklamada, tasarıya lehte oy kullanan ülkelere finansal desteğini kesme tehdidinde bulundu!
ABD ile İsrail bölgede yeni bir cephe oluşturuyor: BAE, Suudi Arabistan ve Mısır. Bunların hedefinde de İran, Filistin, Lübnan ve Yemen var.
Din, mezhep veya ırk temelli bu savaşlarda hangi ülke hangi dilden anlıyorsa,
o fitne ateşlenecek; bölge alev topuna döndürülüp paramparça edilecek!
Tüm dünyanın karşı olmasına rağmen, ABD’nin Kudüs hakkındaki skandal kararı bu fitili çoktan ateşledi!
İİT’nin Türkiye öncülüğündeki Kudüs kararı ve BM Güvenlik Konseyi’nin eski kararında ısrar etmesi, ABD’nin bunu VETO etmesi; ABD ile İsrail’i kötülükleriyle baş başa bıraktı. BM Genel Kurulu’na havale edilen bu kararın, orada da tüm dünyanın oyunu alıp ABD ile İsrail yalnız kalsa bile, bir yaptırım gücü yok.
İsrail bu güne kadar hangi BM veya BM Güvenlik Konseyi kararına uydu ki bu karara uysun?! Zaten daha şimdiden “Kudüs’ün İsrail’in başkenti olmasına, uluslararası onaya gerek yok!” diyerek restini çekti bile.
Uzmanlar, BM kararının yaptırım gücü olmasa da ahlaki değeri olduğunda ısrar ediyorlar. İyi de ya karşınızda ahlaksızlığı ahlak edinenler varsa?!
Öte yandan, ABD, Suriye iç savaşında başından beri verdiği hiçbir sözde durmamış ve uluslararası camiada inanılırlığını ve güvenilirliğini tamamen yitirmiştir. Tüm dünyayı karşısına aldığı Kudüs kararı ise, onun bu denli ‘değersiz’ yalnızlığına tüy dikti! Türkiye de yıllar yılı ABD’yi dost ve müttefik bildiği ve ona inandığı için onca açmazlara düşmüştür.
Safların ayrılıp, dostla düşmanın belirginleştiği bu arenada, asıl kurt dansı
yeni başlıyor!