Reform zamanı

Eklenme Tarihi13.07.2018 - 0:54-Güncellenme Tarihi13.07.2018 - 0:54

24 Haziran seçimleriyle sistemin kendisi reforme edildi; bürokratik oligarşiye boğulan, zaman öldürmekten başka bir mana ifade etmeyen hantal yapıdan nihayet kurtulduk.

Siyasi irade samimi niyetlerle devleti (bürokrasiyi) vatandaşın emrine vermek istese de bunu gerçekleştiremedi. Bürokratlar, ta Osmanlı devrinden tevarüs ettikleri ağalığı bir türlü bırakmadılar. Halka hizmet yerine halka tahakkümü yeğlediler.

Batı’daki ileri demokrasilerde devlet, millet içindir; bizde ise millet, devlet içindir.

Batı’daki devlet, halkının garsonudur; bizde ise patronudur. Batı’daki yasalar, dürüst insana göre düzenlenir; bizde ise dürüst olmayana (yalancıya, arsıza, hırsıza vb.) göre düzenlenir.

Batı’daki insan, herhangi bürokratik bir işlem için devletinin kapısına güle oynaya gider; bizde ise ya rüşvetle, ya kavga ederek, ya da söverek gider.

Zira bizde devlet; asık surat-çatık kaş demektir.

Halbuki bürokrat, halkın verdiği vergilerden maaş almaktadır. Dolayısıyla, halk, bürokratın veli-i nimetidir; onu baş tacı etmesi gerekir.

Bürokrasimizdeki bu sakil anlayış askeriyeden neşet etmiş ve tüm sivil bürokrasiye sirayet etmiştir. O asker ki yurdunu ve ulusunu korumak için ant içmiş, bu uğurda canını feda etmeyi göze almıştır. O da bu kutsal görev için maaş almaktadır.

Ama gelin görün ki kendisine, namusu olarak emanet edilen silahı kendi halkına ve halkının yöneticilerine doğrultmayı maharet bilmiştir.

Cumhurbaş-kanı Celal Bayar’ı kendi (Cumhurbaş-kanlığı) muhafız alayı komutanı tutuklamıştır. Düşmandan korumakla yeminli ve maaşlı kişinin kendisi düşmanlık
edip silah doğrultuyor.
Hale bakın!

Sivildeki bürokrasinin askeriyeden tek farkı, elinde silah olmamasıdır. Onlar da millete her türlü hakareti yapmayı, dayatmayı ve işlerini görmemeyi maharet bildiler.

Batı’da devlet, işveren üzerine titrer; ona her türlü kolaylığı gösterir. Değil mi ki o, istihdam oluşturarak devletin yükünü çekiyor; devlet tüm kurum ve kuruluşlarıyla onun hizmetindedir.

Bizde ise, bir iş yeri kurmaya yeltenin; ananızdan emdiğiniz sütü burnunuzdan getirirler. Zira bizdeki bürokrat (memur zihniyeti) işverene hırsız gözüyle bakar ve hırsız muamelesi yapar.

Batı’da, vatandaşın beyanı esastır, bizde ise vatandaş beyanını ispatla (tevsikle) mükelleftir. Yani devlet vatandaşına yalancı gözüyle bakar ve o gözle muamele eder.

Batı’da 3-5 evrakla ve yine 3-5 memurun imzasıyla ve 1-2 kurumla iş yeri açılabilirken, bizde yüzlerce evrak, onlarca imza ve onlarca kurumun oluru gerekli.

Yeni sistemle birlikte, sayıları on altıya indirilen bakanlıklarımızın birinci ve en önemli işi, bürokrasiyi kaldırmaktır. Aksi halde, bürokrasi onları parmağında oynatıp işlevsiz kılacak ve böylece vatandaşa hizmetin önü yine kesilecektir.

At sahibine göre kişner.

Şimdi reform zamanı!

 

Etiketler