Vesayet savaşları

Eklenme Tarihi19.12.2017 - 23:31-Güncellenme Tarihi19.12.2017 - 23:31
Köroğlu “Delikli demir çıktı, mertlik bozuldu” demişti.
Evet, dünya kurulalı beri değişmeyen, yani istisnası olmayan tek kural, hükmü, galip olanın belirlemesidir. 

Haklı veya haksız, güç kimin veya kimlerin elindeyse, kuralları belirler ve uygular; uyguluyor da...
Uluslararası arenada hak ve hukukun sırra kadem basıp toz olduğu bu ortamda; adalet terazisi şaşmış, ülkeler arası münasebetlerde iş şirazesinden çıkmış ve ipin ucu p..ştun elinde kalmıştır!
Sözde medeni diye tanımlanan âlemde sergilenmek istenen tüm bu rezaletlerin yeni modası, vesayet savaşlarıdır. Artık mertliği ortadan kaldıran delikli demiri bile, asıl düşman kullanmıyor.
Yenidünya konseptinde düşman bellidir ve adı İslamiyet, İslam ülkeleri ve Müslümanlardır.
Bunlarla yapılan ve yapılacak olan vesayet savaşları ekonomik temelli olup, bu da uluslararası kuruluşlar ve terör örgütleri marifetiyle yapılmaktadır.
Uzun yıllar bin bir türlü bahanenin ardına saklanan terör örgütleri yüzünden, bunları bir manivela gibi kullanan gerçek düşman görülmemiştir! Veya görülmek istenmemiş ve adı konulmamıştır!
Türkiye gibi kurulduğu günden beri terörle boğuşan, geçtiğimiz son kırk yılda ise, terörün daniskasını yaşayan ve onca deneyim kazanan bir ülkenin düşmanı, elbette şeytana pabucunu tersinden giydiren cinsinden olmalıydı!
Öyle de oldu. Dost ve müttefik gözüküp içimize giren ve içimizdekileri devşirip, üzerimize salan kahpelerin şahı bir düşmanla ve onun envaiçeşit düşmanlıklarıyla karşı karşıyayız!
Kendini dünyanın jandarması görüp içimizden düşman devşiren (FETÖ) ve bizimle birlikte tüm dünyanın başına bela eden ve NATO’ya girdiğimiz günden beri, başımızda Demokles’in kılıcı gibi duran düşmanı görmemize ve bilmemize rağmen hiç kimse dillendirmedi, dillendiremedi.
15 Temmuz’la birlikte ok yaydan çıktı; bundan böyle alenileşen düşmanın yedi başlı ejderha şeklindeki saldırılarına maruz kaldık ve kalmaya devam edeceğiz!
Bir farkla ki bugün içerideki düşmanları ve bunların bağlı olduğu dış mihrakları, düşmanlıklarıyla birlikte ilan edip, ipliklerini pazara çıkarabiliyoruz. Bunu da dik duran, eğilmeyen, yerli ve milli yöneticilerimize borçluyuz.
FETÖ, PKK, PYD, YPG, DHKP-C, DAEŞ, BOKO HARAM, EL KAİDE ve bunlar gibi daha nice terör örgütü, mahut düşmanlar tarafından kuruldu, donatıldı, eğitildi. Başta Türkiye’miz olmak üzere, diğer İslam ülkelerini çökertmek için kullanıyorlar.
Şükür ki artık ağzına vur lokmasını al şeklinde bir Türkiye olmadığı gibi, içeride veya dışarıda olsun kendisine yapılan kahpelikleri sineye çekecek bir Türkiye de yok!