1 milyon dolar maaşlı başbakan

1 milyon dolar maaşlı başbakan

“Marina Bay Sands”

LEE Kuan Yew aralıksız 31 yıl Singapur’da Başbakanlık yapmış. 2004’ten bu yana oğlu Lee Hsien Loong Başbakan...
Kendisi de birkaç yıl hükümette “Mental Bakanlık” (akıl hocası bakan) gibi garip unvanlı bir bakanlık yapmış.
Singapur’un en zengin adamlarından biri.
Başbakanlık maaşı 1 milyon dolarmış.
“Singapur bir devlet değil, dev bir holdingdir ve ben o holdingi yönetiyorum” dermiş soranlara.
Singapur’da ortalama maaş 1500 dolar.
Evlenen her çifte kira gibi ödeyeceği taksitlerle ev veriliyor.
Nesillerdir zengin 5-10 ailenin dışında herkes ücretli.
Mağazalar, imalathaneler, bankalar, sokaktaki büfelerin çoğu bile devletin ya da yabancı sermayenin.
Dünyanın en büyük, en iddialı, en pahalı markaları Singapur’un alışveriş merkezlerinde.
Bölge ülkelerinden insanlar alışveriş için Singapur’a nehir gibi akıyor.
Her taraf 50-60 katlı gökdelen.
Singapur nehrinde mavi yolculuk da yaptık.
Singapur son aylarda bu kez de yeni yapılan görkemli “Marina Bay Sands” oteliyle konuşulmakta.
Feng Şui inancına göre Singapur’u muhafaza edecek 3 koruyucuyu temsil eden yan yana 3 gökdelen...
Bunların 3’ünün çatıları üzerinde uzanan gemi şeklinde bir platform.
Restoranlar ve barlar...
Ve gökyüzünde palmiyeler arasında uzanan bir yüzme havuzu.
Marina Bay Sands’ın altındaki alışveriş merkezi ise hayal ötesi.
En iddialısı bu AVM’nin önünde nehir kıyısında 5 bin metre karelik bir ada olarak inşa edilen Louis Vuitton mağazası.
Singapur müthiş rutubetli ve sıcak.
Bunaltmıyor ama kemik hücrelerinize kadar işleyerek hoş bir tembellik veriyor.
“Dönüşte çalışmak biraz zorladı.”

1 milyon dolar maaşlı başbakan

Henüz canlı dev yengecin kaderi yarım saat sonra tabaklarımızda yok olmaktı.

1 milyon dolar maaşlı başbakan

Ünlü yarışçı Lewis Hamilton’un en zorlandığı şey normal caddelerde, normal araçları kullanmak.

F1’İ KAÇIRTMAK!
FORMULA 1 yarışlarına fırsat buldukça gidiyorum. Keyif alıyorum. Singapur gezisinin “anlam ve önlemi” de “F1”di. Monako gibi Singapur’da da yarış parkuru caddelerde... Sabah ısınma turları cayırtısı ile uyanmak adrenalin pompaladı.
Hem yatırım gideri yok, hem de kente heyecan veren çekim alanı yaratılmış.
Neden o ıssızlığa milyarlar akıtarak pist yaptı ki Türkiyem? Bakın büyük olasılıkla Türkiye F1’in dışında kalmakta. ABD’de Austin, Texas, Rusya ve Hindistan ise F1 yarışlarına girdi bile. Vodafone McLaren Racing Genel Müdürü Jonathan Neale ile bir grup gazeteci söyleştik.
“Türkiye’yi özlüyoruz” dedi.
Genel müdüre göre İstanbul pistini “F1’de yer alan bütün takımlar seviyor.” Bu gezide Me Laren’in sponsoru Vodafone’un konuğu olduk.
“Can” bir grup oluşturmuşlar. Böyle gezilerde her saat beraberlik sürerken anlaşabilecek konukları bir araya getirmek önemli.
Gizem Keçeci ile Ercüment Şener ve ekibi geziyi “sanat” gibi algılayarak düzenlemişler.
En güzeli de bu grupta edindiğim dostluklar.

1 milyon dolar maaşlı başbakan

Relais et chateaux’luk DİVAN
İSTANBUL Divan yeni haliyle Relais et Chateaux otelleri arasında yer almaya aday. Bu zincire girmek için estetik değer, binanın tarihi, mutfağı ve sanat eserleri bir arada olmalı.
Onarılarak yenilenen yapı 56 yıllık...
Son yarım yüzyıla imza atmış edebiyatçılar, mimarlar, büyük gazeteciler, siyasetçiler, sinema ve tiyatro sanatçıları Divan barın müdavimi oldular.
Eylülde açılan yenilenmiş Divan’a dönelim.
Dünyanın ünlü mimarlarından Legion d’Honneur nişanlı Thierry W. Despont çizmiş.
Otelde Amerikalı cam üfleme ustası Robert Du Grenier’in “tavan heykelleri” ve diğer cam yapıtları sergilenmekte.
Lobideki iki büyük kırmızı cam avize müthiş...
İçinde “Çin antika sertifikasına” sahip iki “Buda heykeli” de var.
“Şefkat” ve “merhameti” temsil ediyorlar.
Otelin önünde ise 18’inci yüzyıldan inşa edilmiş su terazisi yükselmekte.
Mutfağa gelince...
Açılış gecesinde tattığım bir “lezzet tayfıydı.”
Bütün bunlar bir araya gelince Divan’ın Relais et Chateaux zincirinde yer alması sürpriz olmaz.