Barış Pınarları 1...

Fırat’ın doğusuna harekâtın “eli kulağında...”(*)

“ABD’nin çekilmeye başladığı” açıklandı.

Önümüzdeki günlerde TSK’nın sınırdan içeriye girmesi  bekleniyor.

SDG (Suriye Demokratik Güçleri) etiketi altında PKK/YPG sözcüsü Mustafa Bali Twitter hesabından ABD’yi suçladı:

“Güvenlik mekanizması ve akabinde mevzilerin yıkılmasına rağmen, ABD güçleri sorumlulukları yerine getirmedi. Bölgenin savaş alanına dönmesine izin vererek sınırdan çekilmeye başladı. SDG, Kuzeydoğu Suriye’yi ne pahasına olursa olsun korumaya kararlı.”

..................

Durum fotoğrafını yorumlayalım.

1- ABD “EUCOM” diye adlandırılan askerleriyle başladı çekilmeye.

Beyaz Saray’la daha öncede ters düşen ve Kongre’ye yakın olan CENTCOM ne yapacak?

Bunun altını çizdikten sonra SDG’nin “ABD bizi sattı” diye özetlenebilecek açıklaması “TSK’nın karşısında ABD güçlerinin olmayacağıdır.”

Daha önce SDG -”Zeytin Dalı” ve “Fırat Kalkanı” harekâtlarında olduğu gibi bu kez de gene yüksek perdeden ses veriyor.

Direnebilir de, çekilebilir de...

2- ABD “Türkiye’nin Suriye’ye harekâtını desteklemeyeceğiz ve dahil olmayacağız” duyurusunu yaptı.

Yani...

“Bu bir ortak operasyon olmayacak” bildiriminden başlayın, “diplomatik alana kadar” genişleyebilecek bir alan...

“Dahil olmayacağız” söylemi de bu kapsamda ama bir özelliği var, “Kuvvetlerimizle karşı koyarak olayın içinde yer almayacağız” da diyor.

Türkiye’nin önünü açıyor.

3- Amerikan askerleri Arap nüfus çoğunluğuna sahip Tel Abyad ve Resulayn arasından çekildi.

Bu olguya bakarak, TSK’nın o bölgelerden girip, iki cep açarak “Barış Pınarları” harekâtını başlatacağı düşünülebilir.

Dr. Naim Babüroğlu Paşa’ya göre bu ilk aşama olabilir.

Çünkü...

Cumhur-başkanı Recep Tayyip Erdoğan “Barış Pınarı” değil, “Barış Pınarları” harekâtı söylemini telaffuz etti.

“Çoğul” ifade...

Bu ilk aşamadan sonra -480 km uzunluğa ve daha derine doğru- “Barış Pınarı 2”, “Barış Pınarı 3” diye sürebilir.

4- TSK’nın hakimiyet kuracağı yerlerde çoğunluğu Suriyeli Arapların ve PKK/YPG/SDG’ye karşı ÖSO’nun da görev alacağı anlaşılıyor.

“Suriye Milli Ordusu” adlı muhalif unsurlar da batıdan hareketlenerek SDG güçlerinin iki ayrı cephede savaşmak zorunda kalmasını amaçlayacak.

5- “Barış Pınarları” harekâtında Hava Kuvvetleri yer alacak mı?

ABD “Operasyonda yer almayacağız” söylemiyle hava sahasında engelleyici olmayabileceği izlenimini veriyor.

Bununla beraber...

Sınırdaki topçu ateşiyle TSK’nın 30-40 km derinliğe kadar etkili olması mümkün.

Ayrıca...

F-16’lar da sınırı aşmadan 30-40 km derinliği vurarak direnişi kırabilir.

6- “Barış Pınarları” harekâtının ilk aşamasından sonraki ikinci, üçüncü ve diğer harekâtlar Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın ABD Başkanı Trump’la yüz yüze görüşmesi sonrasında ivme kazanabilir.

Başkanlık seçimi yaklaşırken Trump Türkiye’yle başının derde girmesini, bölgede yeni sorunlarla karşı karşıya kalmayı istemiyor.

7- Suriye ve Rusya’nın bu gelişmelerde “açık” ve “kapalı kapı arkası” tavırları henüz -tam- belli değil.

Ancak...

ABD’nin çekilmesi elbette hem Putin’in, hem Esad’ın işine gelir.

(*) Bu yazıyı ABD Başkanı Trump’ın asla kabul edilemez tehditlerinden önce yazmıştım. Trump bu... Yarın da tam tersini söyleyebilir. Önemli olan Türkiye’nin sağlam duruşudur.