Boris romanı

27 Temmuz 2019

Tarihten  bir yaprak...

 .................

 Ali Kemal, 1903 yılında İsviçre’de kendisinden 10 yaş küçük Wnifred’e âşık oldu, Wnifred’in annesi İngiliz, babası İsviçreliydi, evlendiler, nikâhı papaz kıydı, Wnifred Müslüman olmadı ama, Ali Kemal eşine “Fitret” adını verdi, ilk çocukları bir aylıkken öldü, sonra Selma, sonra Osman doğdu.

1909’da, Fitret henüz 26 yaşındayken vefat etti, Ali Kemal bunalıma girdi, bir süre İngiltere Wimbledon’da yaşamaya çalıştı, yapamadı, çocuklarını kayınvalidesi Margareth’e emanet etti, “Şartları uygun hale getirince çocukları yanıma alacağım” dedi, İstanbul’a döndü.

Birinci Dünya Savaşı patladı, İstanbul işgal edildi, memleket yangın yerine döndü, çocuklarını getiremedi, anneanne Margareth torunlarını İngiliz olarak yetiştirdi, Osman adını değiştirdi, Wilfred oldu, subay oldu, pilot oldu, İkinci Dünya Savaşı’nda gösterdiği cesaret ve yararlılık nedeniyle İngiliz Üstün Liyakat Madalyası aldı, evlendi, oğlu oldu, oğlu da evlendi, Boris doğdu…

Şimdi diyeceksiniz ki Boris diye İngiliz olur mu, Rus adına benzemiyor mu? Haklısınız... Tam adı, Alexander Boris de Pfeffel Johnson... Annesiyle babası Meksika’da tatildeyken, annesi hamile, doğum belirtileri ufak ufak başlıyor, telaşlanıyorlar, Meksika’da doğum yapmak istemiyorlar, havalimanında fıldır fıldır bilet ararken, Rus bir iş adamı iyilik yapıyor, kendisine ait New York biletini hediye ediyor, New York’ta doğum oluyor, iyiliksever Rus’un hatırasına Boris adı ilave ediliyor, Boris büyüyor, gazeteci oluyor, siyasete atılıyor. Muhafazakâr Parti’den milletvekili oluyor. Londra Belediye Başkanı oluyor. Ve Dışişleri Bakanı oluyor.

 ATATÜRK’E VE MİLLİCİLERE KARŞIYDI

 Gazeteciydi Ali Kemal...

Yazının devamı...