50+1’e alternatif

Bir soru:
“Önümüz-deki Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde iki turlu ve yüzde 50+1 çoğunluk gerektiren sistem yerine tek tur ve basit çoğunlukla seçilme düzenlemesi gelebilir mi?”

Derin siyasetin akademik tartışmaları ufak ufak sızmakta.

Beştepe’nin fiziki, siyasi ve zihni coğrafyasının tamamen dışında.

Ama fikirler olgunlaşırsa “İktidara bir dosya olarak sunulma ihtimali yok” da diyemem.

Hukuk teorisi eksenli bir fikir jimnastiği olduğu duyumları var.

Bazı Güney Amerika devletlerinde bu modelin    halen uygulanmakta olduğuna işaret edeyim.

Aşağıda anlatacağım...

.......................

Başkanlık sisteminde “iktidar iddiası olmayan” partiler “anahtar” konumuna geldiler.

“Küçük partiler” ifadesini kullanmak -”hoyrat” ve “kibirli bakışı” yansıttığı için- sevmiyorum, “iktidar iddiası olmayan” söylemini tercih ediyorum.

Misal...

İYİ Parti son seçimlerde “Cumhur İttifakı’nın” yolunu kesti.

MHP de AK Parti’ye verdiği destekle daha önceki genel seçimler ve Cumhurbaşkanı seçimlerinde “hedefe varmayı” sağladı.

Ufukta Ali Babacan’ın kuracağı konuşulan parti var.

“İktidar iddiasının olabileceği” söylenemez. Hiç değilse şu aşamada...

Ama...

AK Parti seçmeninden koparabileceği birkaç ya da 3-5 puan önümüzdeki Cumhurbaşkanı seçimi sonucunda etkili olabilir.

.....................

Yani...

Başkanlık sistemine geçilirken “iki büyük partili bir yapılanmaya doğru gidiş” beklentileri gerçekleşmedi.

Tam tersine...

“Yeni partiler” ve var olan “tek başına iktidar potansiyeli bulunmayan” partileri “anahtar” haline getirdi.

“İttifaklar sistemi” oluştu.

Kendi başlarına yüzde 10 barajını aşamayacak olan partiler büyük partilerle ittifak yaparak Meclis’e girdiler.

Cumhurbaşkanı seçimini etkilediler.

Yerel seçimlerde ve özellikle İstanbul, Ankara, Antalya gibi illerin belediye başkanlıklarını da belirlediler.

Önümüzdeki seçimlerde
Ali Babacan’ın kurması beklenen parti ile bu partilerin özellikle AK Parti’nin ve Cumhurbaşkanlığı seçiminin “belirleyicisi” olabilme potansiyelleri var.

Muhalefetin lehine...

İktidarın ise değil.

.......................

İşte siyasete siyaset satrancında yeni hamleler üretmeye odaklı akademik ya da teorik fikir jimnastikleri bu nedenle uç vermekte.

Örnekler...

‘ ARJANTİN:

Başkanlık seçimi iki turlu.

4 yılda bir.

Üst üste en fazla iki dönem...

Nitelikli çoğunluk... Eğer hiçbir aday geçerli oyların yüzde 45’ini alamazsa veya geçerli oyların en az yüzde 40’ını alan aday ile ikinci aday arasında yüzde 10’luk bir fark oluşmazsa, ikinci tur seçime gidilir. (Yani birinci turda oyların yüzde 45’ini alan başkan seçiliyor veya yüzde 40’ını alıyor ama kendisinden sonra gelen adaya yüzde 10 fark atmışsa gene seçilmiş oluyor. Bunlar olmazsa ikinci tura gidiliyor.)

İkinci tur seçimde basit çoğunluk esasına göre en yüksek oyu alan aday seçilmiş oluyor.

MEKSİKA:

Tek turlu seçim sistemi...

Basit çoğunluk...

Yüzde 50’nin altında oy almış bile olsa en fazla oyu alan aday seçilmiş olur.

GÜNEY KORE:

İki turlu...

Birinci tur salt çoğunluk (yüzde 50+1)...

Bu sağlanamazsa ikinci tur mecliste...

Milletvekillerinin en fazla oyunu alan aday ikinci turda başkan seçilir.

.....................

Tekrar etmekte fayda var.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bilgisi dahilinde ve Beştepe’de yapılan bir çalışmayı -kesinlikle- yazmış değilim.

Sadece Başkanlık sisteminin türevleri ve “iktidar potansiyeli olmayan partilerin anahtar konumuna girmesini” önlemek amaçlı fikir jimnastiklerini yansıttım.

Bunların -hani mesela- hayata geçirilmesi Anayasa değişikliğini gerektirir.

Bu da ayrı bir yazı konusu.