‘Umudu dürt, umutsuzluğu yatıştır’

Eklenme Tarihi23.06.2018 - 22:46-Güncellenme Tarihi23.06.2018 - 22:46

Çok tartışılan “antropik ilke” kavramının ortaya çıktığı dönemde, bütün evrenin dünyaya göre düzenlendiğine, evren denilen akıllı tasarımın sadece insan odaklı olduğuna inanılıyordu.

Zamanla, güneşin evrendeki sayısız yıldızdan biri olduğu, dünyanın güneşin etrafında döndüğü gibi, bu yıldızlara pervane gezegenlerin de bulunduğu ortaya çıktı.

Antropik ilke tartışması boyutlandı.

En saf halinin bilimsel olmasa da felsefik tartışmaların kapısını halen araladığı yorumları yapıldı.

Farklı gezegenlere göre akıllı tasarımlar bulunabileceğine kadar uzayan ancak köklerinden kopmayan bir tartışma filizlendi.

***

Zaman, fikirleri de bir dönem sarsılmaz hakikat sanılanları da değiştirme gücüne sahip.

2004 seçimleri, Hüyük ilçesine bağlı bir belde açısından böyle bir değişikliğin zamanıydı.

1999 seçiminde seçilen başkan tarafından işten çıkartılan bir geçici işçi, 5 yıl boyunca çalışmış, aday olmayı başarmıştı.

Seçilmeyi de başardı.

Artık kovulduğu belediyede başkandı.

Yaptığı ilk iş ise o dönemde işe alınan 10 geçici işçiyi işten çıkartmak oldu.

***

Aynı yerel seçimde bir de öfke hikâyesi vardı.

Afyon’daki bir mahalle muhtarlığı için, evliliklerini kısa süre önce bitiren kadın ve erkek aday oldu.

40 yıla yaklaşan evlilikten hemen sonra başlayan propaganda dönemi çekişmeliydi.

İkisi de kazanamadı.

Uzun yıllar muhtarlık yapan kadın aday, öfkeyle kendisine rakip olan eski kocasına fark attı ancak eski kocanın aldığı oy, üçüncü adayın kazanmasını sağladı.

İkisi de kaybetmişti.

***

Bazen o gün için kazanmak yeterli görülebilir ancak tarihe o sırada sandığın gibi de geçmeyebiliyorsun.

Zaman; bütün bir evrenin dünya için tasarlandığını düşünenlere gösterdiği gibi, bütün bir dünyanın kendi etrafında döndüğünü düşünenlere de öğretiyor hakikate yaklaşmayı.

Ve bir başkasını dünyanın etrafında döndüğünü sanmakla suçlarken, dünyanın etrafında dönmesini isteyenlere de.

***

Bu yüzden kazanmak ve kaybetmek göreceli.

Bugünkü seçimler gibi.

Bu yazı eskirken birileri sevinecek, birileri tarifsiz bir umutsuzluğun içerisine düşmüş bulacak kendisini.

İnsanın en önemli becerisi hayatta kalabilmenin yollarını üretmekse, umut da o becerinin alametifarikası.

Kendisini bir karanlığın içinde hissedenler, yeniden bir umudun peşine düşecek ve düşmek zorunda.

Tarihi yazabilmek adına, yenilmek ile bütünüyle kaybetmenin aynı şey olmadığını kavrayarak ayağa kalkabilmek.

Ve bir gün tarihi yazabildiğini görmek.

Edip Cansever’in dizeleriyle; “Umudu dürt, umutsuzluğu yatıştır.”

“O çocuklar büyüyecek.”

EtiketlerCansever