Seçim öncesi kamuoyu araştırmaları “sandık gününe”, seçim sonrası toplumun nabzını tutan araştırmalar ise “yarınlara” ışık tutar.
“Üsküdar’a geçen at” hangi istikamete koşacak?

İpsos’un CNN Türk için yaptığı “the day after (ertesi gün)” araştırması bazı işaretler veriyor.
Şöyle ki:
1- Özellikle “EVET” kararında, seçmenleri etkileyen “başat faktör” Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın konuşmaları.
Diğer idarecilerin konuşmaları, medya haberleri, mitingler, sosyal medya, kamuoyu araştırmaları, TV reklamları, afiş-flama-broşürlerin de elbette etkileri olmuş.
Ama hepsi Erdoğan’ın etki oranının çok altında.
2- Erdoğan faktörü “EVET”lerin “başat” nedeni fakat “HAYIR”ların da “başat” sebebi.
Örneğin...
“EVET” diyen 100 seçmenin 91’i Recep Tayyip Erdoğan karizmasına oy vermiş.
“HAYIR” oylarının da 78’i gene Recep Tayyip Erdoğan karşıtlığına odaklı.
Yani...
Yarınlarda kurulacak sandıklarda Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın performansı önemli.
3- Seçilme yaşının 18’e indirilmiş olmasına karşın gençlerin oylarında “HAYIR” ağır basıyor.
18-24 yaş arasındaki her 4 gençten 1’inin “işsiz” olduğu ekonomik durum bu tepkinin ciddi nedenlerinden biri olabilir.
Gençler arasındaki bu “HAYIR” çizgisindeki yükseliş sürerse “karşıt” oyların daha da artış trendinde olacağı tahmin edilebilir.
Genç nüfus oranı daha yüksek. Orta yaş ve yaşlı nüfusa göre genç oylarının “belirleyicilik kat sayısı” AK Parti’yi zorlayabilir.
4- 16 Nisan’da 30 büyük ilin 17’sinde sandıklardan “HAYIR” oyları çıktı.
Türkiye’nin demografik yapısında kırsaldan kentlere göç var.
Kentli nüfus hızla artıyor.
Kırsaldan ve küçük yerleşimlerden daha yüksek bir nüfus yapısına geçildi bile.
Büyük şehirlerdeki “HAYIR”ların daha yüksek oluşu yarınlar için bir trend işaretidir.
AK Parti kurmayları herhalde bunu dikkate alacaklardır.
5- Ekonomiye yüzde 80 değer kazandıran bölgeler “HAYIR” dedi.
Bu üretken ve dinamik nüfus çekim alanıdır.
“Yönlendiricilik” potansiyeli vardır.
6- “EVET” oyları ile “HAYIR” oylarının “eğitim düzeyleri grafiğindeki eğrileri” de iyi okunmalı.
Eğitim düzeyi üniversiteden liseye, orta ve ilkokula indikçe “EVET”ler yükseliyor.
“HAYIR”lar ise eğitim düzeyinin yükselişiyle doğru orantılı olarak tırmanışta.
“Dağdaki çobanla, şehirdeki beyaz yakalının oyu bir mi olacak yani” gibi söylemler düpedüz “saçmalamaktır.”
Demokrasilerde her vatandaşın oyu aynı değerdedir.
Bu eğitim düzeyine göre oyların trendini yansıtan grafik “eğitimli vatandaşların hızla artmakta olduğu ve sayısal olarak da ağırlık katsayılarının yükselişini” gösteriyor.
Bu da doğaldır.
Her yıl yüzlerce, binlerce yeni derslik yapılıyor.
Çok sayıda devlet ve vakıf üniversiteleri açılıyor.
Önceleri devlet üniversitelerinin dar kontenjanları dışında kalan gençler vakıf üniversitelerinin çoğalmasıyla artık kıyaslanamayacak kadar yüksek sayıdadır. 
.........................
Ancak...
Bütün bunlar İpsos’un araştırmasından -olası trend- okumalarıdır. 
Görülen, yarı yarıya ilk “oy” görüntüsüyle abartılı iyimser tahminler, gaza gelmeler/getirmeler gereksiz.
Türkiye’de siyaset rüzgârlarının değişivermesi için 24 saat bile uzun süredir.
Misal.
7 Haziran 2015 seçimlerinde de AK Parti’ye üzerinde “HAYIR” yazılı kırmızı kart gösterildiği yorumları sadece 5 ay yapılabildi.
1 Kasım 2015’te seçimler yenilendiğinde sandıklardan gene AK Parti iktidarı çıktı.
Etiketler