Almanların hakkından Mahmut hoca gelir ancak

Türk Büyükelçiliği himayesinde Almanya’da yapılacak bir film festivaline davet edilen Türk sinemasının usta ismi Halit Akçatepe’ye vize vermemiş Alamanya?
Yetiş Mahmut hoca nerdesin?
Kalk ayağa ve dikil Alman konsolosluğunun kapısına.
“Siz kim oluyorsunuz da benim pırlanta gibi Güdük Necmi’me vize vermiyorsunuz” de.
Kalbin sıkışsın son cümlede. Yere yığılırken öğrencilerin koşup hastaneye yetiştirsinler seni.
Ağırlaştırılmış Hababam sınıfı müziği eşliğinde sen hastaneye götürülürken Almanya büyükelçisi, yardımcısını çağırsın.
“Oğlum bizim konsoloslukta Türk sinemasının unutulmaz ismi Halit Akçatepe’yi tanıyan bir kültür ataşemiz yok mu?
Bu kadar titizleniyorsunuz da nasıl her sene binlerce işsiz
Türk ve Kürt bizden aldığı vizeyle dönerci dükkanı açıyor Almanya’da. Türkiye’nin sinemasına, edebiyatına, sanatına hizmet etmiş insanların bizim ülkemizde ne işi olacak zaten. Şunları ayıracak bi sistemimiz yok mu?” deyip atsın fırçasını.
Sonra da ceza olarak Hababam sınıfı, köyden indim şehire filmlerini ve Kaygısızlar dizisinin 60 bölümünü izleme cezası versin vizeyi reddeden memurlara..
Tüm seri bende var yardımcı olurum…

Teker teker geliyorlar

Vendée Globe...

Almanların hakkından Mahmut hoca gelir ancak

Team Plastique ve Seven aynı marinada bir hafta komşuluk etti.

Tek başına ve hiç durmamacasına yapılan bence dünyanın en zor yelken yarışı
10 Kasım’da başladı.
Biri kadın 25 “manyak” yarışmacı tek başına hiç durmadan ve hiç yardım almadan dünyanın etrafında bir tur atıp dönecekler. Ölenlerin, yaralananların, buz dağlarına çarpanların, eksi 15 derecedeki sularda ters dönüp günlerce yardım bekleyenlerin, teknesi ile kaybolan ve bir daha da bulunamayanların, yaralı kolunu internet yardımı ile ameliyat edenlerin yarışı bu.
Ağırlık yapmasın diye yarışanların diş fırçasının saplarını bile keserek yola çıktıkları dünyanın en zor sportif etkinliği kabul ediliyor bu yarış.
Dört yılda bir yapılan bu yarışın başlangıç ve bitiş noktası Fransa’nın Les Sables d’Olonne şehri.
Geçen yıl mayıs ayında bir hafta geçirdim bu şehrin marinasında. Teknem Seven ile yarış teknelerinden Team Plastique komşuluk yaptı bir hafta boyunca.
Sonra ben Atlantik Okyanusu’na açıldım. Team Plastique yarış gününü bekledi.
10 Kasım’da yarışlar başlayınca zaten ilk ona baktım yarışıyor mu diye.
Evet komşum da yarıştaymış.
Komşuma başarılar diliyor, yarışı izlemek isteyenlere dünyanın bu en ünlü yarışının linkini veriyorum: http:// tracking2012.vendeeglobe.org/en/

Almanların hakkından Mahmut hoca gelir ancak

Ayın golü hangisi?

Futbol dünyası Zlatan İbrahimoviç’in golünü konuşuyor.
Oysa ayın golü Burak Yılmaz’ın da yardımı ile İstanbul’da atıldı.
İsmi lazım değil adamın biri çapkın mı çapkın.
Futboldu, kulüptü, camiaydı gibi işlere de meraklı.
Sevgilisinin adını Burak Yılmaz diye kaydediyor cep telefonuna.
Karısı ile birlikte Galatasaray-Kayserispor maçını seyrederken bir ara tuvalete kalkıyor.
Bu sırada sehpanın üzerindeki telefon çalıyor.
Arayan kim? Burak Yılmaz…
Kadın bir telefona, bir televizyona bakıyor.
Tam o sırada da Burak Yılmaz unutulmaz bir gol kaydediyor.

Korkmayın geçecek

Arşivdeki tozlu yerlerini almaya hazır gençlik heveslerinden bir tutam.
* Akustik gitar
* Tattoo
* Sosyalizm
* Converse ayakkabı
* Radikal İslamcı tavır
* Uzun saç
* Kallavi şişeden içilen bira.
* Şişman ve ergen kızlar.
* Islak hamburger
* Siyah ruj, siyah oje
* Nargile cafe
* iPhone
* Rock grubunun uzun saçlı gitaristi
* Baba arabasının nazar boncuklu anahtarı.
* “Kimse beni anlamıyo’ abi yeaa” tripleri
* Gotik ve Emo takılmak.
* İlhan Mansız saçı

Bahtsız Bedeviler için Taksim’e buz pisti

Taksim gezisini evvelden beri sevmezdim.
Ucuz kebapçıların, fast-food’çuların ve nargilecilerin mekanı olmuştu bir süredir.
Gezi Parkı ise geceleri yalnız dolaşmanın yürek isteyeceği bir kentsel trophy mekanıydı.
Dolayısıyla oraya bir düzenleme yapılmasını, meydanın yayalara açılmasını elzem buluyordum.
Lakin ağaçları kesip yapılacak kışla görünümlü AVM’nin orta yerine bir buz pisti konduracağını öğrenince keyfim iyice kaçtı.
Buz pateni Taksim’e ne alaka diyorum?
Bahtsız bedevilerin karşısına bir kutup ayısı çıksın diye mi yapılıyor o buz pisti anlayamadım.