‘91.1’ FİLMİ BİR BALIKESİR HİKAYESİ

Eklenme Tarihi15.04.2016 - 2:30-Güncellenme Tarihi14.04.2016 - 20:55

Sinemaseverler için Film Festivali dolayısıyla şenlikli iki hafta yaşanıyor. Programını festivale  uyduramayanlar içinse ‘91.1’ adlı film, bağımsız listemde önerilecekler arasında yer buluyor. Film, ‘91.1’ adını bir zamanlar Balıkesir’de yayın yapan yerel bir radyonun frekansından alıyor. Zaten bir Balıkesir hikayesini anlatıyor. Yazan ve yöneten Mustafa Haktanır’ın ilk filmi. Her ilk filmini çeken yönetmenin başına gelenleri, hatta biraz daha fazlasını o da yaşamış, “Çekim sürecinde karşılaştığımız engelleri aşma biçimimizle ilgili ileride kara mizah tarzında bir film yapmayı düşünüyorum” diyerek anlatmış halini.

‘91.1’, vizyon öncesinde Antalya Film Festivali’nde seyirciyle buluşmuştu. O zaman da aldığı övgüler kulağıma gelmişti. Seyredince hemfikir oldum; bu proje farklı... Çünkü;
- Bütün ekip elini taşın altına koymuş, sadece yapım ekibi değil, Hakan Kurtaş, Ali Barkın, Güneş Sayın, Derya Alabora ve Hakan Bilgin başta olmak üzere tüm oyuncular gönülden hatta gönüllü olarak filmde yer almış.
- Senaryonun çıkış noktası, Balıkesir Engelli Basketbol Takımı’nın kaptanı Alper Şentürk’ün bir dönem yaşadıklarıymış. Dolayısıyla, filme bir de sosyal sorumluluk eklenmiş. Ama ajitasyon ve acıyla soslanmadığı için kendimizi başkasının yerine koymamız (empati) daha mümkün olmuş.
- Alper Şentürk’ün hikayesinin yanı sıra, iki ayrı hikayeyi daha bir araya getiren akıllıca kurgu, ‘ne varsa tek tek insan hikayelerinde var’ dedirtmiş.
- Sette, kamera arkasında, engellilerin de çalışması dolayısıyla film sadece beyaz perdede değil, gerçek hayatta da sosyal sorumluluğa     dönüşmüş.
- Bugüne kadar bildiğimiz Ege şivesinden farklı olan Balıkesir şivesi,  filmdeki diyalogları daha sevimli hale getirip gerçeklik hissini güçlendirmiş.
Bu arada yönetmeninin bir serzenişini de not etmeden geçmeyeyim; 
Türkiye’de gişe filmiyle festival filmi arasında ayrım giderek keskinleşiyor. Bir film önce festivallerde seyirciyle buluşunca illa ki bir kesimin tabiriyle ‘sıkıcı sanat filmi’ zannediliyor. 
Oysa, genç yönetmenlerin böyle bir meselesi yok. Ne yazık ki, sadece bir önyargı yüzünden birçok seyretmeye değer film seyirciyle buluşamıyor.

BKM film dönemi

BKM’de komedi üretimi tam hız devam ediyor. Yolu BKM’den geçen her oyuncu, art arda yeni projelerde yer alma şansı buluyor. Vizyondaki ‘Küçük Esnaf’la ana akım komedide benzer filmler serisi devam ediyor. ‘

‘Küçük Esnaf’ da ezber bozmuyor; yine bir aile komedisi. Baş karakter (Berhudar) naif, iyiniyetli ve içimizden biri. İbrahim Büyükak ve Zeynep Koçak hem senaryoyu yazmışlar, hem de başrolleri paylaşmışlar. BKM Mutfak döneminde de birlikte skeçler yazmışlardı, bu iş birliği ilk uzun metrajlı sinema filminde daha görünür olmuş. 
Oyuncu kadrosunda yolu BKM sahnesinden geçen Cengiz Bozkurt ve Gupse Özay gibi isimler de olunca, komedi türündeki filmler arasında temiz bir iş, seyredilmeye değer bir film çıkmış. Daha önce de söylediğim gibi, sinemamızın bir dönemine damga vuran Arzu Film’in seyirciye yakın gelen tarzı, şimdilerde BKM filmleriyle yaşanıyor. 
Bu arada, ‘3 Adam’ın Eser Yenenler ve Oğuzhan Koç’a kıyasla daha az popüler olan ismi İbrahim Büyükak, ‘Küçük Esnaf’taki doğal oyunculuğuyla dikkati çekiyor ve     ‘3 Adam’ın sinemadaki öncüsü     olacak gibi görünüyor.