1 Nisan ve sonrası

Eklenme Tarihi29.03.2019 - 8:15-Güncellenme Tarihi29.03.2019 - 8:15

CUMHURBAŞKANI  Recep Tayyip Erdoğan seçimlerden sonra Rusya’ya gidiyor.

Bu program, önceliği 31 Mart’a odaklanmış Türkiye’de “asıl gündemin 1 Nisan ve sonrası” olduğunu göstermekte.      

İplerini koparmış bir boğa gibi yer küreye ve özellikle Ortadoğu’ya Trump’ın saldırısı önünde Türkiye, dayanışmalar oluşturmak, setler kurmak, dengeler sağlamak durumundadır.

“Başkanlık seçimlerinde Rusya manipülasyonu olduğu yolunda bir kanıt bulunamadığını” belirten raporla birlikte Trump, artık -kontrol dışı kalmış- bir “über güç...”

...................

Günde 10’dan fazla diyet kola içen, 6 saat TV izleyen, sadece kendini metheden kupürleri okuyan, yüksek reyting getirdiği için ekranlarında ona 5 milyar dolarlık ücretsiz saat veren TV kanallarından destekli, dünyanın en müthiş güçlerini elinde, hatta iki dudağının arasında tutan Trump’ı Washington’da frenleyen hiçbir şey yok artık.

...................

Trump’ın “yalan rekorları” yazıldı uzun süre...

Şimdi ise “söylüyor” ve “söylediğini yapıyor.”

Doğruyu söyleyerek daha da tehlikeli olabildiğini görüyoruz.

“Kudüs’ü İsrail başkenti olarak tanıyacağız” dedi.

Dediğini yaptı.

Ardından “Golan Tepeleri İsrail’indir” dedi.

Demekle kalmadı “ABD kararı” olarak imzaladı.

Ya şimdi sırada ne var?

.....................

Emekli General ve Öğretim Üyesi Dr. Naim Babüroğlu’nun satırlarıyla sunayım.

Golan, Suriye’nin başkenti Şam’a 60 kilometre mesafede.

Yani Şam’ı kontrol eden bir bölge...

İsrail’in içme suyunun yüzde 30’u bu bölgeden karşılanıyor.

Altın ve petrol yönünden zengin.

Arazi yüksek olduğundan, İsrail’e hem koruma hem de bölgeyi kontrol imkânı sağlar.

İsrail’in tek kayak merkezi. Verimli araziyi barındıran bir bölge. İsrail Golan’la yetinir mi? Hayır. Zincirin halkalarını, ABD sayesinde hızla döşemeyi sürdürecek...

Sırada, Batı Şeria’nın İsrail toprağı olduğunun ilan edilmesi var.

Sırada, Fırat’ın doğusunun Suriye güneyinden Deyrizor-Tanf-Golan hattı üzerinden Doğu Akdeniz’e çıkış koridoru var...

Sırada, İran var...

Suriye’de sadece bu tarihi Golan Tepeleri yok elbette.

Üç Golan daha var.

Fırat’ın doğusu, Menbiç ve Ürdün sınırında Tanf bölgesi ABD’nin kontrolünde.

Suriye coğrafyasının yüzde 40’tan fazlası, ABD ve İsrail’in elinde.

Fırat’ın doğusunda, yaklaşık 450 kilometrelik sınırda PYD/PKK terör örgütü, ABD’nin Suriye’deki düzenli ordusu gibi.

Ve en önemlisi, ABD, Suudi Arabistan ve İsrail’in bölgede yeni bir devlet kurma hedeflerinde geri adım yok.

4 Haziran 2015’te, Washington’da bir toplantıda, Suudi Arabistan ve İsrail bir planda uzlaştıklarını açıkladılar.

Bu planın birinci ayağında, Türkiye sınırında bağımsız bir Kürt Devleti’nin kurulması yer almaktaydı.

25 Mart 2019’da, ABD Suriye özel temsilcisi Jeffrey, “Türk sınırının bir kısmında PYD/PKK’nın olmadığı güvenli bir bölge için Türkiye ile çalışıyoruz; SDG’nin (PYD/PKK) kötü muamele görmesini istemiyoruz” açıklamasını yaptı.

Ayrıca, sınırlı sayıda ABD askerinin Fırat’ın doğusunda ve El Tanf bölgesinde kalacağını belirtti.

ABD Dışişleri Bakanı, İsrail ve Yunanistan Başbakanları ile Güney Kıbrıs Rum Yönetimi (GKRY) lideri, Türkiye’yi yakından ilgilendiren Doğu Akdeniz enerji ve güvenlik konularında İsrail’de toplandılar.

Rusya’dan alım aşamasında olan S-400 Hava Savunma Sistemi; Suriye’de Güvenli Bölge oluşumu; Doğu Akdeniz’de güç mücadelesi; ABD’nin İran’a olası operasyonu; Körfez ülkeleriyle Mısır, Ürdün ve Umman’dan ABD liderliğinde oluşturulacak Arap NATO’su (MESA)...

Türkiye, stratejik tehditlerle karşı karşıya...