Nush ile uslanmayan…

Eklenme Tarihi12.02.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi12.02.2018 - 1:25

Şair: ‘Nush ile uslanmayanı etmeli tekdir; tekdir ile uslanmayanın hakkı kötektir!’ der.

Emperyalist güçler kendilerine ‘uydu’ olarak konumladıkları ülkelerin uyanmasını asla istemezler. Öncelikle mahut ülkelerin iktidarlarını belirleyip iş başı yaptırırlar ve onları, kendi kötü emelleri için manivela gibi kullanırlar.

Bununla yetinseler bir derece; ülkede gelişmekte olan her türlü kaynağı kurutmak, üretilen enerjiyi toprağa verdirmek, yetişmekte olan genç beyinleri köreltmek ve topyekün ülke insanını ‘meşguliyetle tedaviye!’ tabi tutarak mankurtlaştırmak  için enva-i çeşit tuzaklar kurarlar.

Bu tuzakların başında; şu veya bu sebeple kurup geliştirdikleri ve çökertmek istedikleri ülkelerin başına musallat ettikleri terör örgütleri gelir.

Böylece; taş atıp kolları yorulmaz!

Üzülerek ifade edelim ki, bir imparatorluk bakiyesi olan Türkiye’ye de, yıllar boyu bu gözle baktılar. Yüzümüze dost gözüküp, sürekli arkamızdan dolandılar.

Türkiye, kendilerine dostça davranıp, ‘peki’ dedikçe ve çoğu kez de alttan almasına rağmen bunlara yaranamadı.

Türkiye, iplerini ağa-babalarının elinde tuttuğu terör örgütlerince, içeriden ve dışarıdan kuşatıldı ve üst üste darbelere maruz bırakıldı, bırakılıyor.

Böylece Türkiye’ye iki seçenek kaldı; ya teslim olup ülke paramparça edilecekti, ya da dik durup azim ve kararlılıkla ülke müdafaası yapılacaktı.

Kimilerimiz farkında olmasa da; kendi ayakları üzerinde doğrulan Türkiye, yeni bir ‘ Kurtuluş Savaşı’ vermektedir.

Tarih tekerrürden ibarettir. Dün, petrol yüzünden Cihan Savaşı çıkartıp bizi Cihan Devletimizden edenler bugün de, yine aynı gerekçe ile petrol ve enerji kaynakları ve onların güzergahı yüzünden savaş çıkartıp bizi boğmak ve ülkemizi parçalamak istiyorlar.

Muhataplarımız ne nasihatten, ne tekdirden anladılar; artık tek seçenek kötek kaldı.

En iyi müdafaa taarruzdur ilkesiyle; yüz sene öncesinden bize zorla anlattıklarını, biz bugün, kendilerine anlatmak zorundayız!

O gün, ‘Hasta Adam’ diye tanımladıkları Cihan Devletimizi parçalayıp taksim ettiler. 

Bugünse, kuzu sandıkları ve her daim suyumu bulandırıyorsun deyip yutmaya çalıştıkları uyuyan devi uyandırdılar!

Müstevliler yüz yıl öncesinden açtıkları kahpe parantezi kapatamamanın çılgınlığını yaşıyor.

Bu çılgınlıkla; düne kadar saman altından su yürüttükleri gizli(!) düşmanlıklarını, bugün alenileştirip açıktan yapıyor ve silahlandırdıkları terör örgütleriyle birlikte karşımıza dikiliyorlar.

Bundan böyle, oluşturulacak yeni dengelerin çerçevesini ‘silah-güç’ belirleyecektir.

Zira kapatılmak istenen ‘parantez’ oyununu, dün olduğu gibi bugün de ‘zor’ bozacaktır!

Etiketlerbugün