Fuat Bol

Fuat Bol

fuat.bol@milliyet.com.tr

Tüm Yazıları

Sevgili okuyucu-larımın Miraç Kandili’ni kutluyor, tüm insanlık için hayırlara vesile olmasını diliyorum.

Miraç merdiven, yükselmek, sınırsız yükselmek; sevgili Peygamberimizin (aleyhisselam) zamandan ve mekândan sıyrılarak Cenab-ı Hakk’a ulaşmasının adıdır.

Bu kutlu yolculuk, Kuran’ın ifadesiyle, ‘İsra-gece yürüyüşü’ şeklinde cereyan etmiştir: “Bir gece, kendisine ayetlerimizden bir kısmını gösterelim diye kulunu (Muhammed aleyhisselamı) Mescid-i Haram’dan, çevresini mübarek kıldığımız Mescid-i Aksa’ya götüren Allah noksan sıfatlardan münezzehtir. O, gerçekten işitendir, görendir.” (İsra suresi, 1. ayet meali)

Haberin Devamı

Tıpkı bugünkü gibi, o gün de birçoklarının aklına bu olay yatmamıştı. Müşrikler, bir anda bütün âlemleri kuşatan bu yolculuk için ‘deli saçması’ yaygarasını basıp, Peygamberimize ‘mecnun’ dediler.

Kendi yakınlarından da Peygamberimizi ikaz edenler oldu: “İnsanlar sana daha yeni yeni inanıyorlar. Onlara böyle bir şey anlatırsan, korkarım onlar da sana inanmazlar! Biraz beklesen, daha sonra açıklasan olmaz mı?” dediler.

“Hayır!” buyurdu; “Davamı çürük inançlar üzerine bina edemem. İnancı tam olanlarla yola çıkacağım; inanmayanlar, inanmayacaklar şimdiden gölge etmesinler” dedi.

Müşrikler sevinçle Hz. Ebubekir’in yanına gelip, aklına pek güvendikleri bu kişiden miraç olayını kendileri gibi değerlendir-mesini istediler. Hz. Ebubekir ise, “Bunları o mu söylüyor? O söylediyse doğrudur” buyurarak imanını göstermiş ve tasdik edicilerin en üstün makamına (Sıddık) yükselmiştir.

Sonsuz mesafelerin bir anda kat edildiği bu yolculukta sevgili Peygamberimize Cebrail aleyhisselam refakat etmiş lakin bu birlikteliği ancak ‘Sidre-i münteha’ya (mahlukların varabilecekleri son nokta) kadar sürdürebilmiştir.

“Buraya kadar!’ deyip durmuş ve “Bir adım daha atarsam yanarım!’ buyurmuştur. Yanmamanın çaresini (bundan sonraki yolculuğun şartını) soran Gaye-İnsan’a, “Aşk-muhabbet-sevgi” diye cevap vermiş.

Yaratılış hamuru Rabbani aşkla yoğrulan ve sevgililer sultanı olan Peygamberimiz, birden ötelerin ötesine, ötelerin sonsuz ötesine uçtu; bilinmeyen, anlaşılamayan, anlatılamayan şekilde, mekânsız, zamansız, cihetsiz, sıfatsız olarak Allahu Teala’yı gördü.

Haberin Devamı

Ve o yüceler yücesi kattan kulluğun sırrına eriştiren ‘namaz’ müjdesiyle döndü.

Bundan dolayıdır ki namaz müminin miracıdır. Zira namaz, bünyesinde bütün ibadetleri toplar.

İnanan kullar da ‘sabır ve namazla Rablerinden yardım isterler’ ve erişilecek ne varsa, bu yolla erişirler.

Mesele, Allah için sevmek, Allah’ın sevdiğini sevmek. Allah için sevmemek, Allah’ın sevmediğini sevmemek.