ARZU'NUN YENİ HAYATI

Eklenme Tarihi27.08.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi27.08.2018 - 1:41

›› 14 yaşındayken evlendirilen ve hamileyken bile şiddete maruz kalan Arzu, eşinin işlediği istismar suçundan sonra kuma olmayı reddedince av tüfeği ile dirseklerinden ve diz kapaklarından vuruldu

›› Defalarca ameliyat edilen Arzu’nun iki bacağı kesildi. Kolları dirsekleri hariç kurtarıldı ama devlet koruması altına alınan çocuklarını kucaklayamadı. Arzu düşe kalka yeni hayatı öğrendi. Şimdi mutlu

Evin içi çocuk sesleriyle dolu. Arzu’nun yüzünde kocaman bir gülümseme.

Arzu Boztaş’ı, ilk kez bir hastane odasında görmüştüm.

Hem hastanedeki o haline hem de daha o gencecik yaşında başından geçenlere şaşırarak.

14 yaşında evlendirilen, 14 yılda 6 çocuk sahibi olan Arzu Boztaş, daha çocukken evlendirildiği Ahmet Boztaş’la Yozgat’ta, merkezden uzak bir çiftlikte yaşamaya başladı.

Çiftlikte yaşadıklarını bugün, “Korku filmi gibiydi. Ne yapacağımı bilmiyordum. Şimdiki aklım olsa önlem alırdım. Artık haklarımı biliyorum. Ne yapabileceğimi. O dönem bilmiyordum” diye anlatıyor.

O çiftlikte hemen her gün eşinden şiddet gören Arzu, yediği dayakları ve bıçaklandığını, hamileyken bile darp edildiğini kimselere söyleyemedi.

Yaşadığı dehşete rağmen, çocuklarıyla birlikte ayakta kalmaya çalışıyordu.

28 yaşındayken, eşinin kentteki engelli bir kız çocuğuna cinsel istismarda bulunduğunu, çocuğun ailesinin şikayetçi olmamak için evlenmesini şart koştuklarını öğrendi.

Ahmet Boztaş, bu kez Arzu’ya resmi olarak boşanmaları için baskı yapmaya başladı.

Ahmet Boztaş, boşanmayı ancak Arzu’nun imam nikahıyla yanında kalmasını istiyordu. Daha önce boşanma çabaları sonuç vermeyen Arzu, bu şekilde evli kalmayı ve üzerine kuma getirilmesini kabul etmedi.

Ahmet Boztaş ise boşanacaklarsa da artık ayrı yaşayacağını söyleyen Arzu’yu, av tüfeği ile dirseklerinden ve diz kapaklarından vurdu. Onlarca saçma Arzu’nun kol ve bacaklarında kaldı.

Arzu’nun anlatımına göre, vururken, “Seni öldürmeyeceğim. Acı çekeceksin. Gençsin, güzelsin. Başkalarına yar etmem seni” diye bağırıyordu.

Ankara’da defalarca ameliyat edilen Arzu’nun iki bacağı kesildi.

İki kolunun kurtarılması için defalarca operasyon yapıldı. Kolları, dirseklere yeniden dikildi.

6 çocuk devlet korumasına alınınca, Arzu, çocuklarını da göremez oldu.

Bu sırada tutuklanan Ahmet Boztaş, cinsel istismardan ve Arzu’yu kasten öldürmeye teşebbüsten mahkum oldu.

Pes etmedi

O günlerin üzerinden neredeyse 4,5 yıl geçti.

Arzu’yla Ankara’daki evinde, halen devlet korumasında olan ancak bayram tatili nedeniyle annesinin yanına gönderilen 6 çocuğunun yaşamın güzelliğini anımsatan seslerinin eşliğinde sohbet ediyoruz. Yaşadıklarını anlatıyor:

“O anı, yani beni vurduğu anı, saniye saniye anımsıyorum. ‘Çocuklarım ne olacak’ diye geçiyordu aklımdan. Bunu net hatırlıyorum. Hastanede bacağım kesileceği söylenince bile umutsuz değildim. Çocuklarımla yeni bir hayata başlayacaktım. İkinci bacağımı keseceklerini söylediklerinde biraz üzüldüm ama hemen toparladım. O sırada kardeşlerim kafalarını duvarlara vuruyorlardı. Beni öyle görünce onlar da sakinleştiler. ‘Çocuklarım için pes etmeyeceğim’ dedim. İki kolum da dirseksiz gibi. Alındı oralar. Yeniden dikildi. His yok ellerimde. Psikolojik destek bile talep etmedim. Pes etmedim.

