Başkan ip üstünde

İBB Başkanı Ekrem İmamoğlu Habertürk TV’de Didem Arslan Yılmaz’ın konuğuydu.

Onun ve gazeteci katılımcıların sorularını cevaplandırdı.

Sonuna kadar ilgiyle izledim.

Not defterimden izlenimler sunayım...

................

BAŞKAN VE SİYASET

1 buçuk saati aşkın programın 1 saatinde “siyaset” konuşuldu.

Oysa...

İmamoğlu yanında görüntülerle gelmişti, “İstanbul’u konuşalım” diyordu.

Elbette siyaset odaklı sorular da yöneltilmeliydi ama böyle orantısız ağırlıklı değil.

- “Cumhurbaşkanı adaylığı...”

Dönüp dolaşıp farklı cümle yapılarıyla hep aynı soru yöneltildi.

“Cumhurbaşkanı adayı olacak mısınız?”

İmamoğlu “5 yıl boyunca İstanbul Belediye Başkanı’yım. İstanbul Belediye Başkanlığı’nı hakkıyla yapmaya odaklıyım. Başka sıfatları düşünürsem, başarı hedefimi olumsuz etkiler” diye özetlenebilecek cevaplar verdi.

“CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’na hayranlık duyduğunu, Kılıçdaroğlu’nun şu son yerel seçimler dahil büyük bir siyasi mühendislik ortaya koyduğunu” söyledi.

Ya ilerisi?..

“Gelecekte neler olur, bunu şimdiden öngörmek, kesin sözlerle kendini bağlamak” iddialı bir siyasetçi için ayağını tuzağa kaptırmak olur.

Gün gelir, “Ama şöyle şöyle şöyle demiştiniz” hatırlatmasıyla karşı karşıya bırakılır.

Bu yanlışı yapmadı.

Ama...

“Cumhurbaşkanı adaylığı var kafasında” dedirtecek bir açık da vermedi.

..................

- “İnce, Gül ve Babacan...”

Gene de üstelendi...

Cumhurbaşkanlığı adaylığı için daha şimdiden adayların konuşulduğu da soruldu.

Örneğin Abdullah Gül, Ali Babacan ve Muharrem İnce...

Hatta Muharrem İnce partisinin bu konuda kararını beklemeden “Ben adayım” demesini referans göstererek, 4-5 yıl sonrasının şimdiden konuşulabileceği söylemiyle “Aday olacak mısınız?” sorusu üstelendi.

Gül ve Babacan zaten farklı siyasal oluşumlarla ilgili.

Muharrem İnce konusunda ise İmamoğlu “Partimin mensubudur, birlikte çalıştık, abimdir” söylemiyle “karşı karşıya gelmek” sözel coğrafyası dışında kaldı.

..................

- “Araçlar ve meydan...”

İmamoğlu, “Belediyede fuzuli” gerekçesiyle “israf” olarak nitelediği yüzlerce aracı Yenikapı Meydanı’nda sıralamış, kamuoyuna sunmuştu.

“Bu araçları tekrar kullanıma aldı” gibi spekülasyonlar yapılıyordu.

Bu konudaki soruya “Hepsi iade edildi” kesin açıklamasını getirdi.

Müfettişleri görevlendirmiş, konu “israf” dosyasında kalmayacak.

Yargıya gidecek.

“Yolsuzluk” var mı yok mu, kararı yargının.

Bir soru da “Yenikapı AK Parti ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan çağrışımı yaptırır. Acaba bu yüzlerce aracı sergilemek için Yenikapı’yı seçmeniz siyasi amaçlı mı?” gibi minvalde bir soru...

İstanbul’un Avrupa yakasında başka neresi var?

Bu arada İBB’nin spor kuruluşlarına çok yüklü maddi katkısının altını çizdi.

Bu ve benzeri katkıların da müfettişlerce incelendiği, gerekirse yargıya gidebileceği işaretini verdi.

Yani...

Arı kovanına çomak sokmakta.

..................

- “HDP ve Anneler...”

Zorlu sorulardan biri de “Diyarbakır’da HDP İl Başkanlığı önündeki anneleri ziyaret etmek” eksenliydi.

İmamoğlu zor soruda zorlanmadı.

“Annelerin hepsine saygım var. Evlatlarını isteyen ana yüreğini hissediyorum. Ama Diyarbakır’da HDP İl Başkanlığı önüne gidersem bu bir siyasi şov olurdu...”

Demirtaş için de “ifade özgürlüğü, demokrasi” ağırlıklı görüşü savundu.              

.................

Sonuç...

Ekranda gerilen siyaset ipinde İmamoğlu düşmeden yürüdü.

Bakın, ben de zorunlu olarak programın “siyaset” ayağında sürdürdüm yazıyı.

Oysa...

İstanbul için önemli anlatımları oldu. Yazacağım...