Çaresizlik ve OHAL Komisyonu

Eklenme Tarihi13.05.2018 - 1:30-Güncellenme Tarihi13.05.2018 - 0:53
Dosyalara notlar konuluyor.

Yaşamı boyunca darbenin, çetelerin, suçun yanından geçmemiş insanların yaşamı ya bir itirafçı ifadesiyle ya kaynağı belirsiz bir notla karartılıyor.

Yasal bir basın açıklamasına katıldığı için, bildiriye imza attığı için.

Meclis kürsüsünden açıklıyor HDP Grup Başkanvekili Meral Danış Beştaş; “Benim kardeşim, öz kardeşim, profesör ve doktor, nefrolog, ihraç edildi üçüncü kararnamede ve dosyasına bizzat Ak Partililerin eliyle ulaştım, yanında tek bir not var: ‘HDP Milletvekili Meral Danış Beştaş’ın kardeşi.”

Adaletsizliği ortadan kaldırmak için risk almak esasken, dillerde övünçle söylenen, “acırsan acınacak hale düşersin” önermesi.

***

OHAL Komisyonu’nun nasıl da, “çalışmadığını” anlatan, bu köşedeki yazıdan sonra gelen, “çaresizlik” maillerinin büyük bölümü; “intihardan başka çarem kalmadı” diye bitiyor.

Meriç’te çocukların bedenlerinin yattığı, intihar edenlerin sayısının karıştırıldığı bir iklimde, kayıtsız kalınamaz feryatlar:

- KHK ile ihraç edilen profesör H.A. emniyetten, MİT’ten hakkında gelen, “ilgisi yoktur” yazılarını, sendika üyeliği, banka kaydı, ByLock kaydı olmadığı yazılarını, savcılığın, “takipsizlik” kararını aktarıyor. 15 Temmuz’a kadar cemaat üniversitesinde çalışan ihraç komisyonu başkanının önerisiyle ihraç edilmesinin garipliğine şaşıyor hala.

- 2015’te ihbar sonucu açığa alınan, sonrasında ihraç edilen S.Ü., savcılığın takipsizlik kararından sonra hâlâ iadesini beklediğini, çocuğunun eğitimine ara verdiğini aktarıyor.

- Bir emniyet mensubu, “Takipsizlik aldığımı, 2018 Şubat ayında adliyeye gidip hakkımda herhangi bir dava var mı diye sorduğumda öğrendim. İhraç edilmeden 2 ay önce emniyet tarafından FETÖ iltisakımın bulunmadığı raporu verildiğini, buna rağmen ihraç edildiğimi öğrendim. 17 aydır bekliyorum” diye aktarıyor derdini. 

- Sosyalist olduğu için ihraç edildiğini söyleyen bir öğretmen ise bildiriye imza attığı için ihraç edilen bir profesörün nasıl davet aldığı İtalya’ya gidemediğini, açığa alınıp göreve iade edilen meslektaşlarının nasıl sınırdan, “sakıncalı” diye çevrildiğini aktarıyor belgeleriyle.

- C.Y. adlı memur ise, “Açığa alındım. Soruşturma sonunda ‘göreve iade’ yazım yazıldı. Atanmayı beklerken ihraç edildim. Hiçbir adli süreç işletilmedi hakkımda. Bank Asya’nın kurtarılması talimatı verildiğinde ben daha önce konut kredisi çektiğim bu bankayı mahkemeye verdim. İntihardan başka yolum kalmadı” diyor.

- “TSK’da anne, baba, eş veya kardeşin darbe girişimi ile ilgili adli/idari süreç geçirmesi ihraç gerekçesi sayıldı. Ağabeyim tutuklu. O bir suç islediyse benim, eşimin, çocuklarımın ne suçu var?” diye soruyor A.A.

***

Liste çok uzun.

İhraç edilenler, bakanlık değil valilik kararıyla açığa alınanlar, iş kurması, işe girmesi, yurtdışında çalışması engellenenler, pasaport hakkı tanınmayanlar.

Darbeyi yapanlar, 15 Temmuz’dan önce sivil hayata darbe yapan yargıçlar, polisler, bu yapının emir-komutası altındaki kamu görevlileri neredeyse tamamen belirlendi.

En önemli isimler darbe girişiminden önce kaçıp gitti.

Haksızlığa uğradığını söyleyenler affedilmeyi değil, hızlı bir biçimde, kime ait olduğu belirsiz kanaatlerin yerini evrensel hukuk kurallarının almasını istiyor.

 

Etiketler