Cezaevine gittim

Geçen yıl ilk kez cezaevine gitmek istedim, gittim de. Yüzüne bakıp, çocuklarımla birlikte ayakta olduğumu söyleyecektim. ‘Para uğruna, keyif uğruna, kendin için hayatımızı kararttın’ diyecektim. Görüşemedim. Çocuklarım devlet korumasında. 15 günde bir, ayda bir görüyorum. Onlar gelince neşem de yerine geliyor. Eskiden her istediğimde görüyordum ama sonra sürekli araç bulamaz duruma gelindi. Ama çocuklarıma iyi bakılıyor, hepsi mutlular.

Bartın’da yaşadım

Hastaneden çıkınca bir süre sığınma evinde bakıldı bana. Sonra Yozgat’a dönmeyi düşündüm. Ama vazgeçtim. Bunun yerine yeni bir hayat kuracaktım. Bartın’a gittim. Annem, ablam itiraz etti. Ablam ki benim kader ortağım. Ama ısrar ettim. Protezler alınmıştı, onları da bıraktım. Banyo yapamıyordum, bulaşık yıkayamıyordum, hiçbir şey yapamıyordum. Hepsini öğrendim. Düşe kalka yaptım. Bir gün yataktan düştüm ve kalkabilmek için sabaha kadar uğraştım. Sonra akülü bu arabayla dışarı çıkmayı öğrendim. Evimin temizliğini yapabilmeye başladım. Yemek işte yapamadım. 4 ay yanık tedavisi gördüm hissizlikten dolayı kendimi yaktığım için. Bir fırında kasiyerlik yapmaya başladım sonra. Herkes tanıdı beni. Kahve falı baktım. Makyaj ürünleri sattım. Sepet alıp, dolaşa dolaşa makyaj ürünleri satıyordum. Ama çocukları az görüyordum. Ankara’ya döndüm. Ablama yakın bu evi tuttum. Birlikte yiyoruz, içiyoruz. Ben işlerimi kendim yapıyorum.

Ya çıkarsa...

Eski eşim haber gönderdi bir kez. ‘Bu kadar ceza alacağımı bilmiyordum. Bu kadar çabuk toparlanacağını da bilmiyordum’ demiş. Cezaevinden ya çıkarsa? Tek korkum bu. Başladığım işi bitiririm diyormuş. En büyük korkum bu. Başta bu korkum yoktu. Geçen sene yeğenim birini ona benzetmiş. Bana gelip, ‘Ahmet’i dışarıda gördüm’ dedi. Nasıl korktuğumu o zaman anladım.

'HAKKINIZI ARAMAKTAN KORKMAYIN'

En büyük korkusu 20 yıl ceza alan eski eşinin erkenden serbest kalması.

Eski eşi, cezaevinde. Gelen haberler sürekli psikiyatrik destek talebinde bulundu.

Bu tavrı, Arzu’nun ailesinde, cezasını çekmemek için rapor alma isteğine bağlanıyor.

Arzu da böyle düşünüyor. Korkularına rağmen hayatını istediği gibi yaşamakta kararlı.

Kadınlara çağrısı da net: “Haklarınızı öğrenin, hak aramaktan korkmayın. Başka bir hayat mümkün.”

GÜÇ BELA GEÇİNİYOR

3 ayda bir engelli maaşı aldığını belirten Arzu Boztaş, “Çocuklar gelince yetmiyor. Bana bile yetmiyor elbette. Çalışmak, kalıcı bir işimin olmasını istiyorum. Bu oturduğum eve çok masraf yaptım. Girişini, çıkışını, kapılarını bu arabayla geçecek şekilde yaptırdım. Hayalim bu evi alabilmek. O zaman çok rahat edeceğiz. Uzak bir hayalim de çocuklarımla mümkünse Bartın’da bir çiftlikte yaşamak. Sigortalı bir iş bulmak zorundayım. Yardım alarak değil, çalışarak yaşamak istiyorum. Bir sürü haber oldu, bir sürü yardım yapıldı ama haberlerden, programlardan sonra elbette bu bitiyor. Benim çalışmam gerekiyor. Kollarımda 58 saçma var hala. Fizik tedavi almam lazım. Ama ben pes etmedim, etmeyeceğim” dedi.

Bayram tatili sırasında ziyaret ettiğimiz Arzu Boztaş’a, Altındağ Belediyesi de destek veriyor. Belediye bayram için hem maddi yardımda bulundu hem de çocuklara bayramlık hediye etti. Belediye, bu desteğin aralıksız süreceğini söylüyor. Arzu, bu desteklere elbette seviniyor. Çocuklarının mutlu olmasıyla mutlu oluyor. Ama ayakta kalabilmek ve genç yaşta hayattan kopmamak için kalıcı iş bulabilmek en büyük isteği.